GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Aren Yıldırım'ın gözaltına alınmasına, Şanlıurfa'da, Adıyaman'da ve Malatya'da yaşanan sel afetini felakete dönüştürenin iktidarın kendisi olduğuna, Asrın Hukuk Bürosunun mektubuna ve kendilerinin de mektupta geçen hususları sorduklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:73
Tarih:15.03.2023

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bianet Kurdî editörü, dil bilimci, çevirmen Aren Yıldırım bu sabah altıda İstanbul Üsküdar'daki evinde polis baskınıyla gözaltına alındı. Neden gözaltına alındığına dair bir bilgi yok. Aren Yıldırım gazetecidir ve onun çalışmalarına dönük bir gözdağıdır. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ve derhâl serbest bırakılmalıdır diye bitirmek istiyorum.

Evet, Urfa'da, Adıyaman'da ve Malatya'da bir sel felaketi var. Aslında felaketi felakete dönüştüren, afeti felakete dönüştüren -depremde olduğu gibi- şu anda iktidarın tam kendisidir. Urfa'da 4 kişi yaşamını yitirdi, 2 kayıp var; yine Adıyaman'da 1 kişi yaşamını yitirdi ve Malatya'da da üç gündür yağış vardı, çadırları su bastı ve bu su basma öncesinde ne oldu onu hatırlatmak istiyorum. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından turuncu alarm verilmişti. Maraş, Urfa, Kilis, Antep, Adıyaman, Malatya, Elâzığ, Diyarbakır ve Mardin için turuncu alarm. Bu ne demek? Hava durumu tehlikelidir, tahmin edilen meteorolojik hadise sıklıkla görülmemektedir, hasar ve kayıpların oluşması muhtemeldir, çok tedbirli olmalı ve güncel olarak hava durumu takip edilmelidir. Peki, hangi tedbirler alındı gerçekten? Bunu soruyoruz. Tedbirlerin alınmadığını biliyoruz, üstelik Bozova-Hilvan yolunun 8'inci kilometresinde de yol çökmüş. Yaptıkları her şey çürük ya, çürük! Kendileri de çürük! Yirmi yıldır Urfa'da iktidardalar, Belediye Başkanlığı onlarda, Adıyaman da öyle, Malatya da öyle. Bu AKP belediyeleri ne yapar gerçekten?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Hiçbir tedbir almaz, ihalelerle 21/b'ye göre önüne gelene yapı izni verir, denetim yapmaz, altyapı inşa etmez, 7 vekili var sadece Urfa'da, sonra da efendim "Afet oldu." Hayır, afeti, felakete siz dönüştürüyorsunuz, bunun başka hiçbir izahı yoktur. Çadır ihtiyacı hâlâ var, çadırları su basıyor, çadırları kurdukları yerde depremzedeler yeni bir felaket daha yaşıyorlar. Yani bunu hiçbirimiz "kader" diye "afet" diye geçiştiremeyiz. Bu iktidarın kendisi bu halkın, bu toplumun başına gelen en büyük afet ve felakettir. Bundan bir an önce kurtulacağız, buna güveniyoruz ve yine "kader" naralarını atmasınlar. Bir an önce konteyner kentlerin kurulması gerektiğini de ifade etmek istiyorum. Tabii ki tüm Adıyaman, Urfa ve Malatya başta olmak üzere hepsine geçmiş olsun dileklerimi, başsağlığı dileklerimi ve şifa dileklerimi de buradan paylaştığımı ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tek söz olarak da şunu söylüyorum: Bu yaşadıklarımızın sebebi ne insan yaşamını ne de doğanın sınırlarını odak almayan büyüyen kentlerle birlikte yaşadığımız felakettir.

