| Konu: | Milletvekillerini yetiştiren anne ve babalara, Anayasa Mahkemesinde görüşülecek olan Öğretmenlik Meslek Kanunu'na, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde ek ders ücreti karşılığında çalıştırılanlara, sözleşmeli erlere, Ekmek Üreticileri Sendikası Başkanı Cihan Kolivar'ın tutuklanmasına ve İsveç Başbakanı ile Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görüşmeye ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 18 |
| Tarih: | 09.11.2022 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Biraz önce bir baba Türkiye Büyük Millet Meclisi oturumunu yöneten oğlunu izliyordu. Celal amcamızı dışarıda da gördüm, ellerinden öptüm.
BAŞKAN - Sağ olun, teşekkür ederim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Celal amcamızın şahsında, sizin babanızın şahsında bu millete vekâletle görevlendirdiği tüm milletvekillerimizi yetiştiren anne babalardan aramızda olmayanları rahmetle anıyoruz, aramızda olanların da Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak ellerinden öpüyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederiz, sağ olun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bugün Anayasa Mahkemesinin önünde Öğretmenlik Meslek Kanunu'na yönelik başvurumuz var ve o görüşülüyor. Bu kanundan rahatsız olan öğretmenlerin seçtikleri temsilcileri var, sendika başkanları, yöneticileri; onlar da bir eylem yapmak istiyorlar. Yapmaya çalıştıkları bu eylemde EĞİTİM SEN'in yöneticileri, EĞİTİM-İŞ'in Genel Başkanı ve yöneticileri polis tarafından kanunsuz verilen bir emirle önce dağıtılmaya çalışılıyor, darbediliyorlar ve sonra da gözaltına alınarak götürülüyorlar, şu anda da gözaltındalar. Ya, demokratik ülkelerde kendisini ilgilendiren bir kanunun görüşmesiyle ilgili basın açıklaması yapmaya polisin şiddet uyguladığı nerede görülmüş, bunun kime ne faydası var? Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer çıkıyor Plan ve Bütçe Komisyonunda kendi Bakanlığının rakamlarını bile çarpıtarak övünmeye çalışıyor. Ya, övünülecek değil, bakın, bugünkü durumla utanılacak bir hâldesiniz. Eğer şu ana kadar Mahmut Özer İçişleri Bakanını arayıp da "Ya, öğretmenlerin sendika başkanlarını gözaltına almak neyin nesi efendi?" diyemiyorsa oturduğu o koltuğu hak etmiyor demektir. Biz dün "Alevi açılımı yapacağız." deyip de Alevilerin kaşını açanları, kolunu kıranları, bugün "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." sözünü duyup da bunu her 24 Kasımda söyleyip de ondan sonra dönüp öğretmenleri darbedenleri ve o talimatı verenleri Türk milletine, bütün halkımıza şikâyet ediyoruz. Böyle bir yaklaşım kabul edilemez. Ayrıca da Anayasa Mahkemesinin bugün vereceği bir iptal kararıyla cumhuriyet tarihinin öğretmenlere karşı yapılan en büyük ayrımcılık ve aşağılamasının önüne geçileceğini... Ve sonra da bu Meclisin öğretmenlere onları ayırmadan, onları küçük düşürmeden hak ettiği her şeyi vereceği günlerin sözünü veriyoruz.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde "ek dersli" denen, ek ders ücreti karşılığında çalıştırılanlar var. Bunlar normalde ek dersli öğretmenler oluyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O da yanlış bir sistem. Bugün sosyologlar, sosyal çalışmacılar, psikologlar, hemşireler, fizyoterapistler öğretmen gibi meslek grubundan personel istihdam ediliyor. Bu arkadaşların dönem dönem aldıkları maaş asgari ücretin altına düşüyor. Kemal Kılıçdaroğlu konuşup söyleyince, bunu eleştirince bir iyileştirme yapılıyor ama soruna bir kalıcı çözüm üretilmediği gibi Diyanet İşleri, Millî Eğitim ve Gençlik ve Spor Bakanlığındaki ek dersli çalışanlara iyileştirmeler yapıldığı hâlde Aile Bakanlığına hâlen daha yapılmadı. Biz bu sorunların kökten çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz ama Aile Bakanlığında derdini anlatmaya çalışan bazı personelin de sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek -masum ve hakkını arayan paylaşımlar- işlerinden edildiklerini de üzüntüyle ve dikkatle takip ediyoruz. Bu sorunu kökünden çözmek Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir diğer mağduriyet sözleşmeli erler. Sözleşmeli erlere yönelik ciddi bir haksızlık var. Bu kapsamda çalışan 30 bin kişi bulunuyor. 10 bin TL civarında maaş alıyorlar ancak yedi yıl sonra kamuya yerleşme sözleri verilerek -kanun çıkarılmış olmasına rağmen- bu haktan mahrum bırakılıyorlar. Bu konuda düzenlemenin bir an önce yapılması lazım. Kanun var, ilgili mevzuat çalışmasının yapılması ve bu millet için, bu ülke için canını feda etmeye her an hazır olan bu arkadaşlarımıza yapılan bu haksızlığın giderilmesi gerekiyor.
