| Konu: | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 13.12.2022 |
CHP GRUBU ADINA BURAK ERBAY (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
2023 yılı bütçesini görüşüyoruz. Gönül isterdi ki burada gençlere, esnafa, üreticiye, turizmciye umut olalım. Onlara umut verecek bir bütçe yapmayı temenni ederdik ama ne oldu? Buradan 2023 yılı bütçesini görüşürken o kadar olumsuz görüntüler verdik ki; havada uçuşan yumruklar, hakaretler, belki de olmaması gereken sloganlar. Buna ne sebep oldu biliyor musunuz? Bu yarattığınız ucube sistem sebep oldu. (CHP sıralarından alkışlar)
VELİ AĞBABA (Malatya) - Bravo!
BURAK ERBAY (Devamla) - Bu yarattığınız ucube sistem buna sebep oldu. Daha önce de defalarca söyledik, burada bakanlar olmalıydı, yasama ile yürütme bir arada olabilmeliydi. Onları ayırdığınız için -bu bakanlar bir sürü de pisliğe batmış; yakınlarına dezenfektan satan bakanlar, Bodrum'da ihale koşturan bakanların yakınları, uyuşturucu baronlarıyla fotoğraf çekilen bakanlar- burada bu pislikleri ortaya çıkmasın diye, bütün pisliklerini örtmek için bu olumsuz, kötü tabloları yarattılar. Ben daha önce de söylemiştim "Bu ekonomi AKP'nin sonu olacak." diyoruz ya; ekonomi olmayacak, bu yarattığınız ucube sistem AKP'nin sonu olacak. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, bu görüşmeler sırasında mesela gene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay geldiği sırada ona bazı sorular soruldu, bir isimden bahsedildi; Veysel Filiz. "Slogan atıyorsunuz." diyorsunuz ya; biz burada niye o sloganları atıyoruz? Çünkü biz bu hırsızlıkları, yolsuzlukları gündeme getiremiyoruz; erişim yasakları geliyor, haberlere kısıtlamalar geliyor. Bu kadar bağırmadan sonra ne diyecek dedim, o gün kalktı "Ben o fotoğrafı şurada çektirmiştim." diye cevap verdi. Sayın Fuat Oktay'a buradan soruyoruz; biz ona "Fotoğrafı nerede, niye çektirdin?" demiyoruz, "Edirne'de gümrük kapısında bu kişiyle ilgili telefon ettin mi? Savcılıkta dosyalar, 'tape'ler var mı? Neden erişim engeli getirdin?" diye bunu soruyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Akşam cevaplamasını bekliyoruz.
Şimdi, bu görüşmeler sırasında o kadar çok gündeme getirmek istediğimiz konu vardı ama o kadar iğrenç gündemler var, çok kötü gündemler var ki o yüzden hızlıca geçip sonunda o gündemlere değineceğim.
Bakın, Türkiye'yi karış karış dolaşıyoruz -burada Karabük vekilleri var mı bilmiyorum- geçen haftalar içerisinde Karabük'teydim; bir tabloyu size göstermek istiyorum. Burası Eskipazar Devlet Hastanesi; 2012'de ihalesi yapılmış, 2015'te hastane yerleşmiş; hastanenin durumuna bakın, hastane kayıyor, kaydığı için de hastane taşınmış, şu anda bir okulda hizmet veriyor.
Gene, aynı şekilde, Eskipazar'daki Bulduk deresinin hâli... Buraya deri fabrikalarından gelen atıklar bütün Karabük'ü kirletiyor. O yüzden, Karabüklüye söz vermiştim, Karabüklünün hakkını arayacağız ve gerekirse -Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sesleniyorum- ben bu olayla ilgili suç duyurusunda bulunacağım eğer bir ay içerisinde bu görüntüler temizlenmezse. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, orman yangınlarını konuşmak isterdik. Muğla'mız yandı, ülkemiz yandı. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir burada mı bilmiyorum, kendisiyle ilgili araştırmaları da yaptık. Daha önce uçaklarla ilgili Orman Bakanlığı ihale yapıyordu, ne olduysa 2018'den sonra bu Savunma Sanayii Başkanlığı ihaleler yapmaya başlamış. Bakın, bu konuda defalarca araştırma önergesi vermişiz. Muğla'daki yangınlardan sonra hem Bodrum hem Marmaris'te savcılığa suç duyurusunda bulunduk; gelin, bunu araştıralım, etkin mücadele yapıldı mı, emniyet şeritleri açıldı mı bakalım dedik. Takipsizlik kararı... Araştıralım demişiz, reddedilmiş. Şimdi -özellikle bunu da soruşturduk- Orman Bakanlığından Savunma Sanayii Başkanlığına aktarılan paralar ne oldu? Ben bunu buradan bir kez daha sormak istiyorum. Çünkü önümüzdeki günlerde -bakın, bu, Birleşmiş Milletler raporu- 2030'da bu yangınlar yüzde 14 artacak, 2050'de yüzde 30 artacak. Böyle büyük tehlikeler maalesef bizi bekliyor.
