| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 54 |
| Tarih: | 25.01.2023 |
CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Esas konumuz, kamu bankalarının kuşkulu kredi kullandırma işlemlerinin araştırılması ama öncesinde, ülke ekonomisinin geldiği noktayı anlatmamız gerek. Anlatmamız gerek ki kamu bankaları neden AKP'nin arka bahçesi oluyor, onu ortaya koyalım.
Ne demişti Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Benim alanım ekonomi, ben ekonomistim." Öğrencilerimizin yarıyıl karnesi aldığı bu durumda sizin karnenizi teker teker açıklayalım: Kamu varlıklarını "özelleştirme" adı altında yok pahasına sattınız; yetmedi, hazine arazilerini sattınız; yetmedi, Merkez Bankasının 120 milyar dolarını çarçur ettiniz. Sözüm ona ekonomistsiniz; baktınız, hazine alarm veriyor; gittiniz, Rusya'dan, Katar'dan, Suudi Arabistan'dan, Azerbaycan'dan emanet para dilendiniz. Ülkeyi rezil ettiniz, itibarımızı beş paralık ettiniz, ülkeyi 5 sente muhtaç ettiniz. Ne diyor Suudi Arabistan Maliye Bakanı: "Türkiye, Pakistan ve Mısır gibi kırılgan ülkeleri desteklemeye devam edeceğiz." "Beka meselesi var." diyorsunuz ya, işte esas beka meselesi sizsiniz, bunu ortaya koydunuz. (CHP sıralarından alkışlar)
Vatandaştan, sanayiciden doğal gazın parasını peşin alıyorsunuz, Rusya'ya diyorsunuz ki: "Önümüzde seçim var, bu parayı ben kullanayım, faizini de sana sonra öderim." Söyleyin bakayım, bu nasıl yerlilik, bu nasıl millîlik? Ama başarılı olduğunuz bir konu var, rakamlarla çok güzel oynuyorsunuz, yüzde 137 olan enflasyonu oyunlarla yüzde 64 olarak gösterebiliyorsunuz. Bu ülkede ilk defa gıda ve barınma krizini siz yarattınız. Ülkeyi yabancılara cennet, kendi vatandaşına cehennem hâline getirdiniz değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, yabancı gençler İstanbul'da, Antalya'da, Muğla'da keyif çatarken kendi gençlerinizi onlara hizmetçilik yapar hâle getirdiniz. Sonra, utanmadan "İşsizlik yok, iş beğenmeyen gençler var." dediniz.
Ne demişti Erdoğan: "Ekonomisi göz dolduran Türkiye'ye ulaştık." Aslında "Cebini dolduran yandaşlara ulaştık." demeyi de ihmal etti Sayın Erdoğan. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, yandaşların cebi nasıl doluyor size açıklayalım: Çiftçilere kredi vermesi gereken Ziraat Bankası, Demirörene veriyor. Esnafa kredi vermesi gereken Halkbank, AKP Bitlis Milletvekiline Sapphire kulelerini alıyor. Nasıl mı alıyor? Önce bu kuleleri 100 milyon dolara kendisi satın alıyor, sonra 48 milyon dolara o milletvekiline satıyor. Milletvekili ve Halkbank itiraz ediyor "Hesabı TL yapın, dolar yapmayın." diyor. Ben şimdi size TL yapıyorum. Siz inşaat maliyeti muhasebesi biliyor musunuz? Ona göre, o kulelerin değeri 2 milyar 484 milyon, arada tam 1 milyar 900 milyon var. Hadi, normal TÜİK enflasyonu yapalım: Ona göre de 1 milyar 493 milyon, arada 910 milyon var. Hangi hesabı yaparsanız yapın, ister aşağıdan ister yukarıdan yapın, bunun adı yetim hakkı yemektir. Bunun adı düpedüz kamu zararıdır değerli arkadaşlar, bunun adı düpedüz kamu zararıdır. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi devam edelim: Niye bu hâle geliyor? Çünkü AKP'liler bankaların yönetimlerine tecrübesiz, liyakatsiz kendi arkadaşlarını atıyor. Diploması bile olmayan güreşçiyi Vakıfbank yönetimine atıyor, iletişim fakültesi mezunu Ebubekir Şahin'i Halkbank yönetimine atıyor. Yetmiyor, usulsüz krediler, usulsüz kadrolaşmayla kamu bankalarını ekonomik çöküntünün adresi hâline getiriyor.
Şimdi, Hazine Bakanı Nebati'nin ışık gözleri nasıl ışıl ışılsa kamu bankalarındaki soygun da güneş gibi ortada, ışıl ışıldır değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Ve sorularımı soruyorum: Kamu bankalarının toplam krediler içinde kuruluş amaçlarına uygun vermiş oldukları kredilerin ağırlığı nedir? Kredileri gerçekten amaçlarına uygun kullandırıyorlar mı? 2021 yılı Sayıştay Raporu 51'inci sayfa... Diyorsunuz ki: "İstihdamı özendirmek için krediler veriyoruz." Yani vatandaş diyor ki: "Ben krediyi artıracağım, çalışanı artıracağım, kredi istiyorum." Tam 12 milyar kredi kullandırmışsınız, tam 12 milyar; 108 bin kişinin çalışmasını taahhüt etmişsiniz. Sonuç: Sadece 38 bin kişi çalıştırılmış. Ben demiyorum, Sayıştay diyor. Hani burada işsiz gençlerin hakkı? Bu, yetim hakkı değil mi? Bu kredileri işçi çalıştıracağım diye kime verdiniz? Bunun hesabı sorulmayacak mı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Bir dakika daha...
AHMET KAYA (Trabzon) - Beş dakika daha verin, güzel konuştu.
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Şimdi devam ediyorum: Teminatsız verdiğiniz krediler var mı? Bu krediler kimlere verilmiştir, toplam kredilerdeki payı nedir? Tahsilatı imkânsız hâle gelen kredi oranı nedir? Teminat, ipotek almadan verilen krediler tahsil edilmediği için ilgili yöneticilere uygulanan kanuni bir yaptırım var mıdır? Gayrimenkul değerlemelerini yapan firmalar hangileridir? Değerleme işlemlerini neden ihaleyle yapmıyorsunuz, bu şirketlere vermiyorsunuz? Çekini ödeyemeyen, icralık olan şirketlere verdiğiniz krediler neden var? Varlık Fonu ile kamu bankaları arasındaki kredi işlemlerine ilişkin entegrasyonu nasıl sağlıyorsunuz, kim denetliyor?
Kamu bankalarında tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır, kamu bankalarındaki bu işlemlerin hepsinin hesabını teker teker soracağız. Yıllardır hapır hupur, yıllardır şapır şupur yediniz, doyuncaya, tiksininceye kadar yediniz; artık çatır çatır hesap vereceksiniz. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)