GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Barış Manço'nun ölüm yıl dönümüne, Uluslararası Şeffaflık Örgütünün 2022 yılı raporuna, Siirt Belediyesindeki kayyum rejimine, fırın işçilerinin sorunlarına, KCK davası tutuklusu Pınar Işık ile Kübra Barutçu'nun infazının uzatılmasına ve hasta mahpusların bir an önce serbest bırakılması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:57
Tarih:01.02.2023

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ben de Barış Manço'nun ölüm yıl dönümünde ailesine ve sevenlerine sevgilerimizi tekrar gönderiyorum ve saygıyla sevgiyle anıyorum.

Evet, Türkiye'deki yolsuzluk meselesi uluslararası endekslere girmeye devam ediyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütünün -her yıl yayınlıyor 95 yılından bu yana- 2022 raporu da yayınlandı; 2021'de Türkiye 96'ncı sıradaydı, şimdi 180 ülke arasında 36 puan geriledi ve 101'inci sıraya geldi. Bu, daha çok yoksullaşma ve ülke ile geleceği çalınan insanlar anlamına geliyor.

Endeksle ilgili çok dikkat çekici bir açıklama yapıldı. Burada, Türkiye'nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü tarafından 2021 yılında gri listeye alınmasının yanında Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ülkeye giren kayıt dışı para miktarının arttığına ilişkin iddialar, yargının politikleşmesi, sivil toplum alanının daralması, muhalefetin yaşadığı baskılar ve AİHM kararlarına uyulmaması gibi etkenlerden dolayı Türkiye'nin düşüş yaşadığı kaydediliyor. Her gün bu sıralarda söylediğimiz gerekçelerin bir bölümü var. On yıl içerisinde en fazla düşüş gösteren ülke olma unvanını da kazandı. İşte, maalesef, cezasızlık ve bu sebepler ülkeyi bu hâle getirdi. Kamu kaynaklarının kullanımında da hesap verilebilirlik yok. Ve tabii ki tüm bu denge ve denetleme mekanizmasının olmaması, tek adam rejiminin yürürlükte olmasıyla doğrudan ilgilidir. Bu sonucu yaratan AKP ve MHP iktidarıdır.

Evet, kayyum rejimini sık sık hatırlatıyoruz. Kesif ve net bir kötülüktür kayyum rejimi. Benim vekili olduğum Siirt Belediyesinde de kayyumun yaptıklarını zaman zaman anlatıyoruz diğerleriyle beraber. Siirt Belediyesinde daha önce 54 işçiyi gerekçe göstermeden işten çıkarmakla gündeme gelen Siirt İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Hıfzullah Canpolat yeniden kayyum yardımcılığına getirildi. Bu, öyle bir hâl aldı ki Siirt'te köşe yazarlarınca "her işten anlar adam, kişi" diye artık espriye konu edilen bir mesele. Canpolat, işçilerin emeğiyle ve alın teriyle oynamış bir kişidir. Tüm Siirt halkı bunu biliyor. Zaten kayyum atanmış, Belediye Meclisi işlevsiz hâle getirilmiş ve gasp yöntemiyle tek imzayla çalışılıyor. Kayyumlar için liyakat şu anlama geliyor: Kimin ne kadar halka hakaret ettiği ve tabii ki ne kadar iş ve emek karşıtı olduğu ve yolsuzluk yaptığı meselesi. Siirt Belediyesi de kayyum tarafından borç batağına sürüklendi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yandaş atamalarla Belediye çökertilme aşamasına getirildi ve bu şahsın, zatın hangi vasfı olduğunu bilmiyoruz; Siirt halkı adına soruyor ve cevap bekliyoruz.

Sayın Başkan, diğer önemli bir mesele, fırın işçileri Türkiye'nin dört bir yanında itirazlarını ifade ediyorlar. Diyarbakır fırıncılarıyla da görüştüm, Bingöl fırıncıları da bunu yüksek sesle ifade ediyorlar. İş bıraktı Bingöl'deki fırıncılar ve sordum; maaşları genellikle asgari ücretin altında, genellikle sigortasız çalıştırılıyorlar ve haftada yedi gün çalışıyorlar bizlerin ekmeğini yapan, temin eden insanlar. Biz, fırın işçilerinin seslerine kulak verilmesini buradan da ifade ediyoruz ve taleplerinin, insanca çalışma koşulları yönündeki taleplerinin kabulünü istiyoruz.

