GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Polis Yüksek Öğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:24
Tarih:23.11.2022

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli vekiller; yüce Meclisi ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Bu teklifle, Polis Akademisi Başkanlığı bünyesinde 3 güvenlik fakültesi kuruyorsunuz ve üç ay içinde yapılacak atamalarla kadrosunu doldurmayı planlıyorsunuz. Emniyet teşkilatının amir ihtiyacını buradan karşılamak istiyorsunuz; ayrıca, Polis Amirleri Eğitimi Merkezini tekrar yapılandırıyorsunuz. Burada lisans mezunu polis memuru yetiştireceksiniz. Bu amaçla üniversitelerin en az dört yıllık fakülte mezunlarından başarılı olanlara ilk derece amirlik eğitimi verilecek. Sınav için yazılı sınav koşulu konulmaması, torpil ve adam kayırmacılığın önünü açacaktır çünkü giriş sınavının şekli ve adaylarda aranacak şartlar tamamen Emniyet Genel Müdürlüğünün inisiyatifine bırakılmıştır; hangi üniversitelerin dört yıllık fakültelerinin amirlik eğitimine alınacağı maalesef belli değildir. Bunların kanunla belirlenmesi gerekirken bu yetkinin Emniyet Genel Müdürlüğüne bırakılması sebebiyle eşitlik ilkesini zedeleyen uygulamalarla karşı karşıya geleceğiz. Ancak siz daha önce de kendi yapılandırdığınız kurumlarda Fetullahçı terör örgütüne yol verdiniz; nitekim Polis Akademisi, polis koleji ve polis okullarında tüm hâkimiyet FETÖ'ye geçmişti. Emniyet teşkilatını ele geçiren bu yapının yarattığı tehlikeyi hep beraber yaşayarak gördük. Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın açıklamaları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Darbe Komisyonunda yapılan itiraflarla gördük ki Emniyet müdürleri seviyesinde yüzde 90'ın üzerinde FETÖ örgütü mensubu amirler yer almış. Öyle ki AK PARTİ olarak 17-25 Aralık operasyonuna kadar bu yapılara göz yumdunuz ancak bu tehdit ne zaman ki size yöneldi, işte o zaman "hizmet hareketi" oldu "FETÖ" ve FETÖ operasyonlarına başladınız. 17 Mart 2015 tarihinde Güvenlik Bilimleri Fakültesini Polis Amirleri Eğitimi Merkezine dönüştürdünüz, Polis Akademilerinde lisans eğitimine son verdiniz. Emniyette şimdi de başka tarikatların palazlanmasının önünü açıyorsunuz, getirdiğiniz teklif buna tam zemin hazırlamaktadır. Sınav koşullarının açık ve net olmaması yeni tehlikeleri gündeme getirecektir. Özetle, kendi polis memurlarınızı yaratmak, adam kayırmacılığın önünü açmak istiyorsunuz; biz bu yasaya karşıyız.

Sizin döneminizde polislerin çalışma koşullarının en ağır olduğunu ve buna rağmen maaş olarak da karşılıklarını almadıklarını görüyoruz. İntihar oranı en yüksek meslek gruplarının başında Emniyet mensupları gelmektedir. Türkiye'de intihar ortalamasının 4 katından fazla oranda polisimiz intihar etmiştir. Türkiye'deki intihar oranı Amerika ve Fransa'nın çok üzerindedir. Kamu Denetçiliği Kurumu da bu sorunu görmüş, rapor hazırlamış fakat İçişleri Bakanlığı, maalesef, bu raporun gereğini yapmamıştır. Bakan Soylu'ya kapsamlı bir soru önergesi verdim ancak konuyu her zaman olduğu gibi yine geçiştirdi ve baştan savma yanıtlarla önergeye cevap verdi. Psikolojik danışma hattı kurduklarını ve nöbetçi psikolog uygulamasına geçtiklerini söylemiş, Öğren, Fark Et, Yardım Et! Projesi başlatıldığını ifade etmiştir. Polislerin koşullarını övmüş ve nöbet dönemlerinde polislere çalışma ücreti ödediklerini söylemiştir. Bakan Soylu, maalesef, polislerin yaşadıkları sıkıntıların farkında değildir. Önce Soylu'nun fark etmesi gerekmektedir ama maalesef fark etmeye gözünü kapatmıştır.

Enflasyondaki artışa paralel olarak da polislerin kıdem terfi süreci ve yol harcırahı ücretleri ile görev yolluklarına zam yapılması gerekmektedir. Bu konuda yine önerge verdim ancak Soylu, güllük gülistanlık bir tablo çizerek bütçe kanunundaki e-cetvelinde geri ödeme yaptıklarını, Temmuz 2022'de de güncelleme yapıldığını ifade etmiştir fakat enflasyon aydan aya değişmektedir. Polis memurlarımız hak ettiği koşullarda değildir; çok çalışıp, çok nöbet tutup az maaş almaktadır. İnşallah, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Emniyet mensuplarımızı hak ettiği koşullara kavuşturacağız, hak ettiği maaşı vereceğiz.

Yine kendi seçim bölgemle ilgili bir konuyu dile getirmek istiyorum: Yarın 24 Kasım Öğretmenler günü. Başta bu ülkenin kurucusu ve kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Başöğretmenimizle beraber tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyorum. Ama Tekirdağ'da, maalesef, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde bir öğretmenimiz Cumhurbaşkanına hakaretten dolayı yarın Çerkezköy'de saat 09.40'ta yargı önüne çıkacaktır. Sebep? Kapaklı ilçemizdeki bir partili öğrenci öğretmenini şikâyet ediyor, idari soruşturma yapılıyor; hiçbir şey yok ama savcılık Cumhurbaşkanına hakaretten dava açıyor.

Çiğdem Tunç Öğretmenin yanındayız, Çiğdem Tunç Öğretmen gibi öğretmenlerimizi sizlere yedirmeyeceğiz diyorum, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)