| Konu: | HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak'ın ölümünün 8'inci yıl dönümüne, yolsuzlukların ve kadrolaşma faaliyetlerinin bitmediğine, tutuklu gazetecilere, Şırnak'ta EĞİTİM SEN üyesi öğretmenlere yönelik tutuma ve HDP milletvekillerinin adalet nöbetine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 04.01.2023 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak'ın ölümünün 8'inci yıl dönümündeyiz, bugün, Aktaş köyünde mezarı başında anıldı. Genel Başkanlık yapan, Adana Milletvekilliğimizi yapan Sayın Murat Bozlak'ı sevgiyle, saygıyla ve minnetle anıyorum; ruhu şad olsun demek istiyorum.
Sayın Başkan, yolsuzluklar bitmiyor, kadrolaşma faaliyeti bitmiyor. Bir kadrolaşma faaliyeti ve usulsüzlük haberi Diyarbakır'dan geldi. Diyarbakır kayyumu giderayak kadrolaşıyor yani kendilerine yakın olan bütün işçileri kadrolaştırıyor. Ne olmuş, size söyleyeyim: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi 29/12/2022 tarihinde yaptığı toplantıda alınan bir kararla lisans, ön lisans ve mesleki teknik liseden mezun olup Belediyede çalışan taşeronların önce sözleşmeye, daha sonra kadroya geçirilmesi yönünde bir karar alıyor. Bu arada, Belediyede kayyum olduğunu, Belediye Başkanımız Selçuk Mızraklı'nın cezaevinde rehin tutulduğunu ve Belediye Meclisi üyelerinin de görevden alındığını önemle ifade etmek istiyorum. Güvenlik biriminde Ulaşım Daire Başkanlığına bağlı şoförler devre dışı bırakılıyor, bu kararın dışında bırakılıyor. Toplamda 464 kişi bu kararla imzaya çağırılıyor sonrasında. Kriterleri sağlayan 70'in üzerinde personel güvenlik soruşturması bahane edilerek en başta reddediliyor ve daire başkanları, ilgililer bu reddedilenlere şunu söylüyorlarmış: "Ya, üstten, yukarıdan bir tanıdığınız varsa kadroya geçebilirsiniz; aksi hâlde, biz kadroya koşulları sağlamadınız diye almıyoruz." Para karşılığında satıldığı yönünde ciddi iddialar var ve yönetimde bulunan daire başkanlarının, şube müdürlerinin de yakınlarını, akrabalarını işe aldığı yönünde bilgiler var elimizde. Kadroya geçirilenlerin -taleplere rağmen- isimleri kamuoyuyla paylaşılmıyor. On beş yirmi yıldır belediyede taşeron olarak çalışan emekçiler devre dışı bırakılırken iki günlük, bir aylık belediye girişleri yapılan personeller kadroya geçiriliyor ve bunu kayyumlar yaparken büyük bir hukuksuzlukla orada oturuyorlar, bu hukuksuzluğu her gün daha da büyütüyorlar. "İltisak" diyerek İstanbul Büyükşehir Belediyesinde bir gerekçe yaratıp kayyum atama hazırlığı yapıyorlar, Diyarbakır ve diğer benzerlerindeki gibi ama aynı zamanda gideceklerini bildikleri için bu yolsuzluklara, hırsızlıklara da devam ediyorlar. Bir an önce Diyarbakır kayyumunun işe aldığı isimlerin listesini yayınlayın diyorum, iktidar grubuna çağrıda bulunuyorum: Bu listeyi açıklayın, kimleri işe aldırdınız, kimleri kayırdınız bilelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, tutuklu gazeteciler gündemi Türkiye'de bitmiyor. Altı ay önce tutuklanan 16 gazeteci hâlâ iddianamesiz bir şekilde cezaevinde tutulmaya devam ediyor. 8 Haziranda alınmışlardı ve sekiz günlük gözaltı sürecinden sonra, 16 Haziranda tutuklanmışlardı. JINNEWS Müdürü Safiye Alağaş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı Editörü Aziz Oruç, Xwebün Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, gazeteciler Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin hâlâ cezaevindeler ve neyle suçlandıklarını da daha bilmiyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yine Ankara merkezli başka bir operasyon yapıldı, burada da 9 gazeteci tutuklanmıştı, onlar hakkında da bir iddianame yok. Asıl suç, gazetecilik yapmak değil gazetecileri "muhalif" ve "yandaş" diye ayırıp RTÜK eliyle, yargı eliyle gazetecileri susturmaya çalışmaktır, gerçeklerin üzerini kapatmaktır. Bu iktidarın en büyük fiillerinden biri de gazeteciliği bitirmek istiyorlar; buna izin vermeyeceğiz.
Sayın Başkan, Şırnak'ta EĞİTİM SEN üyesi öğretmenlere yönelik bir tutum basına da yansıdı, EĞİTİM SEN Şırnak şubesi bir açıklama yaptı. Şehirdeki bir okulun müdür yardımcısı, sendika üyesi öğretmenleri hedef alıp "Teröristlere 'günaydın' yok." diye açıkça, utanmadan böyle bir cümle kuruyor. Yapılan açıklamada bunu kabul etmeyeceklerini, bu ayrımcılığı reddettiklerini EĞİTİM SEN zaten ifade etti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu, açıkça, iktidarın herkesi terörist gören, kendilerinden olmayan herkesi terörist gören zihniyetinin, iradesinin yerellere yansımasıdır. Yani bunu, Türkiye'yi kutuplaştırmayı bu kadar yükselten bir iktidar kendisi bu kutuplaştırmanın altında kalacak gerçekten. Dünyanın hiçbir yerinde milyonlarca terörist yoktur, olamaz; bunu söyleyeyim.
Son olarak da şunu söylemek istiyorum: Tecrit gündemiyle, milletvekillerimiz -bugün onuncu gündür- adalet nöbetini tutuyor, Meclis önünde bu nöbeti tutuyorlar. Adalet Bakanlığı hemen yanda, Meclis, önünde ve bütün bakanlıkların olduğu bir yerde bile ses duyulmuyor, soru önergelerine yanıt verilmiyor, araştırma önergeleri versek bile yanıt alamıyoruz, ombudsmana başvurduk, yanıt alamıyoruz, AİHM kararları dinlenmiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Türkiye'de iktidar, açıkça "Ben İmralı Adası'nda Sayın Öcalan'ı açıkça, keyfî bir şekilde, canım istediği için, siyaseten böyle uygun gördüğüm için avukatlarıyla görüştürmüyorum." diyor ve milyonlarca insan bu tecridin bitmesini, bu görüşmenin sağlanmasını ve sağlığıyla ilgili, güvenliğiyle ilgili endişelerinin giderilmesini talep ediyor.
Dün de sormuştum, bugün de soruyorum: Adalet Bakanlığından ve iktidar grubundan bu konuda bir an önce bir yanıt istediğimizi söylemek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.