| Konu: | Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 20.03.2023 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Orman Kanunu'nun 1'inci maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi ve ekranları başında bizi izleyen tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, kenevir stratejik bir ürün olmasına karşın ülkemizde hak ettiği değeri bir türlü alamadı ve uzun süreden beri de bunu kürsüden dile getiriyoruz; kanun çıkardık, toplam 20 ile üretim hakkı verildi ama maalesef daha bir arpa boyu yol alamadık, ilerleyemedik. 2016'da çıkan Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik'te 19 il vardı, sonra 1 ilimize daha verdik, 20 il oldu ama dediğim gibi hiçbir ilerleme yok. Kenevir yetiştiriciliği Tarım ve Orman Bakanlığı uhdesinde, izni gerekmektedir. Kenevirin tıpta ham madde olarak kullanılan bir ürün olması da bizim için önemli ama maalesef ülkemizde biz daha lif üretimini yapamadık ki nasıl bunu tıpta kullanacağız, merak ediyorum.
Yine bakınız, Toprak Mahsulleri Ofisinin üretimde söz sahibi olması doğru bir karar çünkü haşhaş üretimini Toprak Mahsulleri Ofisi şu ana kadar en iyi şekilde yürütüyor ve burada da kenevirin üretiminin Toprak Mahsulleri Ofisine verilmesi doğru bir karar, bunu destekliyoruz. Ancak ülke arz ve talep durumuna göre kota belirleme yetkisini yine bir kişiye, yine saraya bırakıyoruz, Cumhurbaşkanına bırakıyoruz, bu olduğu gibi yanlış. Bunun üretim iznini veren Tarım ve Orman Bakanlığına bırakılması aslında doğru olandı ama biz yine tek bir kişiye, Cumhurbaşkanına bu yetkiyi veriyoruz.
Kenevir yetiştiriciliğinde esrar elde edilmesini engelleyecek tedbirlerin alınması önemlidir. Bu maddeyle kenevir hasadının yapılması, işlenmesi, ihracı ve satışına ilişkin esaslarını İçişleri Bakanlığıyla beraber Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılması doğru olacaktır diye buradan söylüyoruz.
Sayın Başkan, değerli vekiller; eleştirim şudur ki: Kenevir lifi üretmeyi başaramayan ülkemiz acaba tıpta kullanılacak, sağlıkta kullanılacak keneviri nasıl başaracak ben buradan merak ediyorum, ekranları başında bizi izleyeni seyircilerin de takdirine sunuyorum. 2016'dan beri tam yedi yıl geçmiş, daha bir arpa boyu yol almamışız, doğru dürüst lif üretimi yapamamışız, şimdi kalkıyoruz, diyoruz ki: "Biz bunu tıpta kullanacağız."
Kenevire baktığınız zaman değerli arkadaşlar, sert ahşapta bunu kullanabiliyoruz. Yine, hatırlarsınız Anadol araçları vardı, taksileri vardı, onun kaportasında, sert ve yanmayan kaportada kullanabiliyorduk. Yine, kenevirden yapılan torbalarda, kıyafetlerde bunu kullanıyoruz ama en önemlisi, daha önce de yine bu kürsüden dile getirmiştim, 13 Şubat 2020 yılında da burada dile getirmiştim, inşaat sektöründe de bunu kullanabiliyoruz. Depreme dayanıklı olan binaların kolonlarının güçlendirilmesi için işte şu ham maddeyi epoksiyle beraber kolonlara montaj yaptığımız zaman bize beş altı dakikalık bir evden çıkış süresi veriyor. İşte, kenevirin daha birçok dalda olduğu gibi depremlerin önlenmesinde de faydası var değerli arkadaşlar.
Yine, Tekirdağ Valiliğimizin Tarım Bakanlığından bir talebi vardı, komisyonda dile getirmiştim. Tam 15/2/2021'de Tekirdağ ilimizin de kenevir üretimine girmesi için talep açılmış ama daha o gün bugün cevap yok cevap; ayıptır, yazıktır, günahtır diyorum. Ama şuna bakın: Bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ne yapmış? Ta 1936-1937'de başta Mersin olmak üzere birçok ilde kenevir üretimini önemsemiş ve TİGEM'lerde, araştırma enstitülerinde kenevir üretiminin artması için mücadele sürdürmüş.
Yine, Fatih Sultan Mehmet döneminden beri kenevir aslında biliniyor. Edirne'den İstanbul'a... Fatih Sultan Mehmet gemileri çeken o halatları neden yapmış arkadaşlar bilir misiniz? İşte, kenevirden, kenevirden ama maalesef biz yıllardan beri kenevirin üretim hakkını kanunla sadece 20 ile çıkardık, daha hiçbir şey yapamadık; tohum da yok üretim de yok ama sadece laf salatalığı yapıyoruz burada. Şimdi, geldiğimiz noktada diyoruz ki: "Keneviri bir de tıpta kullanalım." Ya, siz daha lif üretiminde kullanamamışsınız, tıpta nasıl kullanacaksınız ben merak ediyorum.
Bakınız, aynı zamanda ilaç endüstrisi için çok büyük fırsatlar sunan kenevir bitkisi kimin kontrolünde derseniz, Fransa. Şu anda üretimin yüzde 80'ini Fransa karşılıyor değerli arkadaşlar. Biz ne yapıyoruz? Sadece kanun çıkartıyoruz, kanunlar da yine raflarda bekliyor, hiçbir işe yaramıyor. Bu açıdan üretim teknikleri, üretim hatları, üretim işletme, ürün paketleme, güvenli depolama, eczanelere ve hastanelere güvenli dağıtımı kesinlikle anlaşılır ve şeffaf bir şekilde tanımlanmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bu açıdan çıkarılacak yönetmeliklerde bu esaslara dikkat edilmesi gerekmekte, kenevir üretimi 7/24 takip edilmelidir arkadaşlar. Kenevirin sürdürülebilir sera bitkisi üretimi olarak da teşvik edilmesi gerekmektedir.
Şimdi ben buradan yine sizleri uyarıyorum ama maalesef daha bir arpa boyu yol alamadık. O zaman da, 13 Şubat 2020'de bu kürsüden kenevirin önemini anlatmıştım ama hâlâ daha ortada bir şey yok. İnşallah, bunun önemini anlarız, bir an evvel ülkemiz kenevir üretiminde hak ettiği yere gelir ve sağlıktan inşaat sektörüne kadar, sanayinin bütün kurumlarında kullanılan bir ürün olan kenevirin önemi ortaya çıkar diyor, saygılar sunuyorum.