GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Organize Sanayi Bölgesi Eğitim Kurumları Derneğinin talebine, Halkların Demokratik Partisine açılan kapatma davasıyla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin'in Anayasa Mahkemesi önünde yaptığı basın toplantısına, askerî vesayete ve Meclis teamüllerine aykırı şekilde dokunulmazlık dosyaları üzerinden siyasi mühendislik yapıldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:48
Tarih:11.01.2023

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ağır bir gündemimiz var. Bu ağır gündem konularına geçmeden önce hepimizin aslında üzerinde ortaklaşabileceği bir talep var Parlamentoda, bunu dile getirmeyi bir borç biliyorum.

Organize Sanayi Bölgesi Eğitim Kurumları Derneği bir talep iletiyor. Bu bölgelerde açılan okulların, ülkenin kalkınmışlığı ve mesleki okullaşmanın artması konusundaki katkıları hepimizin malumu. Bu kurumlara devlet bir destek veriyor. Bu kurumlar nasıl öğrenci yetiştiriyor dersek, benim çok beğendiğim bir tanımlamayla, hani hep "ara eleman" diyoruz ya, bu kurumlar aranan eleman yetiştiriyor; sanayinin ihtiyaç duyduğu, aradığı elemanı sanayiyle birlikte yetiştiriyorlar. Buna devlet desteği var, olması doğal ve doğru ancak 2012 yılında devlet desteğinin asgari ücrete oranı 6,42'yken bu yıl 1,11'e düşmüş yani 6 kat gerilemiş. Diyorlar ki bu konuda: "Şubat-haziran ödenekleri için seyyanen 6.500 liralık bir ek ödeme olursa ancak öğretmenlerin maaşları ödenebilir, bu okullar gerçekten o aranan elemanları yetiştirme noktasındaki gayretlerini sürdürüp başarılarını devam ettirebilirler." Bu konuyu tüm grupların bilgisine sunuyorum. Tahmin ediyorum, bu başvuru tüm gruplara ulaştı ya da ulaşacaktır mutlaka.

Sayın Başkanım, burada gerçekten çok rahatsız edici, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidarı öncesinde ve başlarında dile çok getirdiği hatta buraların üzerinden toplum desteği de sağladığı hususlar, iktidarlarının son aylarında aynen hatta misliyle yaşanmaya başladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Örneğin, Meclisin 3'üncü grubu Halkların Demokratik Partisine açılan kapatma davası konusunda bizim tutumumuz belli, geçtiğimiz günlerde verilen kararın Anayasa'ya uygunsuzluğunu da eleştiriyoruz; bir seçim senesinde demokratik siyasete ne yapmaya çalıştığının da farkındayız, bunu da eleştiriyoruz. Ama dün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin'in Anayasa Mahkemesi önünde bir basın toplantısı düzenleyerek ki teknik bir basın toplantısı olsa olabilir zaten yazılı yapması lazım onu da ama "Şu şu aşamadayız." dese neyse, gülerek, espriler yaparak, alay ederek vücut diliyle âdeta bir siyasi gibi davranmasını doğru bulmuyoruz yani bu jüristokrasiye Adalet ve Kalkınma Partisi bel bağladıysa vay hâline!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu yargısal aktivizme ihtiyacı varsa AK PARTİ'nin bu, en başta Ömer Çelik'e, sonra mevkidaşlarıma hakarettir. AK PARTİ'nin tezlerini savunacaksa, birilerinin gönlünü yapacaksa bunun için üzerindeki cübbeyi çıkarıp siyasete gelmesi lazım.

Bir başka mevzu, askerî vesayet; askerin siyasete ve kamuoyuna, seçmene istikamet dayatması. Bu, bir tek iktidara yapıldığı zaman mı darbedir, iktidara yapıldığında mı vesayettir? Gitmekte olan bir iktidara alkışlarla destek verip gelmekte olan yeni yürütmeye veya onu seçecek millete, halka "Bunlara oy verirseniz biz karşısındayız; bak, biz kimi alkışlıyoruz." demek vesayet değil midir? Siyasete istikamet dayatmak değil midir?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Millete muhtıra değil midir? Halka gözdağı değil midir? Buna hiçbir şey demeyecek mi Adalet ve Kalkınma Partisi? Biden çıkmış, altı ay önce bir laf etmiş: "Muhalefeti destekleriz." Cirmi kadar yer yakar, şöyle göstereyim. Ondan sonra kendileri bir şey dememiş, "Vay, altı aydır muhalefet buna susuyor." E, günlerdir buna susuyorsunuz; yürütmenin başı olarak bir partinin genel başkanı -atıyorum- "Fırtına obüsleri yaptık." "Askerin durumunu iyileştireceğim, savunmada şunu yapacağım." dese, asker de gidip alkışlasa ona bir şey diyen yok. Ya, ana muhalefet liderinin yurt dışı temaslarını alaycı bir dille eleştirirken avuçları patlıyor beylerin. Herkes haddini, sınırını, hududunu bilecek! Askerî vesayete karşı mağduriyet anlata anlata geleceksiniz, gelişinize bakmazlar gidişinize bakarlar demokrasi terazisine çıkacaksanız, kantarına çıkacaksanız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Buna mı kaldınız? Kuvvet komutanlarının alkışına mı kaldınız? Valisi yetmedi, kaymakamı yetmedi, emniyet müdürü yetmedi, mesajlarla davet verdiğiniz devlet memurları yetmedi, kuvvet komutanlarının alkışına mı kaldınız ya? Erdemliler hareketinin geldiği yere bak, savrulduğu yere bak!

