GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: (10/6598, 6599, 6600, 6601, 6602, 6603, 6604, 6605) No.lu Bartın'ın Amasra İlçesinde Meydana Gelen Maden Kazasının Tüm Yönleriyle Araştırılarak Benzer Kazaların Önlenmesine Yönelik Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:9
Tarih:19.10.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Doğrusu ortak komisyon kurma, tabii, bu Meclisin ve Türkiye'nin çok alışık olduğu bir yöntem değil. Keşke birçok konuda böyle ortaklaşabilseydik ama bu olayın özellikleri var. Çok uzatmayacağım ama önce şunu ifade edeyim: İki gündür, yani daha doğrusu facianın olduğu tarihten beri herkes Sayıştay raporlarından söz ediyor, biz de söz ettik. Not olarak düşüyorum. 2021 yılına ilişkin, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK) Amasra TİM'i muhalefet şerhimiz burada duruyor -Milletvekillerimiz Kemal Peköz ve Mahmut Celadet Gaydalı- fakat hiç dikkate alınmamış; yine, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünün (TTK) KİT'teki görüşmelerinde çok ayrıntılı bir şekilde muhalefet şerhlerimiz var, dikkate alınmamış ama iki gündür burada, iktidar grubu adına konuşan herkes bütün önlemlerin alındığını, hiçbir kusurun -bırakın, suçun, hatanın, ihmalin- olmadığını söylüyor. Türk ceza hukukuna göre, burada olası kastla insan öldürme var, evet, olası kast var. Satıştay raporu diyor ki: "Şu, şu, şu noktalar eksiktir." Siz bunları yerine getirmezseniz sonuçlarının ne olacağını işin uzmanları gayet iyi biliyor, maden ocağıyla ilgili sonuçları gayet iyi biliyor fakat tekrar edelim, şu ana kadar istifa yok, soruşturma yok, görevden alınan yok, savcılığın ne yaptığı kamuoyuna açıklanmadı ama 41 eve ateş düştü, 41 can gitti ve eminim, yüzlerce kişi; bunların çoluk çocuğu, eşi, sevdikleri büyük bir acı içinde debeleniyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şunun sözünü veriyoruz: Burada verilen sözlerin -sadece güvenle ilgisi yok bunun- sonuna kadar takipçisiyiz. İktidarın sicilinde sözleri tutmama gibi bir pratiğini herkes gibi biz de biliyoruz ve bu komisyonun da mevcut infialden, tepkilerden kaynaklı, kendileri tarafından da getirildiğini gayet iyi biliyoruz. Bir zorunluluk hâli. Sadece araştırma komisyonuyla bu mesele tek başına çözülemez; bu işin cezai boyutu var, bu işin siyasi sorumluluk boyutu var. Bunun hesabı bitmedi, o 41 canın kesinlikle davalarının sonuna kadar takipçisi olacağız.

Teşekkür ediyorum.