GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Trendyol Go kuryelerinin eylemlerine, EPDK'nin yağdırdığı cezalara, Uludağ Alan Başkanlığı kurulmasına dair kanun teklifine, Almanya'nın Neuss kentinde AKP Milletvekili Mustafa Açıkgöz'ün yaptığı konuşmaya ve Kemal Kurkut davasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:50
Tarih:17.01.2023

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Trendyol Go kuryeleri, 1 Ocakta yapılması beklenen zammı alamadıklarını söyledikleri için dün iş bırakma eylemine gittiler. Neredeyse hepimizin, herkesin alışveriş yaptığı on-line sitelerde çalışma koşullarının hiç de parlak olmadığını kendileri de ifade ediyorlar. Her gün bize birçok paket getiren emekçiler, çok zor koşullar altında hayatlarını devam ettiriyorlar. Koşullarının iyileştirilmesini ve paket başı aldıkları ücretlerin artırılmasını talep eden Trendyol Go kuryeleri, alevli saat uygulamasının isteğe bağlı olması ve paket başı ücretlerin artırılması talebiyle direnişteler. İşçiler, haftalık kırk beş saatten fazla çalışmak zorunda bırakıldıklarını ve haftanın altı günü saat 22.00'ye kadar çalıştırıldıklarını söylüyorlar. Talepleriyle ilgili yetkililer görüşmeyi reddetmiştir, işçilerin eylemleri devam ediyor. Biz de buradan Trendyol Go işçilerinin eylemlerini selamlıyoruz, yanınızdayız diyoruz.

Sayın Başkan, EPDK ceza yağdırdı geçen gün. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, EPİAŞ'a yapılan gerçek dışı bildirimler sebebiyle 40 şirket hakkında idari soruşturma açılmasına ve oluşan zararların da yurttaşlara yansıyacağına dair akla zarar bir açıklama yaptı. Açıkçası, şirketler sehven ya da kasten gerçeğe aykırı beyan vermişler, bunu biliyoruz. Sorumlusu neden tüketici, neden halk oluyor? Faiziyle birlikte 11 milyar TL'yi aşan bu meblağ AUF mekanizmasının doğası gereği maliyet düşüşü olarak doğrudan tüketicilerin faturasına yansıyacak. Zaten elektriklerini zar zor ödeyen dar gelirli yurttaşlar bunu ödeyemez. Kamuoyu, bu konuda EPDK'dan derhâl tüketicilerin yükünü hafifleten bir açıklama bekliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bugün, Uludağ Alan Başkanlığı kurulmasına dair bir kanun teklifi gündemimizde, önergelerden sonra görüşeceğiz. Milli Parklar Kanunu'na göre, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünden izin alınmadan Uludağ'da normalde hiçbir şey yapılamıyor, Alan Başkanlığıyla tek amaç bunun önünü açmak. Şimdi, bu kurularak, Alan Başkanlığı kurularak aslında millî park statüsünde olan büyük bir alan ranta açılıyor yine. 1956 yılından beri 48 millî park için uygulanan Millî Parklar Yönetmeliği'nde, bugün ne oldu da bir anda, yetki karmaşası doğuruyor iddiasında bulunuyor iktidar. Önce Gelibolu Yarımadası, sonra Kapadokya, şimdi Uludağ Millî Parkı lağvedilerek yerine Alan Başkanlığı getirilmek isteniyor. Kapadokya'da dünyaca ünlü peribacalarındaki antik yol üzerinden yol geçirebiliyorlar ve bunu Alan Başkanlığı sayesinde yapıyorlar, biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Millî park olarak kalsaydı asla yapılamayacak olan bu yol... Şimdi de sermayenin istediği bütün talan projelerine de bu sayede yol verecek iktidar. O yüzden, biz buna "Alan Başkanlığı" değil, "talan başkanlığı" diyoruz. Uludağ Millî Parkı Bursa kentine temiz hava sağlamakla kalmıyor, doğal su varlıklarıyla da bütün ülkeye içme suyu sağlıyor. Ne Uludağ'ın su kaynaklarını ne de Uludağ'da yaşan 169 tür endemik bitkinin yayılma gösterdiği 20 milyon metrekare alanı size bırakmayacağız. Kültür ve Turizm Bakanlığı güdümündeki "Alan Başkanlığı" adı altında ETS Turizm ve Ali Ağaoğlu'nun insafına bırakmayacağız. Devasa oteller ve geniş yollarla Uludağ'ı betona hapsedemeyeceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, geçtiğimiz hafta sonu Almanya'nın Neuss kentinde AKP Milletvekili Mustafa Açıkgöz -evet, aynı zamanda Divan üyesi- ırkçı ve katliam tehdidi içeren bir konuşma yaptı. Basında çok ciddi yer aldı, uluslararası basında da Türkiye basınında da yer aldı ve Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Almanya Dışişleri Bakanlığına çağırılarak sert bir şekilde uyarıldı. Dışişleri Bakanlığının resmî Twitter adresindeki açıklama şu: "Bugün Türk Büyükelçiliğini görüşmeye davet ettik. Neuss'ta bir Türk milletvekilinin yaptığı gibi çıkışlar tekrarlanmamalı. Nefret yaklaşımı ve nefret söyleminin Almanya'da yeri yoktur. Yabancı seçim kampanyası etkinliklerinin tarafımızca önceden onaylanması gerektiğini açıkça belirttik. Türk temsilciler oyunu kuralına göre oynamazsa sonuçlarını incelememiz gerekiyor."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Beş dakika doldu.

Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, sözüm ona, Milletvekili Mustafa Açıkgöz "PKK" ve "FETÖ" gibi kötülüklerin mazereti hâline getirilmiş bazı kavramların arkasına saklanarak bir soykırım ve yok etme politikalarından söz ediyor. Bu soykırım tehditleri nerede yapılıyor ve nasıl yapılıyor? Bütün milletvekillerinin bu videoyu izlemesini öneririm. Son altmış yılda bu ülkeden 5 milyon insanın göç ettiği ve yüzde 90'dan fazlası Hristiyan olan bir ülkenin dini ve inancı aşağılanarak yapılıyor; utanç verici. Bu aşağılık ve katliamcı düşüncenin sahibi zat çıkıp şu kürsüden -aslında bir nevi itiraf ettiği bu söylemleriyle- Paris cinayetlerinin ilişkisini de açıklamalıdır. Bugünden sonra yurt içinde veya yurt dışında herhangi bir Kürt'ün başına gelecek herhangi bir yönelimden bu zihniyet ve iktidar sorumlu olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Hiç kimse "PKK" ve "FETÖ" kavramlarının arkasına sığınmasın. Bu, düpedüz ırkçılıktır, evet, Kürt düşmanlığıdır, soykırım çağrısıdır; bu soykırımcı itirafın başka bir açıklaması yoktur. Biz bu soykırımcı zihniyeti de bu söylemlerin sahiplerini de kendi içinde barındırmaya devam eden iktidarı da şimdiye kadar AKP'ye oy vermiş yurttaşlarımızın dikkatine ve vicdanına sunuyoruz ki ölümle tehdit ettiğiniz Kürtlerin size bunun faturasını sandıkta sormasına çok az kaldı.

Sayın Başkan, son sözüm.

Kemal Kurkut davası bugün bitti. "Beraat" kararı yerine yerel mahkeme "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verdi. Kemal Kurkut kim? Üst tarafı çıplak, polisler tarafından "Nevroz"da katledilen bir Kürt genci. Bunun bir özelliği var, vali basına ilkin "Canlı bomba etkisiz hâle getirildi." diye bir açıklama yaptı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun, bitirin.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ama Abdurrahman Gök gazeteci olarak o görüntüleri çekti ve çektiği için Abdurrahman Gök propagandadan ceza aldı. "Cinayeti görüntüleyene ceza verilir, cinayeti işleyene ceza verilemez." kararının hukukta, siyasette, vicdanda, ahlakta hiçbir yeri yoktur. Evet, ne bu kararı verenlerin ne verdirenlerin yatacak yeri yok. Kemal Kurkut'un annesinin ahı bunu yapanların, yaptıranların, bunun arkasında duranların... Ne bu dünyada ne öbür dünyada rahat etmeyecekler. Bu annenin elleri iki yakalarında olacak, katilleri beraat ettirenlerde olacak. "Kürtleri katletmek serbesttir." kararıdır bu. Tanımıyoruz, kınıyoruz, reddediyoruz.