| Konu: | Ahmet Kaya'nın 22'nci ölüm yıl dönümüne, KESK HABER-SEN Genel Başkanı ve MYK üyelerinin gruplarına yaptığı ziyarete, Diyarbakır'ın Fabrika Mahallesi'ndeki elektrik kesintisine, Siirt'te gösteri ve toplantı hakkının yasaklandığına, Taksim'deki bombalı saldırıya, İçişleri Bakanının yatığı açıklamaya, Avukat Jiyan Tosun'un hedef gösterilmesine ve iktidarın herkesin yaşam hakkından sorumlu olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 21 |
| Tarih: | 16.11.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün Ahmet Kaya'nın ölüm yıl dönümü, tam yirmi iki yıl geçti üzerinden. Evet, yaşarken taşlanan, öldükten sonra da taçlandırılmaya çalışılan büyük bir sanat insanı. Ahmet Kaya sadece ana diline özgürlük istediği için, maalesef, sürgünde yaşama veda etti. O, duruşu, ezgisiyle hepimizin içini özgürlük ateşiyle, barış umuduyla doldurdu ve şu anda maalesef aramızda değil; özellikle, sürgünde memleketine, yurduna hasret bir şekilde veda etmesi de ayrıca bir acı kaynağı. Türkiye siyasi tarihinin karanlık yıllarına sanatıyla itiraz eden sevgili Ahmet Kaya'yı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum ve onun sözleriyle "Hoşça kal iki gözüm, hoşça kal; iyi ki geçtin bu dünyadan." demek istiyorum.
Sayın Başkan, bugün KESK HABER-SEN Genel Başkanı ve MYK üyeleri grubumuzu ziyaret etti. Birçok kurumda olduğu gibi PTT'de de çok büyük sorunlar var, sadece bir tanesini bugün paylaşmak istiyorum. PTT'de idari hizmet sözleşmesiyle çalışan 15 bine yakın personel var. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ivedi bir şekilde kadroya alınmaları lazım aslında çünkü KESK HABER-SEN İHS'nin hem kadro talepleri var hem de İHS esnek ve performansa dayalı, insani olmayan bir çalışma yöntemi olarak sürdürülüyor; bir an önce lağvedilmesi gerekiyor. Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve açıkçası hiçbir güvencesi olmadan, sadece sözleşmeyle esnek ve performansa dayalı çalıştırılmanın 21'inci yüzyılda modern bir kölelik olduğunu da ifade etmek istiyorum, taleplerinin yanındayım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, Diyarbakır'da 230 ev dört gündür elektriksiz. "Niye?" diyeceksiniz. Evin içindeki elektrik saatlerini yüksek direklere asıyorlar ve diyorlar ki: "Biz size güvenmiyoruz saatler içerideyken ama yüksek direklere asacağız, siz bize güvenin." Vatandaş niye devlete güvensin onlar bu kadar zulmederken? Bütün mahallenin etrafı -Fabrika Mahallesi'nde 4'üncü gün bugün- kolluk gücüyle çevrilmiş durumda, kuşatılmış durumda; açıkçası öğrenciler mum ışığında çalışıyor, 4 diyaliz hastası var tespit edilen, diyalize giremiyor. Açıkçası -yani bu konuda söylemek istediğim çok şey var- işte bu, Kürt meselesinin başka bir görüntüsüdür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bugün İzmir'de, Yozgat'ta ya da Kayseri'de elektrik sayaçları direklere asılmıyor ama sorun Kürtler olunca, Kürt bölgesi olunca, kürdistan coğrafyası olunca ayrımcılık hayatın her alanında. Bir an önce elektrikleri verin demek istiyorum.
Diğer bir mesele, Sayın Başkan, vekili olduğum ilde aralıksız bir şekilde toplantı ve gösteri hakkı lağvediliyor, yasaklanıyor. Siirt Valisi tamamen -birçok vali gibi- keyfî bir şekilde yasaklıyor. Ben iki gün önce oradaydım, postanede kart attıktan sonra kolluk gücü açıklama yapmamıza bile izin vermedi "Basın toplantısı yapmak yasaklanmıştır." dedi. Bugün yeni bir yasak kararı geldi -birbirini takip ediyor on beş günde bir- biz bunu kabul etmiyoruz. Bu, açıkça her türlü hukuk kuralının ihlalidir, siyaset yapma hakkının engellenmesidir. AKP'liler, MHP'liler ve iktidara yandaş olanlar her türlü etkinliği yaparken bu sadece muhalefete ve özellikle HDP'ye yasaklanıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Herkes de bu yasağın hangi amaçla verildiğinin farkında. Biz vatandaşımıza, yurttaşlarımıza her hâlükârda ulaşırız, bizim aramızdaki teması engelleyemezler.
