| Konu: | 19 Ekim Muhtarlar Günü'ne, bugün Ankara'da yapılan muhtarlar toplantısına, Aliya İzzetbegoviç'in vefatının 19'uncu yıl dönümüne, Bülent Özveren'in vefatına, Eurovision Şarkı Yarışması'na, Plan ve Bütçe Komisyonunda Merkez Bankası bürokratının verdiği cevaba, Meclis İçtüğüzü'nü yasamanın değiştirebileceğine, Cumhurbaşkanının sansür yasasıyla ilgili değerlendirmelerine ve AK PARTİ grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Elâzığ Madenciler Derneğinin mahkemeye yaptığı başvuru ve suç duyurusuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 19.10.2022 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sözlerimin sonunda değineceğim ama 1 Mart 2022 günü, tutanak altında, bu elimdeki zarfı bana ve AK PARTİ Grup Başkan Vekilimize Sayın Gürsel Erol vermişti. Bir ihaleyle ilgili bir iddia vardı, "Günü gelince açacağız." demiştik. Ben şimdi kendisine veriyorum, o açadursun ben en son bu konuya değineyim.
Sayın Başkan, demokrasinin işleyişinde ve kamu idaresinde önemli bir yere sahip muhtarlarımız, 19 Ekim Muhtarlar Günü'nde günlerini kutluyorlar. Biz de kendilerini, bir parti rozeti yakalarında olmadan, herhangi bir bütçeye sahip olmadan kendi imkânlarıyla ve doğrudan demokrasinin en iyi örneğini yaşayarak ve yaşatarak göreve gelen muhtarlarımızın Muhtarlar Günü'nü Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak kutluyoruz.
Gelinen yirmi yıllık iktidarın sonunda Muhtarlar Günü'nde Ankara'da ağırlanacak muhtarlar için valilere kota konmasını, valilerin kaymakamlara kota koymasını, muhtarların zorlanmasını ve muhtarların "Fındık bahçesinde işim var." "Üzüm bağında işim var." "Ben Ankara'ya gitmek zorunda mıyım?" diye isyanlarını ve muhtarların "Eğer bu toplantıya katılmazsanız kotanızı tutturamazsak Ankara'ya mahcup oluruz." diye valiler tarafından tehdit edilmesini; vatandaşlarımızın ve bunu bizzat yaşayan muhtarlarımızın vicdanına emanet ediyoruz. Gönlüyle gelen muhtarlarımız baş göz üstüne geldiler ama zorla getirilen muhtarlarımıza yaşatılan zulmü milletimize şikâyet ediyoruz.
Bağımsız Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, bugün, 19 Ekim günü on dokuz yıl önce vefat etmişti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kendisini rahmetle ve minnetle anıyoruz.
Sayın Başkan, TRT spikeri Bülent Özveren'in vefat haberini dün büyük bir üzüntüyle öğrendik. Eurovision Şarkı Yarışması'yla özdeşleşmiş Özveren'e Allahtan rahmet; ailesine, TRT camiasına başsağlığı diliyoruz. Ülkemiz iyi bir puan aldığında attığı sevinç çığlıklarıyla hepimizin duygularına tercüman olurdu ama son yedi yıldır, sekiz yıldır puanlama bahane edilerek yarışmaya katılınmıyor. O puanlama sistemiyle biz Eurovision'u kazanmıştık. Bir yaşam biçimine, bir müzik anlayışına karşı bir dayatma olarak görüyoruz. Bülent Özveren'in hatırasında, onun da hep savunduğu bu adaletsiz puanlama sistemine isyan etmeye katılıyor ama Eurovision'a katılmamayı biz de kabul etmiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Merkez Bankası Kanunu'nda yılda 2 kez Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yapılması yazdığı, zorunlu olduğu hâlde hem de bir kanun için Plan ve Bütçe Komisyonundayken Merkez Bankasına kur korumalı mevduatla ilgili sorulan sorular için gelen görevli bürokrat "Size bilgi veremeyiz." demiştir. Oradaki 40 milletvekili milletin vekilleridir ve tüm siyasi partilere ait milletvekilleridir. Bir bürokratın "Ben Plan ve Bütçe Komisyonuna bilgi vermiyorum." demesi ve bu duruma "Biz bürokratik vesayetle mücadele edeceğiz." diye iktidara gelenlerin, Merkez Bankası Başkanının sessiz kalması, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanının buna müdahil olmaması ve en nihayetinde Meclis Başkanının suskunluğu kabul edilebilir değildir. Bu durumu baştan sona milletimize şikâyet ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Rezalet, rezalet!
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bürokratik vesayet altında olan bir Mecliste görev yapmayı hiçbir milletvekilinin kabul etmesi söz konusu değildir.
