GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:32
Tarih:08.12.2022

CHP GRUBU ADINA NİHAT YEŞİL (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün en önemli görevlerinden biri kültür varlıklarımızın korunması, kollanması ve denetlenmesidir. Esas olan, ticari kazanç değil, yüzyıllardır dayanışma kültürü içerisinde oluşan tarihsel bilinci ve kültürü gelecek kuşaklara en doğru şekilde, bozulmadan aktarmaktır ve denetlemektir ama ne yazık ki vakıflar, merdiven altı tarikatların, akçeli işlerin yürütüldüğü kurumlar hâline dönüştü. Vakıflar kaynak yaratma, yandaşlara iş bulma kurumu değildir. Gençlerimiz ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, sınavlara hazırlanırken, yurt dışında gelecek ararken, kadro beklerken, AK PARTİ kendi yandaş vakıflarında şahıslara devletin en önemli kadrolarını peşkeş çekmekle meşgul. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekili arkadaşlarım, sizlere bir vakıftan söz edeceğim. Bu vakıftan bahsetmeden önce, değerli aydınımız Uğur Mumcu'nun yıllar önceki bir sözünü size hatırlatmak istiyorum: "Hangi iktidar bir din sömürüsüne dayanmışsa mutlaka yıkılmıştır." Bu ülke bu tür vakıflardan, dini kullananlardan çektiği kadar kimseden çekmedi. İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı kurucusu on sekiz yıl önce 6 yaşındaki öz kızını 29 yaşındaki biriyle evlendiriyor, 6 yaşındaki o kız çocuğu büyüyor ve 24 yaşına geliyor, sonra da şikâyetçi oluyor ama o güne kadar hiç kimse görmüyor. Evet, yanlış duymadınız, sözde "efendimiz" diye hitap ettikleri bir tarikat lideri, 6 yaşındaki çocuğuna gelinlik giydiriyor. Bugüne kadar bu acı gerçekle de karşı karşıya kaldık, hiçbirimiz görmedik, gördük aslında ama kimse üzerine gitmedi. (CHP sıralarından alkışlar) Kimse de çıkıp neler oldu, nasıl oldu, 6 yaşındaki çocuk nasıl gelin oldu; bunların hesabını sormadı. 29 yaşındaki adamla onca sene nasıl yaşandı? Bu nasıl baba, bu nasıl bir düzen, bu nasıl bir iktidar anlayışı, bu nasıl bir Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı? (CHP sıralarından alkışlar)

Devlette kimse bu tür olayları görmüyor, duymuyor, bilmiyor. Devlet, gölgesi altında yaşayan masumlara ve mazlumlara erişebildiği ölçüde devlettir. Ensar Vakfı, Hiranur Vakfı ve bunlara benzer vakıflar derken kendi evlatlarımızı sapkın insanların inisiyatifine terk edemeyiz. Bir Bakanın "Bir kereden bir şey olmaz." sözü hâlâ kulaklarımızda çınlıyor. Merak ediyorum, yine böyle "Bir kereden bir şey olmaz." diyecek miyiz yoksa olayların üzerine gidip bu olayları soruşturacak mıyız? (CHP sıralarından alkışlar)

Çocukları biriktirirler dokuz ay on gün, ömür boyu harcamak için kullanırlar ama biz bu düzeni değiştireceğiz ve bir tek çocuğumuzu bile harcatmayacağız. Bu vakıfları bünyesinde bulunduran, denetleyen, onlara göz yummaya çalışan Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, istismarın ve bozuk düzenin bir parçası olamaz, olmamalıdır. (CHP sıralarından alkışlar)

Vakıflar Genel Müdürlüğünün bütçesi bir yana bu bütçe hangi derde deva, hangi yaraya merhem, neye çare? Yirmi yıldır ülkenin başında bulunan Hükûmet, yaşanılan ekonomik krizin sorumluluğunu yine başkalarına yıkıyor. Bugüne kadar suçlu hep faiz lobisi oldu, dış güçler oldu, CHP oldu, Sayın Genel Başkanımız DNA'sını bozunca Genel Başkanımız oldu ama bir türlü kendisi olmadı; şimdi de suçlu, marketler zinciri. İktidar, enflasyon konusunda sorunun 3 harfli marketlerden kaynaklandığını iddia ediyor. Evet, kötü ekonominin, enflasyonun, yüksek döviz kurlarının sebebi 3 harflidir; o da AK PARTİ'dir. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, şeker stoku için yağ deposunu basacağınıza, soğan lobisi icat edeceğinize, yüksek fiyatlar için başkalarını suçlayacağınıza, Ekonomi Bakanınızın gözlerinin ışığına bakarak bunu denetleyemediniz ama bir gerçeği görerek onu size anlatmak istiyorum...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.

NİHAT YEŞİL (Devamla) - 2022 yılında doğal gaza yüzde 111 zam; gübreye yüzde 230 zam; şekere yüzde 340 zam; elektriğe yüzde 260 zam; benzine yüzde 230 zam; ayçiçeği yağına yüzde 210 zam; ete, süte yüzde 195 zam; mutfak tüpüne yüzde 90 zam; ekmeğe, una yüzde 80 zam; ulaşıma yüzde 175 zam; Türkiye, tarihinde bu kadar çok zam yapan başka bir hükûmet görmedi. Bu ülke savaşı da gördü, darbeyi de gördü, doğal afetleri de gördü, olağanüstü hâlleri de yaşadı ama hiçbir zaman ekonomi bu denli çökmedi. Savaşın ortasında Ukrayna'da dahi enflasyon yüzde 16,4 iken bizde TÜİK'e göre yüzde 84,4. Rusya'yla savaşan biz miyiz, Ukrayna mı? Evet, bizim ülkemizde bir savaş var, o da sizin yarattığınız ve yurttaşlarımızın mücadelesini verdiği ekonomik savaş arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, evine ekmek götüremeyen babaların yüzündeki utancın sebebi sizsiniz, mutfağında bir sıcak çorba çıkaramayan annelerin gözyaşının sebebi de sizsizin; maaşı yetmeyen emeklinin, zarar eden çiftçinin; insan onuruna yakışır bir yaşam sürmeyen işçinin, öğretmenin, memurun, sağlıkçının da nedeni sizsiniz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)