Son hususumuz da şu Sayın Başkanım: Ek binada, şeklen de Parlamentoya benzemeyen, AKP'nin AVM tarzı inşa ettiği o ek binada, bu Meclis teamüllerine aykırı şekilde, 300 milletvekilinin dosyası varken 1.760 dokunulmazlık dosyasından 2'sini cımbızlayıp siyasi mühendislik yapıyorlar; her şey suç, bazı suçlar daha suç.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hukuk devletlerinde buna parlamento karar veriyor, ceza kanunu yapıyor. Biz de bir TCK yapmışız -beğenin beğenmeyin, eleştirin eleştirmeyin- suçların içinde kademeli artan cezalar var. Bekleyenlere bakın, iktidarınızda bekletilen dosyalara bakın; irtikaplar, rüşvetler, adam kayırmalar, onlar bunlar beklesin, hele hele son dönem bazı en ağır cezalık suçlara daha iddianame bile düzenlenemesin; ondan sonra şikâyete bağlı, yatarı olmayan bir suçtan "Dokunulmazlık kaldıracağım." veya "Mahkeme bastı." diye... Gitmiş oturmuş, kararı dinlemiş, dinlemiş; 3'üncü kez bilirkişi raporu... 3 bilirkişi raporu da Yalova Belediye Başkanımızı haklı görüyor. 1'inciden sonra 2'yi istiyor; 1'inci bilirkişiye suç duyurusu, 2'nciye gözdağı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 2'nci de haklı görüyor, bilirkişiye suç duyurusu. 3'üncü, 3'üncü de haklı görüyor; yine göreve iade etmiyor, niye? Çünkü rozetini beyefendi taktı AK PARTİ grup toplantısında Yalova'nın sözde Belediye Başkanına. Seçilmiş belediye başkanına 3 bilirkişi raporuna rağmen verme, ona isyan edip "Bu kadar da olmaz, çıkalım arkadaşlar." diyene orada bir hâkim bir laf etmiş, o da diyor ki: "Ayıp ediyorsun, yazık ediyorsun, yazıklar olsun!" "Mahkeme basmış"mış; karardan sonra ya, karardan sonra! Karardan önce olsa, "Sen böyle karar verirsen." dese anlarım; terk ederken tepki... Buraya mı düştünüz, bunlara mı ihtiyacınız var? Bu noktada mıyız? Şimdi, bu arkadaşlarımız orada, olacak iş değil.

Sayın Başkan, anlayışınıza sığınarak son sözüm şu: Bakın, hakikaten içimiz yanıyor, çıldırmak üzereyiz ya!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şöyle bir şey olabilir mi? Orada AK PARTİ ve siyasi ittifak ortağı yani iktidar bloğu var; baş başalar, el eleler, yan yanalar; yapayalnızlar. Sayın Başkanım, demokrasilerde...

İktidar her rejimde var, her türlü zorba rejimde var; rejimi demokrasi yapan muhalefetin varlığıdır. Bakın, orada bir başınıza kaldınız, bir muhalefet milletvekili yok. İktidarlar meşruiyetlerini muhalefetin varlığından alırlar. Yarın burada da bir başınıza kalırsınız. Ne diyeceğiz dünyaya? Muhalefetin olmadığı bir yerde muhalefet milletvekillerini yargılayan, dokunulmazlığını kaldıran... Bunun için mi geldiniz buraya? Böyle mi geldiniz, böyle gidiyorsunuz? Böyle geldiniz, böyle mi gidiyorsunuz? (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Ayıptır, yazıktır, günahtır!

Hakikaten her aşamasında muhalifiz ama...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...şu gidişinizi hiç yakıştıramadım Türkiye'ye.

Sağ olun. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)