GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Yunanistan'daki tren kazasına, HDP İstanbul Kanarya İlçe Temsilciliğinin etrafının ablukaya alınmış olduğuna, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın enkazlarla ilgili açıklamalarına, enkazların delil karartma yeri olduğuna, molozların döküldüğü alanlara, Hataylı Hristiyan yurttaşların medyada hedef gösterilmesine, depremden zarar gören Aziz Georgios Kilisesi'ne ve refakatsiz çocuklara ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:67
Tarih:01.03.2023

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Öncelikle, bir başsağlığıyla başlamak istiyorum. Yunanistan'ın başkenti Atina'dan Selanik kentine giden bir yolcu treni ile Selanik'ten Larisa'ya giden yük treni çarpışmış ve ilk belirlemelere göre 32 kişi yaşamını yitirmiş, 85 kişi de yaralanmıştır. Ben, yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum.

Yine, şu anda İstanbul Kanarya İlçe Temsilciliğimizin etrafı ablukaya alınmış, sebep ise kadın arkadaşların, kadın meclisimizin 8 Mart açıklamasını ilçe önünde yapmak istemeleri; içeriden çıkan herkes gözaltına alınıyor. Böyle bir deprem döneminde üç gün sonra enkazlara giden bir iktidarın gözaltında ve kadınları engellemede bu kadar hızlı olmasının amacını anlıyoruz. Kadınların mücadelesini durduramazsınız. Kanarya İlçe Temsilciliğimiz önündeki ablukayı derhâl kaldırın. 8 Marta giderken bu görüntüler sizin iktidarınızın gerçek yüzünü sadece daha fazla teşhir eder demek istiyorum.

Sayın Başkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün "Enkazları kaldıracağız, yaraları saracağız." diye genel olarak bir açıklama yaptı ama "Enkazları kaldırıyoruz." dediği yerde hâlâ bedenler var, canlarımızın bedenleri var. Cenazeleri beklerken halk, enkazları yeni binaların dikileceği alanlar olarak göremezler. Enkaz alanları binlerce insanın kayıp olarak geçeceği birer suç mahallidir. Delillerin bu titizlikle tespit edilmesi gerekiyor.

Evet, enkazlar daha şimdiden delil karartma yerleri oldu. Her yerden bu konuda çok sayıda başvuru alıyoruz. Özellikle bir yere işaret etmek istiyorum sadece örnek olarak, diğer bütün illerde benzer yerler var: Diyarbakır Galeria Türkiye toplumunun oldukça önemli bir yerinde gündem oldu; canlılar, 12 kedi kurtarıldı ama orada avukatlık büroları da var -çok yakından biliyorum- yine tabii ki daireler de var. Defalarca gittim oraya, görüştük; avukatların dosyalarını almalarına bile izin verilmiyor. Dosyalar içinde çekler var, senetler var, özel eşyalar var, müvekkillerinin sırları var, yine insanların değerli eşyaları var; bu konuda mutlak surette kolaylık sağlanması gerekiyor. Diyarbakır Galeria sadece bir örnek, benzer birçok örneği biliyorum, Antep'te de bizzat tanıklık ettim.

Yine, molozların döküldüğü alanlar çok önemli. Ekoloji örgütleri raporuna göre, Adıyaman merkezde resmî kayıtların aksine 5 binin üzerinde bina yıkımı ve enkaz olduğu söyleniyor. Bu devasa molozların Adıyaman'da dökülmeye başlandığı yer, Adıyaman Belediyesi imzalı "Moloz dökmek yasaktır." tabelasının olduğu bir dere yatağı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Molozların boşaltıldığı dere yatağındaki su, Antep ve Urfa halkının içme suyunun karşılandığı Karakaya Barajı'na karışıyor ve bu, halk sağlığını ciddi bir şekilde tehdit ediyor; bu uyarımızı yapmak istiyorum.

Yine, Hatay Samandağ'da bulunan kuşların göç yolu ve endemik bitkilerin üreme alanı Milleyha Sulak Alanı'na yine moloz ve atıkların boşaltıldığı, canlı çeşitliliğinin ve insan sağlığının, hava ve su varlığının tehlikeye atıldığı görülmüştür ve bu molozlar dökülmeye devam ediyor. Tüm ekosistemi zehirleyebilecek asbest, kimyasallar ve diğer zararlı maddeler havayı, suyu, toprağı, besinleri etkileyerek olumsuz etkileri nesiller boyu yaşayacağımız bir hâle dönüştürüyor; bunu hep birlikte önlememiz gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yine, Hatay'da benim de ziyaret ettiğim camiler gibi, cemevleri gibi tabii ki kiliseler de zarar gördü; hepsini ayrı ayrı ziyaret ettik. Yüzlerce yıllık tarihî kiliseler de yıkılmış; birçok Hristiyan yurttaşımız da diğer yurttaşlar gibi maalesef hayatını kaybetti. Hatta deprem sonrası, ellerindeki imkânlarla aşevleri ve destek çadırları açtıklarına bizzat tanıklık ettim fakat son günlerde özellikle Hataylı Hristiyanlara karşı medyada dolaşan ve Hristiyan yurttaşlarımızı hedefleştiren çok sayıda yayın devreye sokuldu. El Kaide ve ÖSO çeteleri hesaba katıldığında, hemen yanı başında bu hedef göstermenin sonuçları çok ciddi riskler barındırıyor; bunu Meclisimizin dikkatine sunmak istiyorum, bir an önce tedbirleri almamız lazım.

Ayrıca, Hatay'ın Altınözü ilçesinin Sarılar köyündeki altı yüz elli dokuz yıllık Aziz Georgios Kilisesi de depremde hasar gören yapılar arasında.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Hasar alan tarihî yapı için de yıkım kararı çıkmış. Bu yıkım kararının olmasının sebebi "tarihî eser" olarak kaydedilmemiş olması; bu nedenle, altı yüz elli dokuz yıllık kilisenin aslında tarihî eser olarak kaydedilmesi ve yıkımının önlenmesi acildir demek istiyorum.

Yine, refakatsiz çocuklar kamuoyunun çok temel gündemlerinden biri. Hepimiz çok yakından takip ediyoruz; Halkların Demokratik Partisi olarak ben ve birçok milletvekili arkadaşım Çocuk Hakları Alt Komisyonuna başvuru yaptık. Kamuoyuna refakatsiz çocukların prosedürlere aykırı olarak, cemaatlere, farklı yerlere verildiği yönünde çokça haber yansıdı; hatta bir tanesinin Sakarya'da İsmailağa cemaati tarafından işletilen bir kurum olduğu iddia ediliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının tek işi bu iddiaları yalanlamak, onun haricinde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı bunu yalanlamak dışında ne yapıyor, biz bilmiyoruz. Hatta en son "Suriyeli çocuklardır." diye meşrulaştırmak istedi. Biz ve tüm sivil toplum çocuk hakları savunucuları bunun takipçisiyiz; Dersim'in kayıp kızlarından Pozantı'ya, Ensar Vakfından İsmailağa cemaati Hiranur Vakfına kadar çocuklara yönelik istismar vakaları Türkiye'nin hafızasında ve hepimizin hafızasında hâlâ çok canlı. Bu nedenle, hem Meclisi hem de tüm toplumu bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum ve özellikle çocuk komisyonunun derhâl işe el koymasını, bizim üyelerimizin de buna hazır olduğunu ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum.