| Konu: | 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde yaşanan olaylara ve TJA'nın Türkiye'de kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesini yürüten bir platform olduğuna, üniversitelerde gençlere yönelik saldırıların tertip edildiğine, OECD'nin Türkiye'de çocukların yüzde 22'sinin yoksulluk içinde büyüdüğüne dair açıklamasına ve Konya Büyükşehir Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşanan vahşeti kınadıklarına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 26 |
| Tarih: | 29.11.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Evet, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nü geride bıraktık ama 25 Kasım Türkiye'nin her tarafında sokağa çıkan kadınlara korkunç şiddet görüntüleriyle hafızalarımıza kazındı. Devletin, devletin kolluk gücünün kadınlara şiddetini, işkencesini, ters kelepçesini, kol kırmasını, bacak kırmasını canlı canlı hepimiz izledik; hem de Türkiye'nin, bugünün ilanında, altında imzası var. Ak kadınlar ya da Cumhurbaşkanı salon toplantılarında istedikleri etkinlikleri yaparken gerçek anlamda kadın hakları mücadelesi verenlerin sokakta yürümesine, konuşmasına, tepki göstermesine izin verilmedi. 25 Kasımda Amed'de, Van'da, Ağrı'da, Siirt'te, Şırnak'ta, İstanbul'da ve daha birçok ilde, çok ağır bir polis şiddetiyle, barikatlarla kadınların şiddete dair sözleri ve tepkileri engellenmek istendi. Öyle bir hâle geldi ki 200 kadın İstanbul'da gözaltına alındı, Şırnak'ta 23 kadın gözaltına alındı ve burada şiddeti savunan, şiddeti sadece savunmayan, uygulayan iktidarın gerçek yüzünü gördük. Bu iktidar sadece şiddeti savunmuyor, sadece İstanbul Sözleşmesi'nden çekilerek, çekildiğini ilan ederek "Kadınlara şiddet uygulayabilirsiniz." demiyor, kadınlara uygulanan şiddeti teşvik ediyor, şiddet uygulayanları koruyor, yargılama aşamasına gelenleri de cezasızlıkla ödüllendiriliyor ve failleri koruyor. Biz bu tutumu, 25 Kasımda kadınlara gösterilen bu şiddeti, işkenceyi, gözaltıları en ciddi şekilde kınıyoruz ve kadınları asla teslim alamayacaklarını, bu iktidarın sonunun kadınlar eliyle geleceğini bir kez daha ilan ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu kapsamda, bu sabah çok farklı illerde -14 farklı ilde- yine bir operasyon başlatıldı. Yine, tabii ki adına "terör" dediler; TJA'lı Kürt kadınları, Kürt kadın hareketi, Türkiyeli kadınlar sabah saatlerinde gözaltına alındı. Kürt düşmanlığı artık zaten herkes tarafından biliniyor, Kürt kadınlara düşmanlık da katmerli bir şekilde devam ettiriliyor. Kime göre terör, kime göre terörist? İktidar istediğine "terörist" istemediğine "makbul vatandaş" deme hak ve yetkisine sahip değil. "Tevgera Jinen Azad" yani TJA, Türkiye'de kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesini yürüten bir platformdur -her yerde tek çalışma alanı var- kadınların gerek evde gerek sokakta gerek iş yerinde devlet şiddetine dair sözlerini, mücadelesini yükselten bir platformdur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu hedef almayı anlıyoruz çünkü iktidar kadınlardan korkuyor. TJA'lı arkadaşlarımızı bir an önce serbest bırakın demek istiyorum ve bu gözaltılarla hiçbir yere varamazsınız, bugüne kadar da varamadınız.
Sayın Başkan, üniversitelerde gençlere yönelik çok özel saldırılar tertip ediliyor ve bunlar örgütlü güçler tarafından yapılıyor. Son dönemlerde kendilerini milliyetçi ve ülkücü olarak adlandıran birtakım gruplar, kampüslerde sol, sosyalist, demokrat öğrencilere yönelik fiziki saldırıda bulunuyorlar. En son bize yapılan başvuruda, 24 Kasım tarihinde İstanbul Üniversitesinde 20 kişilik bir grup, öğrencilere saldırdı. Bu saldırının birçok özelliği var, eğitim hakkı zaten ihlal ediliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Özel güvenlik görevlileri ve polisler de bu saldırganlara destek oluyor, saldıranlara müdahale etmiyor ama saldırıya maruz kalanları olay yerinden uzaklaştırıp hiçbir gözaltı işlemi de yapmıyor. Öğrenciler, saldırgan grupların içinde bulunan birçok kişinin de üniversite öğrencisi olmadığını, dışarıdan getirildiğini tespit etmiş durumda. Biz, bu saldırıların nereden organize edildiğinin ortaya çıkması gerektiğini ve bunun peşini bırakmayacağımızı ifade etmek istiyoruz. Yeni paramiliter güçler mi oluşturuluyor? Bu, açıkça üniversitelerde -1980'li yıllarda olduğu gibi- ateşle oynamaktır. Hiç kimsenin eğitim hakkına müdahale etme yetkisi olmadığı gibi devlet eliyle korunan saldırganların bu şekilde teşvik edilmesi de bir kaosa kapı aralamaktır, buna izin vermeyeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, OECD Türkiye'de çocukların yüzde 22'sinin yoksulluk içinde büyüdüğünü söyledi yani Türkiye OECD 2'ncisi ve en yüksek olduğu ülkelerden biri. 100 çocuktan 22'si yoksulluk içinde büyüyor ve maalesef bu verilerden ziyade yaşadıklarımızı biliyoruz. Su ve ekmekle okula giden, beslenme alamayan çocukların boyları uzamadığı için hastanelere başvuran velilerin varlığını hepimiz çevremizden biliyoruz. Yani buna yürek, vicdan ya da başka bir şey demeyeceğim; bu, sözün bittiği noktadır. Bir ailenin, ebeveynin çocuğuna beslenme veremeyeceği, açlıktan sağlık sorunlarını yaşadığı bir dönemde yaşıyoruz. Bütçede bunu düzenlersek herhâlde kimsenin itibarı zedelenmez; en büyük itibar çocukların aç kalmamasıdır, çocukların karınlarının doymasıdır. İtibar zedelenecekse de bununla varsın zedelensin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz bu çocuklarla ilgili, yoksul çocuklarla ilgili ücretsiz olarak bir öğün verilmesine dair kanun teklifi de sunduk, önergeler de verdik ve bu konudaki mücadelemiz devam edecek.
Son olarak, Konya Büyükşehir Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşanan vahşeti kınıyoruz. Hayvanlara olan ilginin, yaklaşımın bir insanın, bir toplumun aynı zamanda özellikle kişiliğini, ruhunu ortaya koyduğunu da söylemek isterim; sevgiyi ancak böyle ölçebiliriz ama sadece bunu söylemek için katliam olması gerekmiyor, köpeklerin kafasının ezilmesi gerekmiyor. Bu şekilde yapılanları kınamakla birlikte, her yerde hayvanlara şiddet olduğunu, bunun karşısında hep birlikte durmamız gerektiğini de ifade etmek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.