GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:43
Tarih:22.12.2022

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; önce kısaca şu sendika yasasına değinmek istiyorum. Burada gayet açık bir gerekçe var. Bakın, "Toplu sözleşme ikramiyesi ödemesinde eşitsizlik yaratması suretiyle çalışma barışını da olumsuz yönde etkileyeceğinden..." böyle bir gerekçe vermişti Danıştay 12. Dairesi ama sizin umurunuzda değil. Ufak tefek birtakım değişikliklerle bakıyoruz aynı yasayı tekrar önümüze getiriyorsunuz. Neden? Neden umurunuzda değil? Çünkü bütün işler böyle. Şu bütçeyi görüşürken Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ ne dedi? Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularına -sayın hukukçuların dikkatini çekmek isterim, sayın vekillerin- Adalet Bakanlığı bir komisyon kuracak ve bu başvurunun uygun olup olmadığını inceleyecek; değil mi, hatırlıyoruz bunu. Peki, nedir bu? Bu, şudur: Ben zaten yürütmeyi dava ediyorum yani diyorum ki bu benim hakkımı çiğnedi, Adalet Bakanlığı da bunun bir parçası, hatta, bazı olgularda -ki belki birçok olguda- Adalet Bakanlığını dava ediyorum ama benim neticede bütün hukuki basamakları tüketip Anayasa Mahkemesine bireysel başvurumu inceleyecek olan yine Adalet Bakanlığı. Yani davalıyı kadı postuna oturtuyorsunuz.

Şimdi, buraya neden değinme ihtiyacı hissettim, bunun nedenlerini bir düşünün. Bunun nedenlerinden en azından bir tanesi -ben size söylüyorum ki- OHAL Komisyonu, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu görevinin sona ermesi hadisesidir. Yani bu mahkemelerin bütün basamakları tüketmesi ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını kazanması aşamasına geldiğinde ne yapacak? Evet, Adalet Bakanlığının kurduğu bu komisyon âdeta bir bayrak yarışıyla bayrağı OHAL Komisyonundan devralacak. İşte, bütün tezgâh budur arkadaşlar. Bunun yine ne yazık ki sizin hukuka bakışınızla, sizin adalet ilkesine bakışınızla doğrudan alakası var.

Değerli arkadaşlarım, OHAL Komisyonu ne yaptı, bunu kısaca bir hatırlayalım. OHAL Komisyonunun bir tane amacı vardı; biz KHK'lilerin yargıya gitmesini, yargıya erişmesini engellemek. Peki, bundan sonra bu yasayla ne olacak? Bundan sonra bu yasayla diyor ki: "Sen bütün yazışmanı OHAL Komisyonuyla değil -çünkü o 23 Ocakta ortadan kalkıyor- kendi kurumunla yapacaksın." Yani bu sefer buradaki mağduru bakınız davalıya da değil cellada teslim ediyor. (CHP sıralarından alkışlar) Yani onu o kurumdan atan adama, ona bu haksız işlemleri yapan insanlardan ona belge sağlamasını ve işleyen dava sürecinde belgeleri tamamlamasını âdeta isteyecek.

Değerli arkadaşlarım, bakın, "İki yılda biter." dediniz. Hatırlıyorsunuz değil mi? Buraya geldik "İki yılda biter." dediniz, "Bitmez." dedik, altı yıl oldu, değil mi? Altı yıl oldu. Şu grubun, AK PARTİ Grubunun 5 Grup Başkan Vekilinden 4'ü hukukçudur, genelde böyle oldu ve bu yasayı ısrarla savundular. Ha, şimdi ne oluyor? İşini âdeta yarım bırakıp bizi yani biz KHK'lileri kendi kurumlarının adaletine teslim edip gidiyor. Beş yıl üç ay dokuz gün geçmiş müracaatın üzerinden bakın hâlâ cevap verememişsiniz, neden? Çünkü ortaya koyacağınız bir şey yok, bugünkü olaylar gibi bütün olaylarınız düzmece. Yani buraya bir kurum koymuşsunuz, bunu da tembihlemişsiniz, demişsiniz ki: "Bunların yargıya erişimine engel olmak için siz buradasınız." Bir de çift maaşı ceplerine koymuşsunuz, ondan sonra tabii ki bu kurum işini altı senede de bitiremez.

Değerli arkadaşlarım, bütün işleriniz böyle. İşe hainler mezarlığıyla başladınız, değil mi? İnkâr edebiliyor musunuz? Utanıyor musunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

Buyurun.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Bugün hainler mezarlığı meselesinden ve daha sonra bizlerin baskısıyla bu kararınızı geri almaktan utanıyor musunuz? Utanıyorsanız dert, utanmıyorsanız daha büyük dert.

MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) - Utanacak bir şeyimiz yok.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Bakın, KHK listeleri... Gittik, 13 merkezde toplantılar yaptık. Adamlara diyorlar ki: "Şunu şunu koyun, pürüz çıkaranları da koyun." Ne dedi Sayın Arınç, Bülent Arınç ne dedi? "Rektöre sorduk, adamı niye attın?" dedik "Rektörlük seçiminde beni desteklemedi." dedi. İşte bu torbalar, işte bu KHK torbaları böyle meydana getirdiğiniz torbalar. Netice, 100 tane intihar, Meriç'te, Ege Denizi'nde boğulmalar, yoksulluk, açlık ve cezaevinde onlara âdeta bir alt mahkûm grubu gibi davranmanız; hastaları dahi, ölümün eşiğindekileri dahi sağlığa erişimden uzak tutmanız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın İslam.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Sözcüleriniz demiş ki: "Devletin güveni zayıfladı, devletin şüphesi var." Bu milletin bizim hakkımızda hiç şüphesi yok, en kısa zamanda Allah'ın izniyle gideceksiniz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)