| Konu: | Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in 362 sıra sayılı 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 363 sıra sayılı 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin altıncı tur görüşmelerinde yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 11.12.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan
Evet, Sanayi Bakanıyla başlayayım. Doğrusu, dünü aratmadı fazla, performans müthişti, onu söyleyeyim.
SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MUSTAFA VARANK - Sıfır hakaret.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Hemen, itiraz etmeyin ya, böyle bir hareketlilik vardı yani.
Uzun uzun sanayiyi anlattınız. Yani sanayinin gelişimini konuşacağız da bir de tarım alanlarının tahrip edilmesi meselesine girseydiniz daha iyi olacaktı konuşmanın bütünlüğü açısından. Çünkü tarım alanlarının tahribi ile sanayi alanının gelişmesi arasında bir paralellik var ve bir denge olması lazım. Buna en iyi örnek: Amasya'nın Taşova ilçesine bağlı Çambükü köyünde köylülere yönelik bir şiddet uygulanıyor, basına da çokça yansıdı. Burası OSB yapılmak isteniyor, köylüler buna karşı kesinlikle karşı duruyor ve direniyor, hukuki mücadele de yürütüyorlar fakat kolluk oraların tamamını tutmuş ve köylülerin karşı çıkmasına rağmen, 300 polis eşliğinde çalışma başlatılmış ve kadınlar öncülüğünde tarlalarının ellerinden zorla alınmasına karşı bir direniş var. Buradan, direnen kadınları selamlıyorum. Tarım alanına da dikkat edin lütfen, bunu özellikle söyleyeyim
Şimdi, sanayileşme ve gelişim sadece 5'li çete ve yandaşlarının büyümesi olarak kabul edilemez, buna böyle bakmıyoruz; temel mesele, toplumun bir bütün olarak kalkınması, refaha kavuşması. Açıkçası, dünya yapay zekâyla sanayi devrimi yaparken Türkiye, Suriyeli ve Afgan göçmenlerle, ilkel dönemin sanayi anlayışıyla ayakta kalmaya çalışıyor, ucuz iş gücüyle ayakta kalmaya çalışıyor. Üniversiteler özerkliğini ve özgürlüğünü kaybetti, tamamen -hatibimiz anlatmıştı- biatçi, liyakatsiz bir yapıya büründü. Sanayide yapay zekâyı üretecek beyinler maalesef göç ediyorlar.
"Samanyolu" "uzay" deyip duruyorsunuz konuşmanızda. Türkiye halklarının yaşamını sağlayacak tarım alanları ve gıdaya ulaşım konusunda millet uzaya değil, gıdaya erişmek istiyor. Haberlerde var, okuyun bu gece; millet yarı fiyatına tencere almak için birbirini ısırıyor, siz hâlâ uzaydan söz ediyorsunuz. Açıkçası, manipülasyon gücünüz yüksek; acaba bu troll fikrinin mimarı mısınız sormadan edemeyeceğim.
Freedom House'un 2022 yılı İnternette Özgürlük Raporu'na göre, Türkiye -internetin özgür olmadığı, 70 ülke arasından- 17'nci ve buna benzer birçok veri var elimizde.
Bir de İTÜ'de ne olduğunu sormak istiyorum. Araştırma görevlisi ilanı vardı, 6 Aralıkta hiçbir açıklama yapılmadan iptal edildi, Dekan ve Bölüm Başkanı istifa etti.
Son olarak size sözüm: Uzay Ajansı Başkan Müşavirliğine sebze üretim teknolojisi mezunu birisini atadınız. Buradaki mantığınız ne, hangi başarıyla atadınız? Bunu sormak istiyorum.
Millî Eğitim Bakanına dönmek istiyorum. Öncelikle, eğitimdeki ayrımcılık, ırkçılık ve ötekileştirici uygulamalara karşı ne işlem yaptınız?
Bursa'daki öğretmen Alevilere değil de başka bir kesime bu sözleri -ağzıma almayacağım sözleri- söyleseydi görevden alınmaz mıydı, cezaevine girmez miydi?
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Çoktan cezaevindeydi, çoktan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - O öğretmenin derhâl öğretmenlikle ilişiği kesilmelidir. Bunun başka hiçbir tatmin edici yönü olmaz. Milyonlarca Alevi yurttaşın değerlerine doğrudan hakaret etmiştir, çiğnemiştir. Başkası olsa çoktan cezaevindeydi. Bunu kabul etmiyoruz.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bakan korumasında, Bakan korumasında. Bakan koruyor onu, Bakan. Arkasında Bakan var, Hükûmet var, müftü var, Diyanet var.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yine, Bursa'da özel bir okulda, merdivenlerde "Ya Türkçe konuş ya da sus!" gibi "Dilimiz, kimliğimizdir." gibi "Türkçenin bir eksiği yok, ya sizin?" gibi cümleler var; yazanlara yönelik ne uygulama yaptınız?
A101'le protokolü iptal ettiniz, Köfteci Yusuf'la protokolünüz devam ediyor.
İşçi öğrenci dönemini başlattınız, bu konuda bir izahınız var mı? Yani bunu kabul edilemez buluyorum.
Açıkçası -süre yetmeyecek- on binlerce atanamayan öğretmen, sözleşmeli öğretmenlerin iş güvencelerinin olmaması, özel okullarda çalışan öğretmenlerin iş güvencesizliği, KHK'li öğretmenlerin durumu, milyonlarca kız çocuğunun okuldan uzak kalması, sayıları milyonlara varan yoksul çocuğun güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda kalması ve tabii ki en hayati meselelerden biri beslenme, çocukların okullara aç gitmesi; bu konularda ne yapacağız, ne yapacaksınız hakikaten?
Bir de yirmi yılda...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu sadece tutanaklara geçsin, tutanaklara geçsin, tek cümle.
BAŞKAN - Sayın Özel...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Kayıtlara geçsin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bakana soracağım, Bakana.
BAŞKAN - Mikrofonu açmıyoruz, devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Siz bir sayıyla övündünüz, anaokuluna giden çocuk sayısının çok yükseldiğini, yüzde 40'ı yakaladığınızı söylediniz; OECD ülkeleri içinde ortalama oran yüzde 83. Türkiye'de yirmi yılda yüzde 11'den yüzde 41'e getirmeyi hakikaten başarı olarak görüyor musunuz?
Teşekkür ediyorum.