Sayın Başkan, Cihan Kolivar Ekmek Üreticileri Sendikası Başkanı. Kullandığı ifadelerin bir kısmına katılmak mümkün değil, orada gerçekten insanları üzecek ifadeler var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama söz söylemiş ve anlatmaya çalıştığı esas mesele, ekmeğin çok pahalı olduğu, toplumun ekmeğe muhtaç olduğu, ekmeğin olması gereken fiyata bu sebepten de çıkmadığı, çıkarılamadığı, Türkiye'de sadece ekmekle beslenen çok büyük yığınlar olduğu. Şimdi, bu sözlerin içindeki bir kısım yeri tırnaklayarak AK PARTİ Sözcüsü Ömer Çelik, Cihan Kolivar'ı hedef gösterdi; gözaltına alındı, nihayet tutuklanmış. Sözü sözle yenemeyeceği için yapıyor bunu Ömer Çelik. İşin kötüsü, ekmeği üretenlerin seçtiği kişiyi ekmeğe mahkûm ve muhtaç edilmiş insanlara, ekmek değil pasta yiyen, en iyi şekilde beslenen, bir eli yağda bir eli balda AK PARTİ'nin aristokratı Ömer Çelik şikâyet ediyor, Ömer Çelik hedef gösteriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sen işini yap kardeşim, işini. Milletin ekmeğini büyütmek, beslenmesini sağlamak mümkünken saraylarda bir eliniz yağda bir eliniz balda, gariban insanlara, ekmeğe muhtaçlara ekmeği üretenleri şikâyet ediyorsunuz. Sözün bir yerine katılmazsınız, fırıncılara şikâyet edersiniz "Bunun bir daha seçilmesi doğru değil, sizi bu mu temsil edecek?" dersiniz başka bir şey. Alıp da zindana atmak nedir ya? Nasıl bir şeydir bu? Türkiye'de kimse konuşmayacak... Düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü açısından son derece sorunlu.
Son olarak Sayın Başkanım, dün İsveç Başbakanı ile Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasının PKK/FETÖ kısmının altına imza atarım. Ama şu olur mu ya?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum.
Diyor ki: "Bu konuda değerli dostumun beni anlayacağına inanıyorum -tona bak- önümüzde tabii temmuza kadar bir süre var ama özellikle haziran ayında Türkiye'de seçim söz konusu; gerek Cumhurbaşkanlığı gerek Parlamento seçimi. Bu seçimlere hazırlanırken halkımızın karşısına rahat çıkabilmem için bunları da değerli dostumla paylaştık." Dış güçler edebiyatı yapanlara bakın ya, bir bakın ya. Parti kurulduğu gün, Amerika'ya koşup seçimlerden sonra 1 Mart tezkeresi pazarlığına giden Recep Tayyip Erdoğan, ajanlarla görüşen Recep Tayyip Erdoğan...
METİN GÜNDOĞDU (Ordu) - Ya siz İngiltere'ye gitmediniz mi?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...kahvaltıda Türkiye için en olumsuz kurumlarla görüşen Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Bey'in teknoloji ziyaretini hedef gösteren Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığına bak.
METİN GÜNDOĞDU (Ordu) - Neresi teknoloji ya?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İsveç Başbakanından "Hazirana kadar elimi rahatlat..."
METİN GÜNDOĞDU (Ordu) - İngiltere ziyareti, teknoloji ziyareti mi? Amerika ziyareti, hamburger ziyareti mi? Bu mu teknoloji ziyareti?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! (CHP sıralarından alkışlar)