AKP öyle zararlar veriyor ki ülkeye -sürekli sıkıntılı ve ülkenin geleceğine zarar veren uygulamalara devam ediyorsunuz- şimdi de gene nereden çıktıysa bu zeytin yasası, maden şirketlerinin önünü açan, bu sahaları peşkeş çekecek bir zeytin yasasıyla gündeme geldi. Ben buradan sormak istiyorum: AKP'nin bizim zeytinimizle derdi ne, AKP'nin bizim zeytinyağımızla derdi ne? (CHP sıralarından alkışlar) Artık yeter arkadaşlar! Mahkemeler defalarca iptal etti, niye bir daha bu yasayı getiriyorsunuz? Bakın, Muğla'dan bir görüntü; bu madenler neye sebep olmuş, çöl olmuş; eğer bu yasa geçerse bu zeytinler de kesilecek. Burası, Bodrum'a geçen su kaynaklarının olduğu yer; yirmi yıldır zaten bu hâle getirilmiş, çöl olmuş. Bu yasayı lütfen geri çekin arkadaşlar. Bizim ailelerimiz bu zeytinden geçiniyor; elli yıldır geçinmişler, elli yıl daha bu zeytinden geçinecekler. Dediğim gibi, sürekli ülkeye zarar veren bir gündem ve ülkenin geleceğine zarar veriyorsunuz, çocuklara sahip çıkmıyorsunuz. Yani dedim ya, ekonomi konuşmak isterdik ama...
Geçen gün Aile Bakanının tavrını gördükten sonra, Muğla Yatağan'dan bir ablamız bana bir mesaj atmış, o mesajı okuyarak konuşmamı sonlandırmak istiyorum. O gün o Aile Bakanının, işte, buradaki kadın vekillere tavrını, olayla ilgili tavırlarını görünce, gerçekten inanamadık ama olması gereken tavır işte bu mesajda var diye düşünüyorum ve onun mesajını okumak istiyorum. "Ben bugün adliyeye gittim, başsavcı ve 2 savcıyla görüştüm. Gece çok ağladım, üzüldüm. 6 yaşında evlendirilen çocuk gelin için suç duyurusunda bulundum. Savcılar haberi izlemedikleri için haberleri yok; çok ilgilendiler, 2 sayfalık dilekçe yazdım. Acımı kendi elimle kitapçıda tükenmez kalemle yazdım. Savcılar çok gençler ama nazik tavırları çok hoşuma gitti. Ağlayarak Halk TV programı, Sözcü gazetesi ve TV kanallarından dinlediğimi anlattım. Ellerim titriyordu, ağlamamı önleyemedim çünkü gözümün önünde torunum vardı; çiş yaptığında poposunu kendi silmek isteyen, annesi evdeyse kakasını bana değil, annesine sildiren, teni çok narin olduğu için poposu kızardığında pomat sürdüğüm minik kuşum, kızım, masum çocuğum gözümün önündeydi. Ben ağlamaktan konuşamadım. Yine, ayakta uğurladılar."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
BURAK ERBAY (Devamla) - "Az önce kendimi toparladım, iş yapmaya başladım. İşte, böyle bir pisliğin içinde zavallı çocuklar. Tecavüzün adını, istismarın adını imam nikahıyla kapatan sapkınlar; tutamıyorum kendimi. Altını ıslatan 7 yaşındaki çocuklara çok sarıldık, onlar ağladı, biz üzüldük; kustular, sümükleri aktı ama onlar hep bizim çocuklarımızdı." diyen bir anne işte arkadaşlar; bir anne, Yatağan'da bir teyze.
RECEP ÖZEL (Isparta) - Kim o?
BURAK ERBAY (Devamla) - Bakın, işte al, merak ediyorsan WhatsApp mesajı da burada ve savcılığa verdiği dilekçe de burada.
CENGİZ GÖKÇEL (Mersin) - Anlamaz, anlamaz!
BURAK ERBAY (Devamla) - Yalan mı söyleyeceğim, yalan mı söyleyeceğiz? "Kim o?" diye soruyorsun. İşte, böylesiniz, örtbas ediyorsunuz!
RECEP ÖZEL (Isparta) - Nasıl böyleyiz ya!
BURAK ERBAY (Devamla) - Bu dava niye mayısa bırakıldı? Niye bir tutuklu yok? Bakın, buradan sesleniyorum: Bu 6 yaşındaki çocukla ilgili gereğini yapmazsanız bütün vicdanlarda mahkûm olacaksınız, mahkûm olacaksınız.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)