GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Şehit olan Mustafa Öztürk, İsmail Esmer, Halil Yıldız, Fırat Güner ile Lokman Akçağlayan'a, İngiltere'de düzenlenen Dünya Artistik Jimnastik Şampiyonası'nda başarılı olan millî sporcular Adem Asil ile Ferhat Arıcan'a, 364 sıra sayılı Kanun Teklifi'ne, bir partinin yeni seçim ve propaganda şarkısını Polis Bandosu'na çaldırmasına, Endonezya'ya atanan büyükelçiye, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının davasına bakan hâkimin değiştirilmesine ve devletin çivisini çıkaranlara yazıklar olsun dediğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:17
Tarih:08.11.2022

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Geçtiğimiz hafta sonu arka arkaya çok üzücü haberler aldık. Irak'ın kuzeyinde üs bölgesinde PKK'lı teröristler tarafından açılan ateş sonucunda Sözleşmeli Erlerimiz Mustafa Öztürk ile İsmail Esmer, Pençe-Şimşek Operasyonu bölgesinde döşenen el yapımı patlayıcının infilak etmesiyle Piyade Uzman Çavuş Halil Yıldız, Sözleşmeli Erimiz Fırat Güner, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde PKK mensuplarınca açılan ateş sonucu İstihkâm Onbaşı Lokman Akçağlayan şehit oldular. Kendilerine bir kez daha Allah'tan rahmet, milletimize de başsağlığı diliyoruz.

Hafta sonu İngiltere'de 51'inci Dünya Artistik Jimnastik Şampiyonası'nda halka aletinde altın madalya kazanan Adem Asil'i, paralel bar aletinde 4'üncü olarak madalyayı kıl payı kaçıran Ferhat Arıcan'ı da yürekten kutluyoruz.

Sayın Başkanım, bu hafta Genel Kurulumuzda torba kanun teklifi görüşmelerine katılacağız. Önce torba kanun garabetini bir kez daha yüce Meclisimize, milletimize şikâyet etmek isteriz. Torba kanunun içinde örneğin benim, Zonguldak, Bartın milletvekillerimizin, muhalefetten pek çok milletvekilinin yıllardır uğraştığı, maden şehitlerinin tarih aralığına sıkıştırılmadan haklardan yararlanması var. Buna iki elimizle "evet" oyu vermek isteriz ama öbür tarafta Türkiye'nin en önemli inanç gruplarından olan baş tacımız Alevilerin isyan ettiği maddeler var. Şimdi nasıl olacak da hepsini birlikte bir torbanın sonunda oylayacağız ve buna göre tarihin önünde tutum belirleyeceğiz? Bu torba yasa yöntemi gerçekten milletvekilinin göreviyle bağdaşmayan ve son derece yanlış, son derece çarpık, Adalet ve Kalkınma Partisinin çok özel şartlarda kullanılacak bir istisnayı kural hâline getirdiği bir durumdur. Buna olan itirazımızı dile getirelim. Aleviler bu ülkenin en kadim inanç gruplarıdır. Sivas'ta, Çorum'da, Maraş'ta çok acı olaylara maruz kaldılar. Talepleri yıllardır aynıdır ve maalesef bu konuda da iktidar adım atmamıştır. Yıllar önce bugünkü Cumhurbaşkanı "cemevi cümbüşevi" demişken ve bu dil yarası, yüreklerdeki kanattığı yara apaçık duruyorken seçimlere aylar kala Alevileri temsil eden geniş kitlelerin temsilcileri yerine bir grup seçilmiş kişiyle güya görüşmeler yapıp ondan sonra tüm Alevi camiasına, inanç grubuna torba yasa dayatmasını kabul etmiyorlar, biz de kabul etmiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Alevilik torbaya sığmaz." diyorlar, aynı görüşü koruyoruz ve sanki kültürel bir etkinlik yapıyorlarmış gibi Kültür Bakanlığına bağlanacak. Kültür bütçesinden verilecek paralara değil, Alevilerin kendi inançlarının diğer inançlar gibi, kendi mezheplerinin diğer mezhepler gibi eşit ve adil şekilde devlet tarafından tanınmasına ihtiyaçları var. Geçmişte "Cemevi, cümbüşevi." diyen kafa "cümbüşevi"ni tabii ki Kültür Bakanlığına bağlar. Oysa cemevi bir ibadethanedir. Cumhuriyet Halk Partili bütün belediyelerde camiler ve cemevleri eşit statüdedir, eşit hizmet alırlar, böyle bir ayrımcılığa tabi değillerdir. Bu ayrımcılığı yapmak, açılım maçılım değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Açılım yapacağız." diye yola çıkıp da gelen Alevilerin temsilcilerinin otobüslerine polis bindirip otobüsleri şehir dışına kaçırmak neyin nesidir? "Açılım yapacağız." diye söyleyip, gelen Alevilerin temsilcisinin, dedesinin kaşını açmak nedir, kolunu kırmak nedir? Alevi vatandaşlarımızın derin üzüntülerini paylaşıyoruz ve bunu bütün milletimize şikâyet ediyoruz. Sahada bu kavga yok. Bu açtığınız dil yaraları toplumda kapanmakta olan yaraları derinleştiriyor, yaralara tuz basıyor. Bunları yapmayın, bu torbadan ayırın ve istedikleri gibi özel bir kanunu, onlara yakışır, onlar için özel bir kanunu hep beraber çıkaralım. (CHP sıralarından alkışlar) Bu yaklaşım kabul edilemez.

