GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Emekli Korgeneral Vural Avar'ın vefatına, Ali Tatar'ın ölüm yıl dönümüne, 103 amiralin yargılandığı davaya, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encu'ya bir polis tarafından tokat atılmasına ve HDP Eş Genel Başkanlarının abluka altına alınmasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:41
Tarih:20.12.2022

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bugün, Sincan Cezaevinden çok acı bir haber aldık; 28 Şubat davası kapsamında rütbeleri sökülen emekli Korgeneral Vural Avar 85 yaşında cezaevinde hayatını kaybetti. İktidarın hukuku siyasallaştırılmasının ve bir intikam aparatına dönüştürülmesinin çok acı bir sonucuydu bu. İnfazları durdurmayarak 85, 90, 93, 94 yaşlarındaki yaşlı, hasta bedenlerden intikam aldığını sanan vicdansızların yönettiği bir ülkede yaşıyoruz maalesef. Bu dava, FETÖ'cü hâkim ve savcıların temelini attığı, iddianamesini yazdığı bir dava. 28 Şubat sürecinde yaşananları tasvip etmediğimizi defalarca söyledik ama koca bir süreci, o dönemde komuta kademesinde ya da o kademenin yan kademelerinde görev yapan, şu anda 90'lı yaşlarında olan kişilerden bunun hesabını sormak; hasta bedenlere, yaşlı bedenlere işkence etmek, onların cezaevlerinde ölümüne sebebiyet vermek 28 Şubatla yüzleşmek demek değildir; bunu görmek lazım. Vural Avar'ı Cezaevi İnceleme Alt Komisyonu üyelerimiz Sevda Erdan Kılıç ve Ali Haydar Hakverdi ziyaret etti. Ziyaretlerinde, kendisi çok hasta olmasına rağmen, "Buradan yaşlılıktan, hastalıktan değil; FETÖ'cülerin kurduğu bu kumpas davasından beraat ettiğim için çıkmak isterim." ifadesini kullanmıştı, o da bu tutanaklara geçsin ve bu yüce çatının altında kalsın.

Yine, Milletvekilimiz Sezgin Tanrıkulu Anayasa Mahkemesine yaşam hakkı ihlali olmadan bu bireysel başvurunun görüşülmesi çağrısında bulunmuştu, bunu da bir kez daha hatırlatmak isterim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dün, rahmetli Ali Tatar'ın ölüm yıl dönümüydü; FETÖ'cülerin kendisine çaldığı karaya karşı "Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez." diyerek kendi yaşamına son vermişti. Ali Tatar'a, Vural Avar'a ve kumpas davalarından dolayı hayatlarını kaybeden, o sürecin sonunda hayatlarını kaybeden herkese Allah'tan rahmet, ailelerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

28 Şubat tutuklularını ben de ziyaret etmiştim. Biz, Silivri Cezaevi önündeki isyanlarını, Silivri Cezaevi önünde uğradıkları hak mağduriyetini dile getirmiştik ama seslerini duyuramadık. Buradan bir kez daha dile getiriyoruz: Sincan ve Silivri'de tutulan, yaşını almış, hastalıklarla boğuşan bu komutanların cezaevlerinde ölmelerine engel olun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cezaevinde, sağlık koşulları ve yaşlılık nedeniyle duramayacak olan tutuklu ve hükümlüler için farklı tedbirler alınabilir. Bu insanlara çektirdiğiniz zulüm artık yeter diyoruz.

