GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Dünya Su Günü'ne ve deprem bölgesinde suya ulaşımda sıkıntı yaşandığına, Orman Haftası'na, ramazan ayına, seçimlerden sonra halkla birlikte gerçek bayramları yaşayacaklarına, Sincan Cezaevinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitiren Abdullah Oran'a ve gündemdeki yargı paketine ağır hasta mahpusların tahliye edilmelerine ilişkin bir düzenlemenin eklenmesi gerektiğine, "Nevroz" Bayramı'na ve bu bayramda 200 kişinin gözaltına alındığına, İzmir'deki gözaltı operasyonuna, Lice'de 14 yaşında Y.D. isimli bir çocuğun boynunda kefiye var diye 4 polis tarafından gözaltına alındığına ve Kızılay maden sularına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:77
Tarih:22.03.2023

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün Dünya Su Günü; 22 Mart 1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından bu karar ilan edilmişti ve amaç tabii ki su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması içindi.

Maalesef şu anda deprem bölgelerinde suya ulaşım sıkıntısı yaşanıyor. Günlerce "Hatay'da su yok" "tweet"leri atıldı ve bu konuda hâlâ yeterli bir çözümün olmadığını biliyoruz. Tabii ki yeterli ve temiz suyu sağlamak devletin sorumluluğundadır ve görevidir.

Aynı zamanda, Orman Haftası içindeyiz. Ormanlar yanıyor, yakılıyor, kesiliyor ve maalesef bu konuda iktidarın aldığı önlemler yetersiz. Hatta bazı yerlerde önlem de alınmıyor. "Ağaçlar yaşasın." diye ekoloji politikamızı hayata geçireceğiz tabii ki. Bu konuda tüm topluma söz veriyoruz.

Yine, yarın ramazan ayı başlıyor, bu gece ilk sahura kalkılacak ve yarın itibarıyla ramazan ayı başlamış olacak. Ben öncelikle, tüm İslam âleminin ramazan ayını kutluyorum.

Büyük bir iç burukluğuyla karşılıyoruz ramazan ayını. 11 ilde yıkımın ağır etkileri hâlâ devam ediyor. Çadırlarda ve en temel ihtiyaçları hâlâ karşılanmayan milyonlarca yurttaş nasıl sahur hazırlığı yapacak, nasıl iftar yapacak belli değil ve bu konuda bir planlama da yok. Bu yıkım, yurttaşları da tüm Türkiye'yi de ağır şekilde zorluyor ve ramazan ayında insanların hurma alması, zeytin alması bile söz konusu olamayacak. Artık hurmalar taneyle satılıyor ve aldığım bilgiye göre tanesi 15 liradan raflarda yerini aldı. Yine, geçen yıl, en iyi zeytinin fiyatı ortalama 80 lirayken, bu yıl 140 lirayı aştı; 90 lira olan peynir ise 200 TL'yi aştı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Durum çok vahim ama şuna söz veriyoruz: Az kaldı, seçimlerden sonra halkımızla beraber gerçek bayramları yaşayacağız.

