| Konu: | İzmir Milletvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu ile Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül'ün yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 08.12.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Aradan önce, hiç istemediğimiz bir tartışmaya bu salon tanık oldu, toplum da tanıklık etti. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Halkların Demokratik Partisi demokrasiye inanan, Türkiye'de bütün meseleleri konuşarak, tartışarak, demokratik siyaset kanallarıyla çözülmesini savunan ve bu konuda tekçiliği değil, çoğulculuğu; herkesin, Türkiye'de yaşayan herkesin; Kürtler de Türkler de Lazlar da Çerkezler de Abazalar da Pomaklar da Aleviler de Sünniler de herkesin eşit ve özgür yurttaş olarak yaşamasını savunan bir partidir; bunu söylemek durumunda hissediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu kürsü halkın kürsüsüdür; buraya çıkıp konuşanlar, kürsüde konuşanlar halkın iradesini temsil eden, halkın vekâletini alan milletvekilleridir. Bu nedenle o milletvekillerinin düşüncelerinin mutlak suretle korunması gerektiği yönünde Anayasa düzenleme yapmıştır; sorumsuzluk ve dokunulmazlık. Çünkü milletvekilleri toplumun düşüncelerini, duygularını, taleplerini en üst düzeyde, hatta daha ileri giderek burada temsil edebilsin diye, ifade edebilsin diye hem iç hukukta hem uluslararası hukukta düzenlemeler vardır.
Aradan önce hatibimiz bir Kürtçe dörtlük okudu, şiir okudu ve bu kürsüde Kürtçeye karşı bir tahammülsüzlük olduğunu, bir tepki olduğunu, bir Kürt düşmanlığının olduğunu ve Genel Kurulun, maalesef, Kürtlere karşıtlığın ve düşmanlığın üretildiği bir yer hâline geldiğini üzülerek ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bizim Adana Milletvekilimiz Tulay Hatımoğulları Arap olduğu için Arapça konuştu, tek bir çıt çıkmadı ama Kürtçe konuşulduğu anda bir hareket başlıyor, bir tepki başlıyor. Kürtçe, bu ülkede yaşayan 30 milyonu aşkın yurttaşın dilidir. Biz Kürtçenin resmî dil olmasını da savunuyoruz, ana dilinde eğitimi de savunuyoruz ve bu kürsüde yüzlerce Kürt milletvekilinin olması hasebiyle bunun kabul edilmesi gerektiğini de savunuyoruz ama bunun karşısında bütün bir grubu, bir partiyi sarı torbayla tehdit etmek ne Meclis İçtüzüğü'ne ne siyasete ne hukuka, hiçbir şeye sığmaz. Bu ülkede "baştrol" olan bir İçişleri Bakanı var, sarı torbalarla bir halkı tehdit eden "tweet"ler atabiliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.
Bir partinin Grup Başkan Vekilinin bize dönerek sarı torba tehdidinde bulunmasını kabul etmiyoruz. Bizi sarı torbayla tehdit edecekler, henüz doğmadı. (HDP sıralarından alkışlar) Kesinlikle doğmadı. (HDP sıralarından alkışlar) Biz, burada yaşamı savunuyoruz. Ölümle tehdit etmek ve bunu Genel Kurulda yapmak çok büyük bir hukuksuzluk, şiddet ve düzeyi göstermiştir, bu da kayıtlara geçsin. Biz hiçbir şeyden korkmayız, ne sarı torbadan ne tehditlerden -diğer tehditleri de geçiyorum- biz en büyük bedelleri ödeyerek buraya geldik, bu da böyle bilinsin. Karşılarında tehditlere pabuç bırakacak bir grup, bir parti yok. (HDP sıralarından alkışlar)