GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 6-7 Ekimin yıl dönümüne ve Kobani kumpas davasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:4
Tarih:06.10.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün gerek Orta Doğu gerekse Türkiye siyaseti açısından belirleyici bir momente sahip olan 6-7 Ekimin yıl dönümü. Aradan sekiz yıl geçti. Her anlamda bağlamından koparılan, HDP'yi kapatma davasının temeline yerleştiren, bugün devam eden Kobani kumpas davasında arkadaşlarımıza karşı haksız, mesnetsiz, yalan iddialara dönüşen ama hepsinin tek tek ifşa olduğu ve gerçeklerin ispatlandığı bu dava devam ediyor. DAEŞ'in, IŞİD'in 3 Ağustos 2014'ü gösterdiğinde 73'üncü ferman olarak nitelendirilen Ezidi katliamını gerçekleştirmeye çalıştıktan sonra yönünü Kobani'ye çevirmesiyle başladı. Açıkçası, Kobani'nin kuşatılması insanlığın gözü önünde, tüm dünyanın gözü önünde bir katliam tehdidine doğru ilerliyordu ve başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası koalisyon güçlerini ve dünyanın her yerinde toplumu, toplulukları harekete geçirdi ve ayağa kaldırdı. Bu olayda, tabii ki, aynı zamanda dünyanın Kürt halkının, Kobani halkının, toplumunun yanında yer almasının çok önemli olduğunu, bu barbar çete IŞİD'e karşı birlik olduğunu unutmadık, tarih de unutmadı. Fakat maalesef, Türkiye, o zaman Kürt halkının, tam, Suruç ile Kobani'nin komşu olduğunu, Suruç'tan Kobani kentinin merkezinin görüldüğünü de... Parantez içinde söylemek istiyorum; Kobanililer ve Suruçlular anne-kardeş, anne-oğul, baba-yeğen kadar yakın bir akraba topluluğu aynı zamanda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Fakat herkes, bütün dünya, IŞİD'e karşı tutum alırken Türkiye, IŞİD'e karşı tutum almayan ülke oldu maalesef. Buna ilişkin bugün yaşanan bir olayı örnek vermek istiyorum: Şu anda 10 Ekim Ankara Gar katliamı davasının firari sanıklar yönünden 17'nci celsesi Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı ve biraz önce bitti. IŞİD Türkiye emiri olarak bilinen Kasım Güler bugün tanık olarak dinlenmiş. Onun ifadesinden çok kısa bir kesit vereceğim. Ne diyor? "2014 yılında Konya'da El Kaide operasyonuyla girdim cezaevine ve çıkınca Suriye'ye gittim." Bu, mahkeme tutanağı. "DAEŞ kurulunca bir Müslüman olarak kalmak istedim. 2014-2015'te Türkiye-Suriye arası ayda 2-3 kez gidip geldim. Karakol komutanı da biliyordu."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "O dönem yalnız ben değil, hem Türk hem yabancı yüzlerce kişi sınırın iki tarafına geçerdi. Karakol hiç sorun yapmazdı. Bazen yakalasa da hemen bırakırdı." Kasım Güler'den söz ediyoruz. Mahkeme Başkanı önceki ifadelerini soruyor 10 Ekim Gar katliamıyla ilgili. Kendisinin cevabı aynen şöyle: "MİT'in tehdidiyle konuştum."

