| Konu: | Dünya Tiyatrolar Günü'ne, Dünya Tiyatrolar Günü'nde yaşamını yitiren Köksal Engür'e, cezaevinde yaşamını kaybeden tutuklu Divali Güzel'e, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa'ya ve AKP'nin bekası için kadınların yaşam hakkının pazarlık konusu hâline getirildiğine, iktidarın kalıcı konut propagandasına ve bu propagandanın seçim kampanyası olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 27.03.2023 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün Dünya Tiyatrolar Günü; insanı insana insanla insanca anlatma sanatı olarak tanımlanır tiyatro; tiyatro ve seyirci arasındaki bağı kuvvetlendirmek amacıyla ilk kez 27 Mart 1961 tarihinde UNESCO tarafından ilan edildi. Victor Hugo "Bir okul açan, hapishane kapatır." demişti. Muhsin Ertuğrul ise "Bir tiyatro açan, 100 zindan kapatır. Yarın kıyamet kopacağını bilsem, öleceğimi bilsem bugün bir tiyatro daha açarım." demişti. Fakat ne yazık ki ülkemizde sanata, tiyatroya, tiyatrocuya yaklaşım oldukça olumsuz düzeyde. Ceberut bir yönetim tiyatrocuları da hedef hâline getirmiş durumda. Tiyatro Kooperatifi bugün 27 Mart vesilesiyle bir açıklama yaptı ve özel tiyatroların korunması, teşvik verilmesi, bağış alabilmesinin önünün açılması, ağır vergi yükünün kaldırılması konusunda taleplerini ifade ettiler.
Ayrıca, bugün Köksal Engür Dünya Tiyatrolar Günü'nde yaşamını yitirdi. Kendisine rahmet, ailesine de başsağlığı dileklerimi ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, bir tutuklu daha cezaevinde yaşamını yitirdi, Divali Güzel. Ulusal kıyafet giydiği için yargılanmış, altı yıl üç ay ceza almış ve şu anki bilgiye göre, edindiğimiz bilgiye göre yüzde 91 oranında engelli olduğu hâlde tahliye talepleri reddedilmiş. Evet, cezaevinde bir cinayet daha işlendi. Hasta bir mahpusun cenazesi yine dışarıya çıkarılacak. "Bunlar cinayettir, bu cinayetleri durduralım." çağrımızı kaçıncı kez -yüz bin keredir, milyonlarca keredir- söylüyoruz, bilmiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bunun müsebbibi, yasal düzenlemeleri yapmaktan imtina eden iktidarın ta kendisidir.
Evet, Sayın Başkan, diğer bir mesele, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa. İktidar, AKP bekası için, iktidarını korumak için kadınların yaşam hakkını pazarlık konusu hâline getirdi. Kadınların şiddet görmeme hakkını, özgür ve eşit birey olarak yaşama hakkını pazarlık hâline getirdi. Hakikaten, başta Adalet ve Kalkınma Partisi içindeki tüm kadınların buna isyan etmesi gerekiyor. Ne demek ya, 6284'ü düzenlemek, süresiz nafaka hakkını tartışmaya açmak ne demektir? Bu çağ dışı, bu korkunç, bu şiddete onay veren, cinayetlere onay veren, tecavüzlere onay veren düzenlemeyi biz kadınlar asla kaldırtmayacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu ittifaka Türkiye'de milyonlarca kadın 14 Mayısta kırmızı kart gösterecek, bu ittifaka geçit vermeyeceğiz. AKP ve MHP iktidarı, yaptığı ittifaklarla Türkiye'yi yüzlerce yıl geriye götüren, kadınların yaşam hakkını gasbeden, kadınların şiddetten korunmasını öngören yasayı bile tartışmaya açmışlardır; kadınlar kesinlikle bu ittifaka kırmızı kart gösterecek, "Hayır." diyecek ve bu iktidarı biz kadınlar indireceğiz, bu saltanatlarını bitireceğiz.
Evet, iktidarın başka bir propagandası: "Bir yılda 319 bin konut inşa edeceğiz." diyorlar. Şimdi, tek bir binanın inşası üzerinden değerlendirelim: Bu denli büyük bir depremden sonra Deprem Yönetmeliği'nin değişmesi ya da yeniden gözden geçirilmesi lazım, yeni bir mevzuat olması lazım; yoksa çalışma başlayamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, yeni bir kentsel planlama hazırlanmadan başlatamazsınız demek istiyorum. Bilimsel veriler önümüzde, en az bir yıl boyunca artçı depremlerin devam edeceğini öngörüyor. Artçılar devam ederken eğer inşaatlara başlanırsa ne olur? Zemin etüdü hatalı çıkar; zemin su seviyesi yüksekliği değişebilir ve taşmalara sebebiyet verebilir; inşaatlarda beton dökmek bile neredeyse imkânsız, betonun prizlenme sürecinde çatlaklar oluşabilir, betonda kayma meydana gelir ve beton ile demirde kaynaşma olmamasına sebep olur; oluşabilecek depremin şiddetine göre binanın aplike edilmesi için konulacak poligonlar bile kayar yani arsa, olması gereken köşeden santimetrelerce sapabilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez açıyorum, tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Kentlerin yeniden inşası kapsamında bakacak olursak; jeoloji ve jeofizik mühendislerinin faya ilişkin değerlendirmesi ve yüzyıllık deprem raporlanması var, tüm sosyal donatıları ve kentlerin tarihsel restorasyon raporuyla birlikte kentsel tasarım yapılmalı.
Şimdi, şu iki tabloda rakamlar var, bunlar ne demek? Artçı depremlerin oranı. Bu kadar yoğun, art arda artçı depremler olurken siz binayı nereye kuruyorsunuz? Hakikaten yanlış bir planlamayla yüz binlerin ölümüne tekrar imza atıyorsunuz. Hangi bilimsel veriye dayanarak 319 bin konut yapacağınızı iddia ediyorsunuz? Yalan atıyorsunuz, seçim çalışması yapıyorsunuz, halkı bir kez daha aldatmaya çalışıyorsunuz. Şu artçı depremlere bütün Türkiye'nin bakmasını istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi, son cümlenizi alayım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şu elimdeki artçı depremlerin sıralaması bile sadece bir örnek. Bu sadece bir seçim kampanyası; AKP iktidarı seçimlerde bir kez daha, destek almak için her yolu mübah görüyor, yalanı zaten mübah görüyor; kadına yönelik şiddeti kabul ediyorum diyor, kadın cinayetleri devam etsin diyor, nafaka alamasın kadınlar diyor; toplumun yarısını yok sayıyor, bizleri, hepimizi yok sayıyor ama biz Halkların Demokratik Partisi, Emek ve Özgürlük İttifakı olarak en güçlü kadın temsiliyetimizle gelecek dönemde de burada olacağız ve bu ittifaka geçit vermeyeceğiz.
Teşekkür ediyorum Başkanım.