| Konu: | Oturum Başkanı TBMM Başkan Süreyya Sadi Bilgiç'in, 340 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Komisyona iade edilip edilmemesi hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 2 |
| Tarih: | 04.10.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet bu Parlamento'da Anayasa'ya aykırılık yönünden birçok kanun teklifine dair iddialarımız, tezlerimiz, dilekçelerimiz oldu, komisyon aşamasında da saatlerce bunları tartışıyoruz ama daha önceki Anayasa'ya aykırılık ve usul tartışmalarında da ifade ettiğim bir konuyu özenle, önemle tekrar söylemek istiyorum: Çoğulculuk sistemi, parmak sayısı çok olanın sözünün geçmesi meselesi, bu Parlamentoda bir Meclis pratiği hâline getirilmiştir. Yani iktidar ve ortağı diyor ki: "Ben milletvekili sayısı olarak yükseğim, komisyona Anayasa'ya aykırı bir teklifi de getiririm ama siz neticede oylamaya sunarsınız, benim parmağım daha fazla olduğu için ben Anayasa'ya aykırı bir teklifi yasallaştırırım, Meclise de getiririm." Burada yaptığınız da bu. Demin Sayın Kaboğlu Hocam aslında çok net söyledi yani burada ne ihlal ediliyor, Anayasa'nın hangi maddeleri? Belli başlı olanları söyleyeyim: Bir kere, düşünce özgürlüğü, düşünceyi açıklama özgürlüğü, 26'ncı madde yönünden çok net Anayasa'ya aykırı; basın hürriyeti, basın özgürlüğüne aykırı. Yine, haberleşme hürriyetini düzenleyen 22'nci maddesi, özel hayatın gizliliğini düzenleyen 20'nci maddesi, temel hak ve hürriyetleri düzenleyen 12'nci maddesi. Hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13 ve 15'inci maddeyi özellikle dikkatinize sunmak istiyorum, savaş, seferberlik ve olağanüstü hâllerde milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi kaydı getirilmiş; ya, siz bunu bile dikkate almıyorsunuz yani sanki Türkiye bir savaşta, sanki olağanüstü hâl var, sanki sıkıyönetim var; böyle bir durumda bile sizin temel olarak ulusal üstü belgelere riayet etmeniz gerekiyor. Burada açıkça despotik bir yaklaşım var, çoğulculuk temelinde Parlamentoyu işlevsiz hâle getirme ve neticede şunu söyleme hâli var: "Anayasa'ya aykırı olabilir ama ben iktidarım, bu yasayı Anayasa'ya aykırı bir şekilde oylar, geçiririm; isterseniz Anayasa Mahkemesine gidin." Bunun örnekleri var, Anayasa Mahkemesinden dönenler de var, dönmeyenler de var. Şimdi, iktidar diyor ki: Anayasa Mahkemesini de ele geçireyim -ki o konuda birçok şaibe var- oraya gittiğinde de geri gelmesin yani ben kaynaktan bu işi çözeyim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Ya, bu Parlamento eğer önündeki Anayasa'ya aykırı kanun çıkarmaya devam ederse Anayasa ve yasalar arasındaki makas giderek açılacaktır ve bu dönemde AKP'nin en büyük mahareti; hiçbir hukuk ilkesini, hiçbir anayasal ilkeyi, hiçbir uluslararası sözleşmeyi özellikle dikkate almadan kendi menfaatleri, kendi istekleri, kendi ihtiyaçları -hele hele seçim sürecinde kendi ihtiyaçları- doğrultusunda kanun yapma pratiğini bu ülkeye artık getirmek oldu ama az kaldı, siz de gideceksiniz, bu pratiğiniz de bitecek. (HDP sıralarından alkışlar)