GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Mecliste Kürt dilinde sözcükler, deyimler, halkça bilinen kavramlar kullanıldığında tutanaklara bu ifadelerin"(*)" işaretiyle geçmesine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:30
Tarih:06.12.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben, dünden başlayayım, daha önceki pratiklerden de başlayayım. Açıkçası bu Mecliste, Kürt dilinde sözcükler, deyimler, halkça bilinen, toplumca bilinen kavramlar kullanılınca da hep "(*)" işareti geçiyor. Dün, Eş Genel Başkanımızın 2 defa söylediği "..."(*) de -tutanak elimde- yine bir "(*)" işareti olarak geçti. Bu, ayrımcı bir pratiktir, öncelikle bunu söyleyeyim. Çünkü milyonlarca Kürt'ün, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu ve ana dilinde olan bir dilin cümlelerinin bile bu şekilde kabul edilmemesini kesinlikle özgün... Yani size özgü değil, genel olarak Meclisin bir tahammülsüzlüğü olarak görüyoruz, bunu aşmamız gerekiyor. Kürt diline bir tahammülün, bir hoşgörünün ve bir kabulün olması gerekiyor. Bizim, zaten, Halkların Demokratik Partisi olarak ana dil üzerindeki bütün yasakların, bütün diller için kaldırılması gerektiği yönünde görüşümüz var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Görüşümüz çok nettir, ana dilinde eğitim olmazsa olmazdır.

Şimdi, 2014 yılında IŞİD çeteleri kuzeydoğu Suriye, Rojava topraklarını yağmalayıp işgal ettiğinde "..."(*) sloganıyla bir kadın devrimi yaşandı. Bu yıl İran'da Jina Mahsa Amini'nin ahlak polisleri tarafından katledilmesi sonrası "..."(*) kavramı "Kadın, yaşam, özgürlük!" sloganı bütün dünyada kadınların ortak bir sesi hâline geldi. Bu kavramın bile yazılmamasını kesinlikle Kürt diline, Kürtçeye yönelik bir tutum olarak görüyoruz ve kabul etmiyoruz. Hatibimiz aslında konuşmasını çevirecekti yani zaten bilmiyorum kaç saniye konuştu ama kendisi kürsüye gelmeyecek, ana dilinde konuşması engellendiği için konuşmasını protesto olarak yapmayacaktır.

Teşekkür ediyorum.