GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:15
Tarih:02.11.2022

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifiyle çek, senet, icra dosyaları gibi sicil afları getiriyoruz. Şunu hemen söylemeliyim ki ticaret hayatı zorlaşıyor, borç batağı büyüyor, borç borçla kapatılır hâle geliyor. Benim size birazdan vereceğim rakamlar, aslında ticaret hayatının ne kadar zora girdiğini ve iktidarınızın insanların ocağına incir ağacını nasıl diktiğini gösteren rakamlar.

Değerli arkadaşlar, birçoğunuz biliyorsunuz ama duymazlıktan geliyorsunuz. Bir kez daha ısrarla gözlerinize bakarak söylüyorum: Türkiye'de 23 milyon 506 bin icra dosyası var. Bankaların yaptığı icra takip dosyalarının tutarı 30 milyarı bulmuş. Değerli arkadaşlar, Türkiye'de 206 bin senet protesto olmuş, bunun tutarı 7 milyarı geçmiş ve bu senetlerin sadece yüzde 20'si tahsil edilebilir hâlde ve değerli arkadaşlar, Türkiye'de karşılıksız çek rakamları 13 milyarı geçmiş durumda.

Kredi miktarı... Hepimiz biliyoruz ki aslında, kredi, işletmeler için bir nefes alma. Peki, uyguladığınız faiz politikaları, Türkiye'de krediyi kolay elde edilebilir hâle getirmiş mi? Hayır. Peki, Türkiye'de artık ucuz kredi var mı? Hayır. Peki, şunu söyleyeyim değerli arkadaşlar: Hükûmetiniz ucuza borçlanabiliyor mu? Hayır. CDS priminiz son derece yüksek. Size CDS primini şöyle açıklayayım değerli arkadaşlar: Arabanızı kasko yaparsanız eğer arabanız çok kaza yapmışsa onun sigorta primi yüksek olur. İşte sizin borçlanma maliyetiniz yani CDS priminiz niye yüksek biliyor musunuz? Hükûmetiniz çok fazla kaza yapmış, çok fazla ekonomik kaza yapmış ve artık sizin Hükûmetinizin yapacağı kazalara vatandaşın tahammülü yok. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu anlattığım tabloyla ilgili vatandaş size diyor ki: "Dermansız dertlerimin gizli sebebi sensin." Artık bunu görün. Bu yaşadığımız tablonun sebebi sizsiniz değerli arkadaşlar.

Kredi konusuna gelmişken birkaç şeyi daha söylemem lazım. Bir kere Halkbankın kredilerine baktınız mı, Sayıştay raporlarına? Değerli arkadaşlar, 3,5 milyara yakın, 3 milyar 297 milyonluk krediyi teminatsız vermişsiniz. Kime, niye? Kimin parasını veriyorsunuz siz? Halkbankın sermayesinin sahibi bu millet değil mi? Niçin teminatsız veriyorsunuz ve kime veriyorsunuz? Bunların sadece yüzde 20'sini tahsil etmişsiniz. Ziraat Bankasında 13 milyarı geçmiş takipteki krediler. Şimdi bunları affediyoruz. Arkadaşlar, vatandaşın borcunu affedelim, bunun sebebi zaten sizsiniz ama Allah aşkına Demirörenin borcunu niye affediyorsunuz ya, niye büyük kredileri siz affediyorsunuz? Teminatsız verdiğiniz kredileri niye affediyorsunuz? Burada çok aleni bir suç var. Üstelik talimatı verenlere de bakarsanız siyasi de bir suç var değerli arkadaşlar. Bedelini ödeyeceksiniz ilk seçimde, bedelini ödeyeceksiniz. Böyle yasa yasa çıkartarak bu işler olmaz, paşa paşa gideceksiniz değerli arkadaşlar. Siyasi olarak bunun bedelini iktidarınız ödeyecek.

Değerli milletvekilleri, tabloyla ilgili bir şey daha açıklayayım. Satın Alma Yöneticileri Endeksi diye bir endeks var -aranızda İngilizce bilenler de var- "Purchasing Manager Index" diyorlar ona. Yani firmalar, satın almak için satın alanlar, üretmek için satın alanların beklentilerini ölçüyor, 50'nin altına düşmüş. Kimse artık ne satmak için satın alıyor ne üretmek için satın alıyor ve bu bize bir şeyi gösteriyor: Önümüzde daha büyük bir daralma süreciyle karşı karşıyayız ve çok ciddi problemler yaşayacağımızın göstergesi.

Bir şeyi sormak isterim değerli milletvekilleri: Affediyorsunuz... Yapılandırmalar yaptık burada, iki gün geçmiş ödeyememiş vatandaş, yapılandırması bozulmuş, bir ay geçmiş ödeyememiş... Aslında mükellef iyiniyetli bir tavır göstermiş ama burada o yok. Onu yeniden gözden geçirmemizde fayda var diye düşünüyorum, iyiniyetli mükellefleri. Sonuç itibarıyla değerli milletvekilleri, içinde bulunduğumuz tablo, affetmeyi düşündüğünüz tablo aslında sizin eseriniz. Bununla övünebiliyor musunuz değerli arkadaşlar? Bakın, siz diyoruz ki: "Çek mağduru var." Kabul ediyorsunuz. "Senet mağduru var." Kabul ediyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - "İcra mağduru var." Kabul ediyorsunuz çünkü af yasası getiriyorsunuz. Bu mağduriyetler Hükûmetiniz sayesinde, iktidarınız sayesinde, yirmi yıllık iktidarınız sayesinde oluşmuş ve bunun sebebi sizsiniz.

Bakın, ben size bir arabesk parçasının sözleriyle durumunuzu hatırlatayım. Seçmeniniz, vatandaşınız size şiirler yazıyor artık, size bu arabesk şarkıları söylüyor, diyor ki: "Sorma bana ne hâldeyim, ben tükenmişim./senin sevdan yaktı beni, zaten ben bitmişim./Yorma ne olur beni artık, bu sevda bitsin./Harcanan bunca yılların sebebi sensin." Daha fazla milleti yormayın. Bir an önce sandığı getirin ve gidin.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)