Sayın Başkan, bir mektup okuyacağım, müsamahanıza şimdiden teşekkür ediyorum. Adalet Bakanına yönelik dün bir açık mektup yayınlandı, Meclis duydu mu bilmiyorum ama ben bütün Türkiye'ye ve dünyaya okumak istiyorum, Asrın Hukuk Bürosunun mektubu: "Sayın Adalet Bakanı Bozdağ, İmralı Hapishanesinde tutulmakta olan müvekkillerimiz Sayın Abdullah Öcalan, Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş'tan tüm girişimlerimize, yaptığımız tüm başvurulara rağmen tam yedi yüz yirmi gündür hiçbir haber alamamaktayız. İmralıdan en son 25 Mart 2021 tarihinde, bütün dünyayı kasıp kavuran pandemi koşullarında oluşan kaygıları gidermek amacıyla müvekkillerimize aileleriyle yarım yamalak yaptırılan telefon görüşmeleri sayesinde haber alabilmiştik."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "Aynı zamanda yirmi dört yıllık İmralı tutsaklığı sürecindeki 2'nci telefon görüşmesi olan bu kısacık görüşmede Sayın Öcalan kardeşine yasal hakkı olan avukatlarıyla görüşme hakkından yararlanmak istediğini özellikle ifade etmişti. Bizler de avukatları olarak bu hukuksuz ve insanlık dışı tecridi aşmak amacıyla gerek ulusal gerekse de uluslararası düzeyde başvurabileceğimiz adli ve idari tüm mercilere başvurular yaptık, yapmaya devam ediyoruz. 2019 yılında hapishanelerdeki açlık grevleri ve sonrasında evrildikleri ölüm oruçlarının kritik bir aşamaya geldiği, çok sayıda insanın tecrit siyasetini protesto amacıyla hayatına son verdiği bir dönemde selefiniz olan Adalet Bakanı bizzat kameraların karşısına geçerek İmralıda avukat görüşü yapmanın önünde herhangi bir engel bulunmadığını söylemişti."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Mektup uzun mu?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Çok uzun değil Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "2019 yılında 5 avukat görüşmesi gerçekleşmiş ve Sayın Öcalan devreye girip yüzlerce olası ölümün önüne geçmiş ve bir kez daha tüm topluma rahat bir nefes aldırmıştı. İmralıdaki son avukat görüşmesi 7 Ağustos 2019 tarihinde gerçekleşti ve dönemin Adalet Bakanının sözüne rağmen yaklaşık dört yıldır İmralıya avukat girişi yasaklandı. Bizler avukatları ve aileleri, İmralıdan 25 Mart 2021'den bu yana hiçbir bilgi ve haber alamıyoruz. Orada neler olduğu, neler yaşandığı hakkında en ufak bir gözlemimiz, deneyimimiz, bilgimiz yok. Bir hapishaneyi ve o hapishanedeki 4 Kürt siyasi tutsağı bu şartlarda tutma hakkını, onların dış dünyayla tüm iletişimlerini kesme hakkını hangi yasadan alıyorsunuz?

Sayın Bakan, 6 Şubatta ülkemizde büyük bir deprem felaketi gerçekleşti. Resmî rakamlara göre 48 binden fazla yurttaşımız hayatını kaybetti, on binlercesi enkaz altında kaldı ve yaralandı, yüz binlerce insanımız evsiz yurtsuz kalıp göçmek zorunda kaldı."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Artık mektubu durdur da bir değerlendirme yap.

Buyurun, toparlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitireceğim.

"Bakanlığınıza bağlı olan hapishanelerde mahpuslara aileleriyle görüşüp haber alabilmeleri için ek telefon görüşmeleri yapma hakkı tanındı. Deprem koşullarında insani saiklerle mahpuslara tanınan bu hak dahi İmralıdaki müvekkillerimize tanınmadı. Üstelik her 4 müvekkilimizin ailelerinin de deprem bölgelerinde ikamet ettiği gerçeğine rağmen bu hâl böyle oldu. Bu durumda sormak isteriz: İmralı F Tipi Kapalı Hapishanesi size bağlı bir hapishane değil midir? İmralıda farklı bir hukuk rejimi ya da başka bir ülkenin hukuku mu uygulanmaktadır? Neden mesela Silivri Hapishanesindeki bir mahpus deprem bölgesi olan Urfa'daki ailesini arayıp yakınlarının, sevdiklerinin akıbetini öğrenebiliyorken İmralıdakiler ailelerini telefonla bir kez dahi arayamamaktadır?"

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bu çok laf kime söylenir ya?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN - Neyse yani, son toplantımız.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "Ya da şöyle soralım: İmralı Hapishanesi dışında kırk üç ay boyunca hiçbir avukat ya da insan hakları..."

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Böyle bir usul yok Sayın Başkanım ya, bu kadar olmaz yani. Kürsüden çıksın, konuşsunlar, böyle bir şey yok. Ya, böyle bir şey olamaz ki yani burası onların hapishane...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Böyle bir mektup okuma var mı ya?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Neden itiraz ediyorsunuz? Mektubu duyun.

"...avukat ya da insan hakları savunucusunun kapısından giremediği Bakanlığınıza bağlı başka bir hapishane var mıdır? Yedi yüz on yedi gündür haber alamıyoruz." Bunun hukukla izah edilebilecek hiçbir yanı yoktur, bunu çok iyi bilmektesiniz. Yoksa konuya dair AİHM kararları ve CPT'nin raporları orta yerde duruyor.

Son olarak şunu söylüyorum: Mesela müvekkillerimizin hukuk sisteminin dışında belirsiz ve tanımsız bir alanda rehine statüsünde tutuluyor olmasıdır, Öcalan'a yaklaşımla ilgilidir, Kürt meselesinde ve bu meselenin çözümünde rol almasıyla ilgilidir. Biz de aynı mektubu soruyoruz; susmayın, susmayın, susmayın; hukuksuzluğu itiraf edin, açıklayın, yedi yüz on yedi gündür Türkiye'de bir hapishanede tutuklular yaşıyor mu yaşamıyor mu bilinmiyor.