Şimdi, birçok mesele var, kürsüden de anlatacağım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Geçen hafta cezaevi ziyaretim oldu, 2 kişiyi gördüm; bir kişinin hikâyesini anlatayım, sonra diğerlerini. Pınar Işık; KCK ana davasından tutukluydu, daha önce BDP Kadın Meclisi üyesi, kadın hakları aktivisti ve siyasetçi. KCK ana davasında, hani o "FETÖ'cü" dedikleri hâkimlerin verdiği dokuz yıllık bir cezadan dolayı bir yıllık bir cezası kalmıştı. Bu nedenle 20 Ocak 2020 tarihinde cezaevine girdi. Normalde Nisan 2021'de çıkması gerekiyordu, zaten tahliye edilmesi gerekiyordu fakat kendisine -bizzat görüştüm- ciddi bir pişmanlık dayatması var, kurula çıkmış ve bu pişmanlık dayatmasını kabul etmediği için 4 defa altışar ay infazı yakılmış. Düşünün, yargı kararı yok, hüküm yok, ceza yok "Sen niye pişman olmuyorsun?" diyor. Ya, bir siyasetçi niye pişman olsun?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bir kadın hakları aktivisti niçin pişman olsun? Yaptıklarının suç olmadığını biz de biliyoruz, o hâkimler, savcılar da biliyor ve bu pişmanlık dayatması yeni yargılama demektir, bu suçtur. Yani, artık cezaevleri yargı mekanizmasına dönüştü ve hâlâ Pınar Işık cezaevinde. Ya, iki yıl bir infazı uzatmak ne demek? Haksız yere hürriyeti tahdit etmek demek ve hem idaresiyle hem Bakanlığıyla hem iktidarla bunu, bu suçu bilerek ve isteyerek işliyorlar. Bu ve benzeri durumdaki tüm mahpusların bırakılması lazım.

Kübra Barutçu bunlardan biri; infazı yine tamamlanmış, elimizdeki veriye göre -aile aradı- yarın tahliye olması gerekiyordu fakat altı ay infazı yakılmış onun da. Sebebini sordum özellikle, şunu demişler: "Örgütten ayrılıp ayrılmadığına emin olamıyoruz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "Örgütten ayrılıp ayrılmadığına emin olmamak" ne demek ya? Cezaevinde, elinizin altında, fiziki yoksunluğu var; ceza almış, cezasını çekmiş, bitirmiş. Cezaevinde mi örgütle bağlantı kuruyor devlet, devlet mi aracılık ediyor? Böyle bir saçmalık olabilir mi? "Örgütten ayrılıp ayrılmadığını bilmiyoruz." Herkesi zaten örgüt üyesi, terörist ilan ettiler. Kübra Barutçu'nun da bir an önce, yarın behemehâl çıkması gerekiyor. Bu, zorla insanları alıkoymaktır.

Bir tanesi Aliye Süer, sayımda kolaylık sağlamadığı için altı ay ertelenmiş. Zelal Fidan, yine altı ay; Emine Erol, üç ay... Rojin Durmaz ve Derya Ren çıplak aramaya karşı çıktığı için disiplin cezası almışlar ya, biri gazeteci.

Son olarak şunu söyleyeyim. Bir kadın mahpus var, ağır hasta mahpus.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.

BAŞKAN - Evet, son sözünüzü alayım.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ağır hasta mahpus Semire Direkçi bağırsaktan 9 defa ameliyat olmuş cezaevinde; yirmi altı yıldır cezaevinde, iki yıl bağırsakları dışarıda yaşamış, ATK olumsuz rapor vermiş; katı yemek yasak, özel beslenme gerekiyor ve bunun yanında birçok hastalığı var ve hâlâ bırakılmadı. Hasta mahpuslar meselesi bu ülkede cezaevlerinde cinayete yol vermek, cinayete göz yummak ve cinayete imza atmak anlamına geliyor artık. Semire Direkçi de dâhil olmak üzere bu hasta mahpusların bir an önce serbest bırakılması talebimizi buradan da ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum.