| Konu: | İktidarın EYT, 3600 ek gösterge ve sözleşmeli personel konusundaki çözümlerine, İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan'ın (2/4580) esas numaralı Kanun Teklifi'ne, TÜİK'in açıklamış olduğu enflasyon rakamına, Cumhurbaşkanının YÖK üyesi atamasına ve milletin seçimi umutla, hasretle beklediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 44 |
| Tarih: | 03.01.2023 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Yılın ilk çalışma, ilk yasama günündeyiz. Bütün milletvekillerimize, başta Başkanlık Divanı üyelerimiz olmak üzere, başarılı bir yıl diliyoruz.
Milletvekillerinin başarısı, halkın bekledikleri yasaları çıkarmakla olur. Çok uzun süredir Cumhuriyet Halk Partisinin üzerinde durduğu, toplumun tüm kesimlerinden talepleri dile getirdiği pek çok konuda çok uzun zamandır itiraz edenlerin, hatta, örneğin emeklilikte yaşa takılanlara "Seçim kaybedeceğimi görsem, bilsem yine ben bu işte yokum, bana bunu getirmeyin." diyenlerin, seçimi kaybedeceklerini, birkaç ay sonra yapılacak seçimi kaybedeceklerini görünce son çare olarak emeklilikte yaşa takılanlara, yıllardır söz verip tutmadıkları 3600 ek göstergeye ya da uzun süredir kadro bekleyen sözleşmeli memurlara kadro vermeye sarıldıklarını gördük. Tabii, bu yıl Meclisin anayasasızlaştırma, kuralsızlaştırma, kurumsuzlaştırma yönünden çok ciddi itibar kaybettiği yıllardan artık sonuncusu, sonuna geldik diye düşünüyoruz. Düşünün ki birisi "EYT'yi çözdüm, sözleşmeli memuru çözdüm." diyor, bu ülkenin insanları Sosyal Güvenlik Kurumunun kapısına gidip emeklilik başvurusu yapmak istiyorlar. Burası Meclis; bu hakaretin 600'de 138'i bizeyse 600'de 283'ü size arkadaşlar, bu hakaretin 1'i bizeyse 2'si iktidaradır. Bu Meclisten kanunun çıkması gerektiğinin vurgusunu bile yapmadan "Çözdüm gitti." deyip insanları SGK önlerinde onlarla alay edilir hâle getirenlerin ne kadar milletten koptuklarını, ne kadar gerçekten koptuklarını, milletin iradesini nasıl hiçleştirdiklerini, kendi gruplarını bile nasıl ezip kamuoyunun önüne attıklarını görmek lazım. (CHP sıralarından alkışlar) Biz, milletin gönlünde olan bir meseleyi sorun ortaya çıktığından beri dile getiririz. Yirmi üç yıllık sorunu yirmi yıldır yok sayanlar, seçim kaybetmemek için bunu çıkarınca şimdi övünme yarışına girmişler. Ya, yirmi yıldır hakları yenenler ne olacak? Son beş yıllık iktidarınızda kanun teklifleri komisyonda beklerken hakkı yenenler ne olacak? Şu anda hakkı alanların hakları anasının ak sütü gibi helaldir, bugüne kadar yediğiniz o haklar da size haram zıkkım olsun! (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, birazdan bir başka sorun alanı burada oylanacak. İç Tüzük 37; Milletvekilimiz Turan Aydoğan çıkacak, beş dakika savunacak ve şunu oylayacağız: En düşük emekli maaşı asgari ücret kadar olsun mu olmasın mı? Bundan altı yedi yıl önce asgari ücretten düşük maaş alan emekli oranı yüzde 4'tü -2020'den beri veri açıklanmıyor- 2020'ye göre yüzde 50; bizim hesaplarımıza göre her 4 emekliden 3'ü asgari ücretin altına düşmekle karşı karşıya ancak İç Tüzük 37'ye "evet" derseniz emeklilerin yüzü güler.
Bugün 3.500 lira emekli maaşı alan dünya kadar emeklimiz var. Emeklilerin yüzde 75'i asgari ücretin altında eziliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu noktadan sonra, hiç olmazsa bizleri yetiştiren öğretmenlerimizin, büyüklerimizin, yanında yetiştiğimiz ustalarımızın yüzü suyu hürmetine bu önergeye "evet" demenizi bekliyoruz. Bütün Türkiye bu oylamayı mutlaka takip edecektir. Bu oylamada bütün milletvekillerimizi emeklilerden yana oy kullanmaya davet ediyoruz.
Sayın Başkan, TÜİK "Tayyip Erdoğan'ı üzmeyen istatistik kurumu" bugün yüzde 1,18 olarak açıkladığı aralık enflasyonuyla memurumuzun, emeklimizin cebine el atmıştır, onların cebinden para çalmaktadır. Bakın, İstanbul Ticaret Odasının rakamlarıyla enflasyon yüzde 93, ENAG'ın rakamlarıyla enflasyon yüzde 138, Tayyip Bey'in TÜİK'i yüzde 64 bulmuş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu yüzde 64, emeklinin cebine el atmaktır. Bugün de Sayın Erdoğan açıklamış: "Emekliye ve memura yüzde 25 vereceğim." Hemen döndük baktık, tablolar hazırdı. Sayın Başkanım, 2015'te ortalama memur maaşı 2,4 asgari ücretti, geçen yıl 1,7'ydi, yüzde 25 zam olursa 1,37. Sadece sekiz yılda ortalama memur maaşını 2,5 asgari ücretten 1,37'ye, asgari ücret karşısında yarı yarıya indirme durumu var. Bu kabul edilebilir bir oran değildir. Yüzde 25'i reddediyoruz, emeklilerimizin cebinden elinizi çekin diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkanım, son olarak, anayasasızlaştırmada, kurumsuzlaştırmada, kuralsızlaştırmada zirveye çıktılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, son kez toparlayın lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, biliyorsunuz, YÖK üyelerinin 14'ünü Cumhurbaşkanı atıyor, 7'sini de Üniversitelerarası Kurul. Geçen gün, 24 Aralık günü, Resmî Gazete'yi açtık, baktık; 5 profesör atamış Cumhurbaşkanı "Bunun 4'ünü ben atadım, 1'ini de Üniversitelerarası Kurul seçti." diyor. Üniversitelerarası Kurul aylardır toplanmamış, bu seçimi yapmamış. Ortalık ayağa kalkınca apar topar değişiklik yaptı "Onu da ben atadım." dedi. "Onu da ben atadım." deyince ne oldu Sayın Başkan? Bakın, altta, kırmızı ismi olan kişi, Cumhurbaşkanının yetkisi 14'ken atadığı 15'inci YÖK üyesi oldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Başkanım, son cümlem.
BAŞKAN - Son cümlenizi alayım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yani dengesiz, denetimsiz, frensiz bu rejimin Cumhurbaşkanı dur durak bilmeyen "Onu da ben yapacağım, bunu da ben yapacağım, onu da ben belirleyeceğim." niyetiyle -Anayasa "14" diyor- 15'inci YÖK üyesini atadı. Bu frensiz sistemde Cumhurbaşkanının frenleri tutmadı, hızını alamadı, Anayasa'nın öngördüğünden 1 fazla YÖK üyesi atadı. Bu, anayasasızlaştırmanın; bu, savrulmanın; bu, yönetimdeki beceriksizliğin; bu, metal yorgunluğunun; bu, gidiş yolculuğunun sinyalidir, en önemli göstergesidir. (CHP sıralarından alkışlar) Savruldunuz, yönetemiyorsunuz; milletin yakasından düşeceksiniz. Seçimi hasretle ve umutla bekliyor bu millet, hasretle ve umutla. (CHP sıralarından alkışlar)