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Vesayetle mücadele için geldiler!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bugün Mecliste yürütmenin başı, Meclisimizin Başkanına Meclis İçtüzüğü'nün değiştirilmesi gerektiğini söylediğini, bir talimat verdiğini ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu kabul etmiyoruz. 5 siyasi partinin yetkisinde olan Meclis İçtüzüğü'nü önermek, bunu müzakere etmek, gerekiyorsa değiştirmek yasamanın görevidir. Yasamanın tarafsız olması gereken Başkanına, yürütmenin başının İç Tüzük değişikliği talimatı vermek yetkisinde değildir, hakkı değildir, haddi değildir; bunu kınıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Erdoğan sansür yasasına karşı değerlendirmeler yaparken sosyal medyayı muhalefetin tepe tepe kullandığı bir çöplük ve onun ıslah edilmesinden rahatsızlık duyuyormuşuz şeklinde ifade etti; bu ifadeyi reddediyoruz. Bir çöplükse o kadar takipçili hesaba ne ihtiyacın var, çek git çöplükten! Eğer orası çöplükse ve sen orayı ıslah etmeye kalkıyorsan senin bugüne kadar orada yaptığın bütün açıklamalar ve kurduğun trol orduları, İletişim Başkanlığının trol orduları, Süleyman Soylu'nun trol orduları ve Berat Albayrak'ın trol ordularının, yaptıkları haysiyet suikastları ortadayken sen hâlen daha dönüp bunu muhalefete fatura ediyorsan bu noktadan sonra artık söz milletindir; vatandaşlarımız, gençlerimiz, sosyal medyayı kullanan bütün vatandaşlarımız bunların hesabını Adalet ve Kalkınma Partisinden ve Genel Başkanından önlerine gelecek ilk sandıkta soracaklardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir hanımefendi için, bir partinin genel başkanı, eşinin ne yaptığını sorduğunda kariyer yaptığını söylemesi üzerine "Çocuk yapsın, onun kariyeri de çocuk yapmak olsun." denmesi kadar kötü bir yaklaşım kabul edilemez, nezaketsiz bir yaklaşım. Ve toplumdaki tüm kadınları küçük gören ve tüm toplumun önünde ayrımcı bir dil kuran bu anlayışı Cumhuriyet Halk Partisi olarak tamamen reddettiğimizi ifade etmek isterim. Aynı ifadelerin devamında "PKK'lılar 10 çocuk yapıyor, siz de yapın." demek... Eğer Süleyman Soylu'nun dediği gibi, ülkede 150 PKK'lı kaldıysa, ayakkabı numaralarını biliyorsanız, mağaradan burunlarını dışarı çıkaramıyorlarsa bu 10 çocuk yapan PKK'lılar kimdir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cumhurbaşkanı bunu açıklasın, Cumhurbaşkanı açıklasın ki İçişleri Bakanlığının kayıtlarında PKK'nın çocukları yoksa kime "PKK'lı" diyor, kime "terörist" diyor?
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Kürtlerin tamamına, Kürtlerin tamamına!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir ülkede yaşayan insanları kimliklerinden dolayı terörist ilan etmek büyük bir hadsizliktir; bunu kınıyoruz. Bu cümlelerin alelacele Anadolu Ajansının metinlerinden ayıklanıyor olması, birisinin şuursuzluğunu birilerinin örtmeye çalışması çabasıdır; sansür değil utanç ve özür gerektirir; buna davet ediyoruz.
Sayın Başkan, zarf açıldı. O gün verilen bu zarfın içinden çıkan, Elâzığ Madenciler Derneğinin mahkemeye yaptığı başvuru ve suç duyurusu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Diyorlar ki: "Bu ihale yapılacak ve bunu Cengiz Holding -Cengizler- alacak." O ihale yapılmış, ihaleyi Port Madencilik almış. İhaleden üç gün önce Port Madenciliğe kim yüzde 50 ortak olmuş? Şeref Cengiz. Peki, diğer ortak kim? Halil İbrahim Bacacı. Bunlar kimler? Bunlar, Bilal Erdoğan'ın en yakınları. Peki, ne olmuş bu işin sonunda? O maden işletmesini o günkü parayla 150 milyon dolara, bugünkü parayla 119 milyon dolara almışlar; alırlarken daha sadece yüzde 35 sondaj tamamlanmış, o gün için "30 milyon ton bakır var." denmiş, ihale alınmış, para verilecek, daha ödenmeden 70 milyon tona çıkmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiyorum Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Özel, buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bilal Erdoğan'ın okuldan arkadaşı ve milletvekilimizin bizlere emanet ettiği kapalı zarftan çıkan Şeref Cengiz ve Halil İbrahim Bacacı, 150 milyon dolara alıp daha parayı ödemeden 119 milyon dolara düşen, sadece 2 şirketin 2 milyar dolarlık teminat mektubu verip katılabildiği aksak rekabet ortamında inanılmaz bir rant elde ettiler. Detayları yarınki basın toplantısında dile getireceğiz. Elâzığ Milletvekilimiz baştan beri takip ediyor, takip edeceğiz. Vatandaşın, yetimin hakkını Bilal Erdoğan'ın arkadaşlarına böyle peşkeş çekemezsiniz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)