İşte Kobani döneminde de buna karşı itirazlarımız vardı. Talebimiz neydi? İnsani yardım koridoru açılması. Bir halkın, bir topluluğun -başka kimlikler de var orada; Ermeniler, Süryaniler, Kobani halkı- katliamdan kurtulması için insani yardım koridorunun açılmasını talep ettik. O dönem çözüm süreci de devam ediyordu fakat maalesef, Türkiye bu talepleri karşılamadı ve dünyanın her yerinde ve tabii ki Türkiye'de de protestolar başladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu süreçte asıl her şeyi bitiren ya da başlatan, artıran sözler ise Erdoğan'ın Antep'te yaptığı bir mitingde "Şu anda Kobani düştü düşüyor." sözleri oldu. İnsanların sokağa çıkmasında daha fazla tetiği çeken bu cümle oldu ve eş zamanlı, koalisyon güçleri, havadan Kobani'ye, IŞİD'e müdahale etti -ve hâlâ rakamları yanlış söylüyor iktidar cenahı- HDP'nin tespit ettiği rakam, 43 kişi yaşamını yitirdi; Bingöl'de hâlen faili meçhul olan 2 polisin öldürülmesi, Bingöl'de bir aracın güvenlik görevlilerince taranıp 2'si çocuk 4 kişinin öldürülmesi, Adana ve Van'ı da katarsak 51 kişi yaşamını yitirdi fakat bu 51 kişinin ya da 43 kişinin failleri bulunmadı, bir iki dava dışında bu isimler anılmadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Fail yok ama bizim 17 arkadaşımız şu anda azmettirmek suçuyla, iddiasıyla Kobani kumpas davasında yargılanıyor üstelik altı yıl sonra açılan bir davadan, tamamen siyasetin müdahalesiyle, organizesiyle ve yönetimiyle açılan bir davadan söz ediyoruz. Ve dünyanın gözleri önünde, bu katliam tehdidine karşı şu anda Kobani davası kapatma davasına dayanak kabul ediliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kobani kumpas davasının dayanağı olan açıklamayı kesinlikle suç olarak görmediklerini değerlendirdi kesin bir kararla. Evet, Kobani halkı direndi aylarca, zafer kazandı, özgürlüklerinin bedeli çok ağır oldu, bunu biliyoruz; yüzlerce insan toprağa düştü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ve açıkçası bugün bile hâlâ 6-7 Ekim manipüle ediliyor, gerçekler ters yüz ediliyor. Biz bir broşür hazırladık, bunu bütün milletvekillerine gönderebiliriz "yalanlar ve gerçekler" diye. Aslında ne oldu? İşte, bütün bunu aslında Türkiye'de 84 milyonun okuması gerekiyor. Paramiliter güçlerin olduğunu ve sahadaki güçlere hâkim olunamadığını dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala bizzat söyledi ama bugün o dönem yönetimde olan Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticileri konuşmuyor. Olayların durulması için iktidar İmralı'ya gitti ve Sayın Öcalan çağrıda bulunduktan sonra olaylar duruldu. Buna ilişkin birçok yanlış ve doğru bir arada tartışılıyor. Savaş yanlısı iktidarın zulmünü bütün dünya duydu ve tarihteki yerini aldı, destansı Kobani direnişi de ödenen bedeller de tabii ki tarihteki yerini aldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.

BAŞKAN - Son kez mikrofonunuzu açıyorum.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Aslında bu olay, Kobani protestoları ve tarihsel kesit sadece Türkiye'yi değil bütün dünyayı ilgilendiren ve dünyanın IŞİD vahşetine karşı birleştiği tarihsel bir dönemeci ifade ediyor. Bu yönüyle bugün hele Kasım Güler'in ifadesi oldukça nettir ve bizim bütün beyanlarımızı bir kez daha doğrulamıştır. Biz Kobani toplumunun direnişini bir kez daha selamlıyoruz ve kesinlikle IŞİD vahşetine karşı bugün de olsa Halkların Demokratik Partisi olarak katliam tehditlerine boyun eğmeyeceğimizi, tabii ki anayasal hak olarak demokratik protestolarda bulunacağımızı herkes biliyor, bütün partiler de bunu yapar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Evet, teşekkür ettim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Selamlayayım mı?

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İnsan yaşamı her şeyin üstündedir. Katliamlara "Dur!" demek insanlık görevidir. Türkiye kumpaslardan vazgeçmelidir, er ya da geç zaten bizlerin bu konudaki rolü bilinecektir.

Teşekkür ediyorum Başkan.