Dün cezaevinde bir vefat oldu; Abdullah Oran, Sincan Cezaevinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi ve 63 yaşındaydı Oran, Kızıltepe ilçesinde defnedilecek. Bu kaçıncı cenazedir cezaevlerinden çıkan, bilmiyorum. Burada çok sıklıkla ifade ediyorum yaşanan hak ihlallerini ve ağır hasta mahpusların durumunu fakat iktidar bu konuda önlem almamakta oldukça kararlı, diğer konularda olmadığı kadar kararlı ve ulaşamıyoruz, sesi duyuramıyoruz. Bir yargı paketi var gündemde, bu yargı paketinde bile ağır hasta mahpusların tahliye edilmelerine ilişkin bir düzenleme maalesef öngörülmemiş. Cezaevinde bu insanlar ölmüyor, göz göre göre öldürülüyor. Bu cinayetleri durduralım ve yargı paketine mutlaka bir düzenleme eklenmesi gerektiğini de buradan ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, dün "Nevroz" Bayramı'ydı. Ben bu vesileyle bütün toplumun "Nevroz" Bayramı'nı kutluyorum, "..."(*) demek istiyorum. Ama "Nevroz"dan sonra yine bilindik görüntüler yaşandı, yüzlerce gözaltı oldu İstanbul'da, Diyarbakır'da ve daha birçok merkezde çünkü yüz binlerin, milyonların bir araya gelmesine tahammül edilmedi. Bu gözaltıların sebebi ise boyunlarına taktıkları yeşil-kırmızı-sarı renkler ya da yöresel deyimle kefiye ya da cepli bir ceket giymiş olmaları; bunları en az 10 kişiyle tek tek görüştüğüm için yakından biliyorum. Yeşil-kırmızı-sarı Kürtlerin geleneksel renkleridir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Renklere düşman, Kürtlüğe düşman, dile düşman bir iktidar anlayışı artık ayyuka çıkmış durumda ve bu iktidarı biz durduracağız; güneşin doğuşunu durduramayacaklar kesinlikle. Milyonlarca insanın katıldığı "Nevroz"da 200 kişiyi gözaltına alarak hiç kimseyi de korkutamazsınız, sadece öfkeyi büyütürsünüz, bunu demek istiyorum.

Bugün yine bir gözaltı operasyonu oldu. İzmir'de aralarında MYK üyemiz sevgili İdil Uğurlu'nun ve barış annesi Behiye Yalçın'ın da olduğu 7 kişi gözaltına alındı. İktidar gözaltılarla, tutuklamalarla, saldırılarla seçim kampanyasını yürüteceğini ilan etmiş oluyor aslında. Bu, kaybettiklerinin de ilanıdır. Bu şekilde hiçbir seçim zaten kazanamazsınız ama bizim büyüme yolundaki ilerlememiz devam edecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, yine Lice'de ırkçı bir saldırı oldu. Bu çocuk 14 yaşında Y.D. isimli bir çocuk; boynunda kefiye var diye 4 polis gözaltına alıyor. Babasıyla konuştuk ve ona... "Kürtlere küfret. 'Ben Türk'üm.' de. İstiklal Marşı'nı ezberleyeceksin..." Şu anda hastanede ve bir gözünü kaybetme riski taşıyor. Silah dipçiğiyle dövülmüş, ayağını bağlamışlar, çukura atmışlar ve hastanenin etrafı şu anda polis kaynıyor aileyi tehdit etmek için. Bu suçtur, bu işkencedir, bu Kürt düşmanlığıdır, bu Kürt'ün varlığına, değerlerine, renklerine, her şeyine düşmanlıktır. Artık çocuklara da düşmanlık yapılıyor. Bunu belki durduramazsınız, belki, durdurmayacaksınız ama biz sizi durduracağız, bu zulmünüzü kesinlikle durduracağız. 14 Mayısta zulmün hesabını soracağız ve bu çocuğun hesabını da vereceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son olarak, Kızılay maden sularında arsenik çıktı. Ha, sürpriz mi? Kızılay skandalları bitmiyor. Afyon'daki fabrikasında ürettiği maden suyunu da Migros'a satmış. Özel laboratuvarda analiz edilmiş ve iade süreci başlatılmış, ayrıntılara girmiyorum, bu Afyon için... Muğla'ya sattığı maden suları iade edilmiş ama diğer illere ne oldu, bilmiyoruz.

Kızılay kurumu, adından artık eser bırakmayan bir kurum hâline geldi. Kızılay Başkanı başta olmak üzere halkın bağışlarını kötüye kullanıyorlar. Artık maden sularına da arsenik karışmış durumda. Açıkçası bu skandalların takip edilmemesini de büyük bir şüphe ve ortaklık olarak da değerlendiriyoruz. Bunu engellememek suça ortak olmaktır.