GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Büro emekçilerinin sorunlarına, Wilson hastalarının ilaçlarına, SMA hastası çocuklar için düzenlenen yardım kampanyalarına, Oxfam'ın En Zenginlerin Yaşam Mücadelesi Raporu'na ve İpek Er'e cinsel saldırı suçu işleyen, ölümünden sorumlu olan Musa Orhan'a ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:56
Tarih:31.01.2023

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, bugün Büro Emekçileri Sendikası Genel Başkanı, Genel Sekreteri ve beraberindeki heyetle görüştük. Açıkçası, iktidar grubu seçim telaşından dolayı Meclisi bir torba yasa noterliğine çevirdi ancak bu torba yasaları çıkarırken milyonlarca, yüz binlerce mağdur da yaratıyor, eşitsizlik yaratıyor. Bunlardan bir kesim de büro emekçileri olarak önümüzde duruyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu emekçilerinin iş yükü, özellikle 1 Ocak 2023 tarihi itibarıyla asgari ücrete yapılan zamla birlikte, hizmet borçlanması sebebiyle öyle bir yere vardı ki neredeyse 3 katına çıktı. Bir yılda yaklaşık 400 bin kişi emeklilik işlemini yaparken yine SGK emekçileri çalıştı ve en düşük maaşı alan kamu emekçisi konumundalar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "Eşit işe eşit ücret" uygulamasını savunan Büro Emekçileri Sendikasının ekmekçileri, diğer kamu emekçilerinin ücretlerinden çok daha farklı ve daha düşük ücret alıyorlar. Bunun eşitlenmesini istiyoruz. 3600 ek gösterge kapsamı dışında tutulmuş SGK emekçileri ve seçim fragmanında bir de kendileri EYT yoğunluğuna maruz kalacaklar; bunu da söylemiş olalım. 3600 ek gösterge düzenlemesinin kapsamı mutlaka genişletilmeli; SGK emekçileri, büro emekçileri de dâhil edilmeli ve 1'inci dereceye düşen tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi gerektiğini söylemek istiyoruz. SGK emekçilerinin doğumdan ölüme kadar herkese hizmet ettiğini hatırlatarak partimizin aynı zamanda bir emek mücadelesi verdiğini ve bu taleplerde onların yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, ilaç krizi büyüyor, hayati risk altındaki hastalık grupları ise bu süreci en ağır şekilde geçiriyor; bu gruplardan bir tanesi de Wilson hastaları. Genetik bir hastalık olan Wilson hastalığı, tedavi edilmezse ölümcül sonuçlara neden oluyor. Kendileri bir açıklama yaptılar ve "Uzun süredir ilaçlarımızı alamıyoruz." dediler. Bu açıklamada "Metalcaptase" ve "Travol" -yazıldığı gibi okuyorum- isimli ilaçlar eczanelerde bulunmuyor ve onların yerine verilen ilaçların da tedavi edici özelliğinin bulunmadığını; aksine, beyinsel bazı sorunları tetiklediğini ifade ettiler ve Sağlık Bakanlığı, Türk Eczacıları Birliği nezdinde yaptıkları girişim de maalesef sonuçsuz kaldı. Wilson hastaları acil çözüm bekliyor, bir an önce bu ilaçlar tedarik edilmeli demek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - SMA hastası çocukları hepimiz izliyoruz kamuoyundaki kampanyalarda. Sokakta, metroda SMA hastası çocuklar için yardım toplayan aileler zamana karşı yarışı kaybetmeye başladı. Son dönemde kur ve dolandırıcıların etkisiyle kampanyalar maalesef hedefine ulaşamıyor. İki gün sonra toplanacak Bilim Kurulu öncesi kamuoyunda ortak bir beklenti oluştu "Sosyal medya fenomenleri yerine devlet, görevini yapsın ve çocuklar yaşatılsın." çağrımızı buradan da ifade etmek istiyorum.

Ekonomik eşitsizlikler derinleşmeye devam ediyor ve AKP iktidarı, zenginleri de büyütmeye devam ediyor. Oxfam "En Zenginlerin Yaşam Mücadelesi" isimli bir rapor yayınladı. Dünyada gelir uçurumunun geldiği boyutlar ifade edildi. Örneğin, küresel olarak kazanılan 100 doların 63 doları nüfusun yüzde 1'ine giderken kalan 37 dolar geriye kalan yüzde 99 arasında paylaşılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Rapor, dünyanın en zengin yüzde 1'inin, 2020'den bu yana üretilen 42 trilyon dolarlık yeni servetin neredeyse üçte 2'sini ele geçirdiğini ortaya koyuyor ve bu tutar, dünya nüfusunun geri kalan yüzde 99'unun sahip olduğu meblağın neredeyse 2 katına tekabül ediyor.

Türkiye'de ise, AKP iktidarının politikalarıyla servet ve gelir dağılımı arasındaki uçurum giderek artıyor. Türkiye'de 38,9 milyar dolara karşılık, 38,5 milyar dolar en zengin 13 milyarderin serveti, nüfusun yarısının toplam servetinden daha fazla. Türkiye'deki en zengin yüzde 1'in serveti, en alttaki yüzde 99'un servetinin 1,4 katı olarak belirlenmiştir ve bu konuda, Türkiye'de 50 milyon yurttaşın açlık ve yoksulluk, yüzde 1'inin ise bahar bahçe yaşadığı gerçeğini hepimiz göz önüne almalıyız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu uçurumu daha fazla derinleştirmeden adım atmalıyız.

Sayın Başkan, son olarak, İpek Er'e cinsel saldırı suçu işleyen ve ölümünden sorumlu olan Musa Orhan hakkındaki yargılama bir cezasızlık emsaline dönüştü. Burada çok konuştuk ve Musa Orhan hâlâ tutuklu değil, on yıl ceza aldığı hâlde tutuklu değil fakat Ezgi Mola'ya ona hakaretten ceza verildi. Şimdi bununla da yetinmiyorlar, Ezgi Mola'ya destek veren sanatçılara da dava açılmaya devam ediliyor, Farah Zeynep Abdullah'tan sonra şimdi de Melek Mosso'ya dava açıldı. Yargı bu kararlarla eril şiddeti, cinayeti teşvik ediyor, failleri cezalandırmıyor, adaleti sağlamıyor.

Bir kez daha söylemek istiyoruz buradan: Ne Ezgi Mola'nın ne Farah Zeynep Abdullah'ın ne de Melek Mosso'nun bir suçu yoktur, suç işlememişlerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tüm bu gelişmeler şunu gösteriyor: Musa Orhan hâlâ canhıraş bir şekilde savunuluyor ve korunuyor. Keşke iktidar ve yargı başta olmak üzere talimat verdiği kesimler Musa Orhan'ı, bir ölüme sebebiyet veren, tecavüzden yargılanan, ceza alan bir kişiyi teşvik etmek ve korumak yerine, bu olağanüstü çabayı göstermek yerine 2022 yılında katledilen 334 kadın için çaba sarf etselerdi bugün o kadınlar yaşıyor olacaktı. Evet, bu iktidar bu politikalarla, yargı da bu kararlarıyla kadın cinayetlerini teşvik ediyor, kadına yönelik şiddeti teşvik ediyor, İstanbul Sözleşmesi'nden de çıktıklarını ilan ederek kadın kırımını derinleştiriyorlar. 14 Mayısta kadınlar onları göndermenin öncülüğünü yapacaklar ve mutlaka göndereceğiz onları.

Teşekkür ediyorum Başkanım.