| Konu: | Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 7 |
| Tarih: | 13.10.2022 |
NECATİ TIĞLI (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 35'inci maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve yüce Divanı saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmama bir Afrika sözüyle başlamak isterim: "Konuşma özgürlüğüm olmasa ekmeğimi kimin çaldığını nasıl söyleyeceğim." Siz de vatandaşlarımızın iletişim kurmasını engelliyorsunuz, itiraz hakkını elinden alıyorsunuz.
Tüm dünya, çağımızın en temel iletişim ve bilgi edinme araçlarından biri olan sosyal medya üzerinden bilgi edinirken nedense AKP iktidarı sosyal medyaya yasak getirmek ve insanlara ceza kesmek istiyor. Neden bunu yapıyor? Çünkü yaklaşan seçimlerde insanların sesini duyurmasını, insanların iletişim kurmasını istemiyor. Ama maalesef insanlar iletişim kuracak, insanlar birlikte olacak, insanlar konuşacak ve bu iktidarı değiştirecek kıymetli milletvekillerim.
AKP iktidarı insanların özgürlüklerini kısıtlayıp sınırları belli olmayan yeni suç tipleri icat ediyor. Bu yapılan hem Anayasa'ya aykırı hem insanların haber alma özgürlüklerine müdahaledir.
Bu kanun "Herkes "tweet" atabilir ama içi boşsa sorun yoktur." cehaletinin ürünüdür. Hiç kimse bu kanun "şuydu" "buydu" diye kılıf uydurtmasın, lafı uzatmanın da lüzumu yok, amaç ve niyet bellidir. Bu kanunun tek bir hedefi vardır, o da toplumda konuşan, itiraz eden ne kadar kişi ve kuruluş varsa susturulma isteğidir. Madem iktidar yalan haberin önüne geçmek için bu kanunu çıkarttığını söylüyor, o zaman gitsin A Haber'in, ATV'nin, TRT'nin, Sabah gazetesinin, Akit gazetesinin yalan haberlerine bir baksın. "Camide içki içildi." diye haber yapanlara, "Kabataş'ta maskeli, deri eldivenliler bacımıza saldırdı." diye haber yapanlara bir baksın. Ve tabii ki yalancı TÜİK'i de unutmasın, en başta ona ceza kessin. Çünkü yalan haberi yapan da onlar, yalan bilgiyi yazan da onlar, yalan veriyi açıklayan da onlar. Mesela teklif yasalaşırsa, teklifin 29'uncu maddesine göre, yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu işleyen, TÜİK'in vatandaşı yanıltan paylaşımlarını başarı diye yayan AKP vekillerine, AKP yöneticilerine ve bürokratlarına ceza verilecek mi? Bu, büyük bir muamma.
Kıymetli milletvekilleri, AKP iktidarı yirmi yılda öyle bir ülke yarattı ki insanlar adaleti, yasak getirmeye çalıştığınız sosyal medyadan arıyor; haberleşmeyi, bilgi alışverişini sosyal medyadan yapıyor. Bu ülke, kokaine "pudra şekeri" denildiğini sosyal medyadan öğrendi. Bu ülke, bir vekilin kocasının ve kardeşinin rüşvet aldığını ve o rüşvetle de 84 milyon liraya yat aldığını sosyal medyadan öğrendi. Maalesef, bu ülke, Cumhurbaşkanı danışmanının da rüşvet aldığını sosyal medyadan öğrendi. Bu ülke, Mersin saldırısındaki teröristin üzerinden bile partimize karşı yürütülen alçakça algıları sosyal medyadan öğrenmedi mi? Bu ülke, Kaz Dağları'nda 350 bin ağacın kesildiğini, sarayın günlük harcamasının 10 milyon lira olduğunu, Ticaret Bakanının milyonlarca lira yolsuzluk yaptığını sosyal medyadan öğrenmedi mi? Demek ki sosyal medya olmasaymış vatandaş 128 milyar doların hiç edildiğini de öğrenemeyecekti.
Evet, kıymetli milletvekillerim, bu ülke, AKP'nin çevirdiği dolapları, battığı bütün çamurları sosyal medyadan öğrendi ve öğrenmeye devam ediyor. Ne yazık ki ülkemizde "havuz medyası" diye bir gerçek var, o havuz medyasının da tek adamdan emir alan köşe yazarları var. İşte siz, o havuz medyasının ve köşeyi dönmüş köşe yazarlarının halkı kandıran yalanları gün yüzüne çıkmasın diye bu kanunu yaptınız ama şunu bilin isterim, biz susmayacağız, doğru bildiğimiz her şeyi konuşacağız, her şeyi paylaşacağız ama artık bu harmanın sonu geldi, ilk sandıkta yıkılacak bu saltanatın düzeni. Siz ne yaparsanız yapın; ister sosyal medyayı yasaklayın, ister nefes almayı yasaklayın, ister vatandaşın gözünü kapatın, ister duymasını engelleyin çok kıymetli Türk vatandaşı dumanla anlaşarak bile olsa sizi gönderecek.
Saygılar. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)