Sayın Başkan, Taksim'deki bombalı saldırı gündemdeki yerini doğal olarak koruyor. Ben de bu vesileyle hayatını kaybedenlere başsağlığı ve yaralılara geçmiş olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum. Ülkemizin yarınlara güven içinde uyanabilmesi için bu meselenin kesinlikle aydınlığa kavuşması gerekiyor. Bu meselenin bütün ayrıntılarıyla aydınlatılması için -Mecliste iktidarıyla, muhalefetiyle- bu Parlamentonun üstüne düşen görevi yapması gerektiği noktasındayız. Olayın oluş şekli ve akabinde sosyal medyada bant daraltılması, yayın yasağının getirilmesi, iktidar mensuplarının farklı farklı ve çelişkili açıklamaları açıkçası meseleyi karman çorman bir hâle getirdi ve içinden çıkılamaz bir hâle geldi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İlkin şunu söylemek istiyorum; bu ülkenin İçişleri Bakanı -hangi gece- olayın olduğu gece şu açıklamayı yaptı, dedi ki: "Afrin'den geldi bombacı, talimatı da Kobani'den aldı." Ertesi gün bu yasaklar devam ederken gözaltında tutulan kadının ifadesi servis edildi, o da ifadede "Afrin'den geldim, talimatı da Kobani'den aldım." dedi. Emniyet kimin emrinde? İçişleri Bakanlığının. Dosya gizli mi? Gizli. Bu bilgiyi aldın mı, yarattın mı; nasıl açıklarsın? Bu açıkça bir suç. Ayrıca, o ifade verilmeden sen açıklama yapıyorsun, açıklamaya uygun ifade verdiriyorsun. Bir kere, bu "servis işleri başkanı" mı; İçişleri Bakanı yasadan muaf mı, cezadan muaf mı; öncelikle bunu soruyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, planlayıcı olduğu iddia edilen Ammar Jarkas'ın bugün yeni yeni bilgileri ortaya çıktı. Facebook paylaşımında, iki yıl önce bir araba kiralama şirketinin sahibi, ticaret yapıyor. Yine, kendi Facebook hesabından MÜSİAD'a ilişkin paylaşımları var oysa yandaş medya çarşaf çarşaf bunun planlayıcı olduğunu söylüyor. Süleyman Soylu İdlib'de açılış yapıyor, burada patlama oluyor ve oradan açıklama yapıyor; bunlar nasıl bir tesadüf, soruyoruz. İlk açıklamayı neden İçişleri Bakanı yapmadı da Adalet Bakanı yaptı; bu sorunun yanıtını da istiyoruz.
Soylu ısrarla -dün ABD'ye ilişkin epey tartışma oldu, o konuya girmeyeceğim ama- kaynağı Afrin ve Kobani olarak açıkladı. Bu, sınır ötesi bir operasyona hazırlık yapmanın amacı mı; bunu da ayrıca öğrenmek istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Diğeri: İçişleri Bakanı, Ahlam Albashir'in ülkeye Afrin'den kaçak bir şekilde girdiğini söyledi ama komşuları bunu tanıdıklarını, bir yıldır aynı tekstil atölyesinde çalıştığını söylüyor. "Her şeyimle buradayım, beni yakalayın." diyen, yakalandığında da şaşkın bakışlarla etrafına bakan bir kadın var, üzerine "New York" yazılı tişört giydirilip bir fotoğraf çektirilmiş. Kim bu yani bunu da kamuoyu öğrenmek istiyor.
Buna ilişkin çokça sorumuz var Sayın Başkan, izninizle, en önemli sorularımızdan biri: Jiyan Tosun, bir avukat meslektaşımız, neden hedef gösterildi? Şimdi, Şırnak Valisi çıkıp MHP Güçlükonak İlçe Başkanının GSM operatörlerini açıkladı ya! Bu, valinin işi mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Vali, gizli bir soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan bir şahsı korumak için savcı yerine geçip -ki savcının da böyle bir açıklama yapma yetkisi yok, gizli bir soruşturma- çıkıp "GSM operatörlerinden bu iletişim yok..." Bu ne telaştır ya, bu ne aceledir; neyi saklıyorlar, neyi gizliyorlar? Bütün bu soruların yanıtı ortaya çıkacak ve biz bunların peşini bırakmayacağız.
Şırnak Valisi MHP ilçe başkanını korurken İstanbul Valisi "Jiyan Tosun" isimli bir kadın avukatın linç edilmesine göz yumuyor ama. Madem valinin görevleri arasında, niye İstanbul Valisi konuşmadı? Jiyan Tosun'un adres ve kimlik bilgilerini kamuoyuna servis eden zat -herkes biliyor onu- alenen suç işlemiştir ve bu ülkede Hrant Dink, Tahir Elçi bu hedef göstermeler sonucunda, linç sonucunda katledilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Jiyan Tosun'un saçının kılına zarar gelse onu hedef gösteren ve bu hedef göstermeye rağmen bu ülkenin yargısı, kolluğu, idari makamları, bakanlıkları sesini çıkarmadığı için bu meseleden sorumludur. Ve bu hedef gösteren zat sonra "Yanlış yaptım, bilmem, şu aynı, bu aynı ama ben hesabı devletime veririm..." Hesabı verecek, yargı önünde verecek ve bu hedef göstermeyi asla unutmayacağız.
Ve son olarak, muhaliflerin, avukatların, vatandaşın yaşam hakkı bu kadar ucuz değil, olmamalı; iktidar herkesin yaşam hakkından sorumludur demek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.