GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:54
Tarih:25.01.2023

CHP GRUBU ADINA ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçinin yaşadığı sorunları anlayabilmek için teşhisi doğru koymak lazım. Sorun, çiftçi batıyor, ülke tarımı batıyor; sorunun sorumlusu kim? AKP ve saray iktidarı. Liranın döviz karşısında yerle bir olması ve aynı zamanda "Enflasyon sonuçtur, sebep faizdir." meselesinin dayatılması bugün geldiğimiz sonucun temel sebebidir. 2021'in sonunda baktığımızda, 2022'nin hemen başında gayrisafi tarımsal hasıla 402 milyar. Aynı dönemde son bir yılda çiftçinin aynı tarımsal üretimi yapabilmesi için harcayacağı para 600 milyar. Şimdi, bu 200 milyarı kim karşılayacak? Hani gelip burada söylüyorlar ya "Çiftçinin durumu iyi, borçlarını ödüyor." diye, bir yılda çiftçinin borcu 136 milyar TL artmış, 136 milyar! Bu, aynı tarihsel dönemde çiftçinin sadece bankalara olan borcu. Peki, dışarıdan ilaççıya, mazotçuya, gübreciye, tohumcuya; bunlar hiç işin içinde yok. Yani o 200 milyar liralık açığı, çiftçi, piyasadan bulmak zorunda kalıyor. Şimdi, burada, çiftçinin sorunu aslında Türkiye'nin, bütün Türkiye toplumunun sorunudur; bunu çok net görmek lazım.

Bakın, bir örnek vereceğim: Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), geçen yıl, 2021'in sonunda, 2022'nin başında tohumu 3,5 liraya sattı, 3,5 lira! Hangi tohum? Buğday. Aynı TİGEM bir yıl sonra tohuma kaç para dedi? 10,5 lira. Kaç kat? 4 kat. Ya, sizin TÜİK'iniz utanmadan sıkılmadan yüzde 100 bile diyemiyor tohuma. Gerçekten aklımızla dalga geçen böyle bir anlayış olabilir mi? Bütünüyle baktığımızda, karşımızda çok net, Türkiye, 5,5 milyon ton tohuma yaklaşık olarak nereden bakarsanız bakın 100 milyar ödüyor. Çiftçinin boynunu büken yem 300 milyar, tarım ilacı 30 milyar, elektrik 30 milyar, mazot 70 milyar; bunları hesaplıyorsunuz, bugünkü rakamlarla 650 milyar çıkıyor, 650 milyar! Siz çiftçiye ne öngörüyorsunuz? 39 milyar. Soruyorum size: Şu Mecliste bu rakamlarla çiftçilik yapıp ayakta kalabilecek kimse var mıdır? Yine soruyorum: Eğer sizler, şirketi olan, olmayan veya piyasada bir iş yeri, bir fabrika sahibi bu koşullarda olsaydı bugün bir tanesi ayakta kalabilir miydi? Hiçbiri kalamazdı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Teşekkür ederim Başkan.

Ama ne yapıyorsanız, bütünüyle altında çiftçi kalıyor. İşte son yaptığınız iş: Dışarıdan ithal dana getiriyorsunuz, 130 liraya mal oluyor. Onu 100 liraya satıyorsunuz, 30 lira zararla halka dağıtıyorsunuz. Kaç baş? 5 bin baş. Kaç ton? 15 bin ton. Türkiye'nin ihtiyacı kaç? 2 milyon ton. Peki, soru şu: Neden etin kilosuna 20 lira fazla verip kendi çiftçinizden almıyorsunuz, hayvan varlığımızı arttırmıyorsunuz, böylece Türkiye'nin et sorununu çözmüyorsunuz? Elbette destekleme yapın, elbette indirim yapın, elbette halka ucuz et verin. Ama taşıma suyla değirmen dönmez, bir gün o canlı hayvanları da bulamayacaksınız ve tarihe kara leke olarak geçecek bu tarihsel süreç.

Türkiye bu kadar verimli bir ülkeyken bu ülkenin insanını yabancı ülkelerin etine, yabancı ülkelerin tarım ürünlerine, yabancı ülkelerin gıdasına mahkûm ettiniz. Bu ders de size yeter.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)