Bugün iyi bir haber aldık, onu da paylaşmak gerekiyor. Geçen sene, "Montrö Bildirisi" olarak bilinen, "amiraller bildirisi" olarak bilinen ve 103 amiralin fevkalade korkunç şekilde hedef gösterildikleri, rütbelerinin söküldüğü, orduevlerine sokulmasının yasaklandığı, kaldıkları yerlerden zorla uzaklaştırıldıkları, kendilerine tahsisli olan korumaların kendilerinden alındığı bir linç sürecini yaşamıştık. Bu bildiri yayınlandığında edilen sözler hafızalarımızda. Bu ülkeye üniformalarıyla hizmet etmiş amirallere "darbeci" yaftası yapıştırıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Gözaltı süreçleri hukuksuzca uzatıldı ve bugün gelinen noktada hepsi birden beraat ettiler, yargı kararıyla bu bildiriden beraat ettiler. Adalet ve Kalkınma Partisi bir siyasi akılla değil, trol aklıyla yönetilen bir siyasi parti durumuna düşmüştür. Troller sosyal medyada hedef gösteriyorlar, saldırıyorlar; sonra AK PARTİ'ye müzahir kalemler buraya katılıyor, daha sonra AK PARTİ'nin sözcüsü buna katılıyor, daha sonra savcılar, hâkimler harekete geçiyor. Sürecin sonunda kim haklı çıktı? Ne oldu? Sürecin sonunda ne oldu? Mahkeme 103'ünü de beraat ettirdi, bakalım şimdi ne diyeceksiniz. O gün 103 amirale, mavi vatana "mavi vatan" ismini vermişlere, Türkiye'nin mavi vatanla ilgili bütün taktik hamlelerini yapmış olanlara bu yaftaları yapıştırdınız da en sonunda ne oldu, ona bir dönüp bakmak gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son konum da şu: Pazar günü Halkların Demokratik Partisinin İstanbul İl Eş Başkanı, birlikte milletvekilliği yaptığımız Ferhat Encu bir polis tarafından tokatlandı. Görüntüleri gördüm, vicdanım sızladı. Bir partinin il başkanı demek o partinin o ildeki kurumsal kimliği demektir; oy aldığı 6 milyon kişiyi temsil eder, eş genel başkanlarını temsil eder. Orada atılan o tokat haddizatında sivil siyasete atılmış tokattır. O tokat bir kişiye atılmış tokat değil; 600 milletvekiline, bu Mecliste geçmişte milletvekilliği yapan herkese atılmış tokattır. Ayrıca, Uludere acısıyla, Uludere'yle yüzleşmeyenlerin; Uludere'ye eşini yollayıp taziye verenlerin ama Uludere'yle yüzleşmeyenlerin Uludere'ye attığı tokattır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ve bugün için... Dün Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanlarına yapılan abluka sivil siyasete alan bırakmamaktır. Bir partinin genel başkanının ilçe binasına girememesi demek ne demektir? Buna izin vermemek demek ne demektir? Bunların kabul edilebilir tarafı yok. Haziran ayında Zafer Partisinin Genel Başkanı Hatay'a sokulmadığında da İçişleri Bakanlığının önüne yürütülmediğinde de aynı tepkiyi verdik. Kimin başına geldiğine bakarak tepkinizi değiştirmeye çalışırsanız, bir partinin ilçe başkanı siyaseten kıymetli, bir partinin eş genel başkanı siyaseten ablukaya alınabilir olursa Anayasa'yı ihlal edersiniz; bu doğru bir yaklaşım değildir. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özel, son sözlerinizi, son cümlelerinizi alayım.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biz, 6,5 milyon seçmeniyle, kendilerine verilen 6,5 milyon oyla, Meclisteki gruplarıyla Halkların Demokratik Partisine diğer siyasi partiler gibi ayrımsız, eşit saygı duyuyoruz. Devletin tüm organlarının bu saygıyı duyması iktidarın ve Hükûmettekilerin sorumluluğundadır.

Anayasa değiştirmek için ihtiyaç duyduğunuzda kapılarını çalıp ya da bu Meclisin işleyişinde aynı masanın etrafına oturup gayet nazik müzakere edip sonra kameraların önünde demokratik siyasete tokat atmak da abluka yapmak da iki yüzlülüktür. Adalet ve Kalkınma Partisini, onları bu iki yüzlülüğü terk etmeye davet ediyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)