| Konu: | GENEL-İŞ Sendikası Genel Başkanı ve beraberindeki heyetin kendilerini ziyaretlerine, TÜİK verilerine, HDP'ye yönelik saldırıların devam ettiğine, Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının yaptığı açıklamaya, kadınlara yönelik operasyonlara ve TJA'ya ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 30.11.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Dün GENEL-İŞ Sendikası Genel Başkanı, Genel Sekreteri ve yöneticileri bizi ziyaret ettiler ve belediye şirketlerinde çalışan işçilerin ne kadar büyük bir ayrımcılığa maruz kaldıklarını aktardılar. Şu anda belediyelere bağlı şirketlerde çalışan işçilerin yüzde 90,5'i büyük bir eşitsizlikle çalışmaya devam ediyor, 563 binden fazla işçi güvencesiz. Peki, bunun dayanağı ne? 696 sayılı KHK'yle kamuda personel çalıştırma usulüne son verildi ve bu şekilde taşeron olarak çalışan 750 bin işçi kamu kurumları ile belediye şirketlerine aktarıldı. Diğer kamu kurumlarında kadrolar verildi ama belediye şirketlerinde taşeronlarda çalışanlara bu hak verilmedi. Bir an önce bu ayrımcılığın ortadan kaldırılması gerekiyor. Belediye şirket işçilerine kadro ve tediye haklarının verilmesi gerektiğini ben de buradan paylaşmak istiyorum.
Sayın Başkan, TÜİK verilerinin ne kadar manipülatif, hormonlu ve gerçek dışı olduğunu birçok vesileyle ifade ediyoruz ama bu hormonlu veriler bile içinde bulunduğumuz bataklığı, batağı gizlemeye yetmiyor. Türkiye İstatistik Kurumu kasım ayına ilişkin Ekonomik Güven Endeksi'ni açıkladı. Buna göre, dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 421,7 artarak 1 milyar 509 milyon dolardan 7 milyar 874 milyon dolara yükselmiş. İhracat artışındaki yavaşlama ise dikkatten kaçmıyor, on aylık açık 91 milyar doları aşmış durumda.
Evet, bu veriler batağı özetliyor aslında. Ülke her geçen gün batarken insanlarda alım gücü kalmadığı gibi yarına bir güven de bulunmamakta.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu bataklığın mimarı da elbette iktidarın hukukta, ekonomide, insan haklarında aldığı son derece vahim kararlar ve savaşta ısrar politikasıdır.
Sayın Başkan, HDP'ye saldırılar bitmiyor tabii ama bir saldırı vardı şubat ayında, Adana Yüreğir ilçe örgütümüze IŞİD'liler saldırıda bulunmuştu ve tutuklanmışlardı 16 Şubatta. Evet, tahmin edin diyeceğim ama etmek zor değil; 4 IŞİD'li serbest bırakıldı. Bunlar kim? Ammar Hasan, Beşşar Elali, Mahmut Kendirci.
Kadınlara 25 Kasımda sokakta oldukları için, şiddetle mücadelede söz kurdukları için işkence yapan bir iktidar HDP ilçe binasına saldıran IŞİD'çileri serbest bırakıyor. İşte, yargının taraflı ve bağımlı hâli.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tabii, bugün, kuzeydoğu Suriye'ye saldırıların temel amaçlarından biri de IŞİD'i tekrar diriltmek, bunu bilmek de gerekmiyor aslında. Biz bu kararı kesinlikle kabul edilemez buluyoruz ve bunun HDP'ye saldırıları teşvik ettiğini, desteklemek anlamına geldiğini de ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, hiç bitmeyen bir gündem var; tecrit. Dün Asrın Hukuk Bürosu avukatları çok geniş, hukuki ve ayrıntılı bir açıklama yaptı. Bu açıklamaya göre, Sayın Abdullah Öcalan Şubat 1999, Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş ise Mart 2015'ten bu yana İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevinde mutlak bir tecrit altında tutuluyorlar. Son fiziki temas, aile ziyareti 3 Mart 2020'de gerçekleşiyor. Telefon görüşmesi ise 25 Mart 2021'de, o da büyük bir direniş ve açlık grevinden sonra gerçekleştirilen bir telefon görüşmesi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yirmi aydır dış dünyadan tamamen soyutlanarak... Mutlak bir iletişimsizlik var. Sayın Başkan, ne iç hukukta ne uluslararası hukukta ve mekanizmalarda Asrın Hukuk Bürosunun başvurmadığı hiçbir yol kalmadı; CPT raporları, AİHM kararları, iç hukuktaki emredici hükümler, Anayasa'nın emredici hükümleri tamamen yok sayılıyor ve işkencede ısrar ediliyor. Bu işkence, İmralı ada hapishanesinde tutulanlara değil sadece, milyonlarca Kürt'e yapılan bir işkencedir. Artık bu konudaki kaygı çok büyümüştür. Yani şu anda iktidar alenen bütün dünyaya şunu diyor: Ben işkenceci bir iktidarım, işkence yapmakta ısrar ediyorum ve mahpuslara yasal haklarını kullandırmıyorum diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu çağrılardan vazgeçmeyeceğiz. Görüşmek için de yapılan başvurulara yanıt verilmemesini bir hukuk devleti olma iddiasındaki ülke için çok vahim buluyoruz. Bir an önce bu işkenceye son verilsin, Sayın Öcalan ve arkadaşları bu tecritten çıkarılsın diyorum.
Sayın Başkan, dün söylemiştim, kadınlara yönelik operasyon devam ediyor, bunların arasında Sultan Esen var; iki yıldır ileri evre meme kanseri sebebiyle kemoterapi gören bir arkadaşımız, yüzde 91 engelli, diğer kadınlarla birlikte kendisi de gözaltına alındı. Bu gözaltıların amacını, kadınlara yönelik düşmanlığı, Kürt kadınlarına yönelik katmerli düşmanlığı ayrıca dün de ifade etmiştik. Bu arkadaşlarımız, kadınlar Ankara'ya getiriliyorlar, Ankara merkezli olduğu iddia edilen bir operasyon ama çalan da oynayan da onlar. İhbarda bulunanlar da gizli tanığı yaratanlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez mikrofonunuzu açayım, tamamlayın sözlerinizi.
Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu soruşturmalarda -benzerlerinde de gördüğümüz gibi- ortada delil falan aranmıyor, delili yaratıyorlar, ihbarı Emniyet yapıyor, kararı İçişleri Bakanı Soylu ve ekibi veriyor. İçişleri Bakanı kadınlara yönelik son dönemde dikkat çekici saldırı girişimlerinin sinyallerini veriyordu.
Sultan Esen başta olmak üzere şu anda gözaltında bulunan kadınların boynunu eğemezsiniz, teslim alamazsınız; onlar gibi dışarıda milyonlarca kadın bu mücadeleye devam edecek. TJA'yı illegalize edemezsiniz, bir kadın platformudur ve kadınların eşit, özgür yaşamı için mücadele etmektedir diyorum. Kadınları karşınıza alırsanız büyük kaybedeceksiniz demek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.