Buradan sonra kullanacağım sözler, maalesef ortak bir başlıkta devletin çıkan çivisine ilişkindir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu yüce çatı altında mesela, 16 tane avize var; sebebi, kurulan 16 Türk devletini temsil etmesi; yakamızda, rozetlerimizde bunlar var. Ya, bizim bir devlet geleneğimiz var.

Şimdi, bir partinin yeni propaganda ve seçim şarkısını Polis Bandosu'nu çaldırmak, bu devletin çivisini çıkarmaktır. Bu devlete değer veren herkese söylüyoruz: Bu devletin çivisini çıkarmak, milletin oyuyla şımarıp artık milletin aklıyla alay etmektir. Sonra bir de üstüne üstlük Emniyet Müdürlüğüne açıklama yaptırıp, bunu A Haber muhabirine yazdırıp hâlen daha "Türkiye'nin yüzyılını sahipleniyoruz..." Böyle bir açıklama olamaz, yapılamaz; böyle bir açıklama Emniyet Genel Müdürlüğüne de yakışmaz, İçişleri Bakanlığına da yakışmaz, Türkiye Cumhuriyeti'ne de yakışmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yazıklar olsun bu kafadakilerin ellerinde bulundurdukları bu yetkiyle yaptıklarına. Ya, bir vicdanınıza sorun ya; altı ay sonra iktidar değişti, altı ay sonra geldi CHP, bando çalıyor CHP marşı; olur mu arkadaşlar? Emniyet Müdürlüğü diyor ki: "Altı okumuzu sahipleniyoruz." Olur mu arkadaşlar? Biraz insaf, biraz vicdan, biraz edep; olmaz, yine olmaz.

Partili bir hanımefendiyi Endonezya'ya büyükelçi atadınız. Bakın, Endonezya'ya atanan hanımefendi, ağustosta Türkiye'ye gelmiş, o günden beri dönmemiş. Gelecek ay orada G20 var, "Git." diyorlar, "Gitmem." diyor. Ya, Dışişleri Bakanı şimdi Plan ve Bütçe Komisyonunda, bu tutanak onun önüne düşsün. Bu nedir ya? Bu haber hakkında sabahtan beri bir yalanlama yok, bir görevden alma yok, bir görevlendirme yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tamamlıyorum.

Şımartılmış AK PARTİ'li, partili bir büyükelçi. Olur mu ya? Bu ülkenin büyükelçisi partili olur mu, eski milletvekili olur mu, Bakan Yardımcısı olur mu, siyasi kişilik olur mu ya?

Diğer taraftan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın hâkimini değiştirmişsiniz. Cuma günü yargılanıyor. Arkadaş, sekiz yıllık yerde bir yıl görev yapmış, diyor ki: "Ahlaksızlığım yok, dosya bitirmemişliğim yok, bir şeyim yok. Ben iktidara yakınım ama 'Bu davada dört yılı patlat, siyaset yasağı ver.' Vicdanım el vermez." "Ceza vereceğim ama bu dosyanın hakkı, iki yılla hükmün açıklanması geri bırakılır." diyor. "Bunu söyledim diye adliyenin başındaki yönetici Hükûmetle görüştü beni tayin etti." diyor. Bakın, bu bir paralel yönetici. Hâkimler kimden talimat alacak? Ya, bu konuda bir soruşturma açtınız mı? Bu hâkime gidip sordunuz mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özel...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum, son sözüm.

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Devletin çivisini çıkaranlara yazıklar olsun! Millet bunu affetmez. Yok, efendim "Onu yaptık, bunu yaptık; rüzgâr dönecek, millet bizi seçecek." Seçer mi ya, sen olsan seçer misin? Polis Bandosu'na parti marşı çaldıranı bu millet seçer mi ya? (CHP sıralarından alkışlar) Eski milletvekili küsmesin, partiden istifade etmesin diye, Endonezya'yı küçük görüp Büyükelçiliğe lalettayin birini yollamış, kadın da kendini oraya layık görmemiş. Olur mu ya? Mahkemenin hâkimini bir yıl görev yapmışken, yedi yılı daha varken kararını önceden öğrenip ihbarla alınca size bu millet görev verir mi ya? Bu millet gün sayıyor, sandıkta sizinle hesaplaşacak. Vallahi, bu hesabı milletten gayrı kimse göremez, milletimize güveniyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)