| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 2 |
| Tarih: | 04.10.2022 |
HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve bizi izleyen özellikle kadınlara seslenmek istiyorum, kadınlar içinde de annelere çünkü bugün grubumuzu ve grup toplantımızı ziyaret eden adalet nöbetindeki annelerden söz edeceğim.
10 anne Diyarbakır, Van, İzmir ve İstanbul'dan grubumuzu ziyaret ettiler. Bizler de Eş Genel Başkanımızla da milletvekillerimizle de birlikte bir görüşme yaptık. Doğrusu o görüşmelerin ve anlatımların bütün detaylarını aktarma şansım yok ancak satır başlarıyla şunu söyleyeyim: Bu anneler Türkiye'nin 4 ilinde hapishanelerde olan çocukları, kardeşleri, eşleri, birinci derece yakınları için bir adalet nöbeti tutuyorlar. Bazılarının çocuğu ağır hasta, tedavi edilmiyor, tahliye edilmiyor. Bazılarının çocuklarının infazı aylardır yakılmış durumda. Bazılarının çok daha, işkenceye dair şikâyetleri var ve bu annelerden bazılarının, özellikle İstanbul'daki annelerin yaşadıkları aslında Adalet ve Kalkınma Partisinin annelere de işkenceye de nasıl yaklaştığını ortaya koyuyor.
Anneleri bizzat dinledim. Ya, her hafta bu anneler işkence görüyor. Vücutlarına baktık ya -vekilim burada, Serpil Vekilim- vücutlarına, darp izleri var. Her hafta bu anneler ters kelepçeyle gözaltına alınıyorlar, arabada olmadık küfürlere, hakaretlere maruz kalıyorlar -gözaltına alınıyorlar- bazen beş saat, bazen altı saat, bazen daha uzun sürelerle gözaltında tutuluyorlar. Neden? Çünkü adalet istiyorlar, çünkü cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri için bir itirazları var tıpkı Şenyaşar ailesinden Emine annenin adalet talebi ve çığlığı gibi. Açıkçası, bu, bir vicdani mesele, bu, insani bir mesele, hukuktan önce insani ve vicdani bir mesele. Bu ülkede vicdanı öldürmek istiyorsunuz, adaleti ortadan kaldırdınız. Ama vicdanı olanlara sesleniyorum: Sizin çocuğunuz hapishanede ölüm döşeğindeyken onu ziyaret edemiyorsanız aldığı disiplin cezası sebebiyle ve tedavi edilmiyorsa ne hissederseniz o anne aynısını hissediyor. Sizin kardeşiniz ya da eşiniz otuz yıldır cezaevinde ve o uyduruk İnfaz Yasası'yla üç ay, üç ay, üç ay daha cezası pişmanlık dayatılarak uzatılıyorsa ne hissediyorsanız o anneler de bunu hissediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Tamamlıyorum.
Anneler şunu söylüyor: "Çocuklarımızın cenazelerini değil, kendilerini istiyoruz." diyorlar ve dokuz ayda 62 cenaze çıktı hapishanelerden. Ya, bu, dile kolay, korkunç bir rakam. Cezaevleri artık ölüm evlerine dönüştü, dün de bunu ifade ettik. Evet, artık adliyeler, önündeki adalet nöbetleriyle ünlendi, Çağlayan'dan Diyarbakır'a, Van'a, İzmir'e, Türkiye'nin her yerine çünkü adalet kalmadı çünkü yargı kalmadı çünkü bağımsız, adil bir yargılama kalmadı; ülkenin her yerinden adalet isteyen çığlıkları duyuyoruz ve adaletsizlik diz boyu, zulüm diz boyu. Keşke siz de o annenin sırtındaki ve kolundaki morlukları görseydiniz, şu anda ne söylediğimi, ne hissettiğimi anlardınız. Lütfen, annelere işkence yapmaktan vazgeçin. (HDP sıralarından alkışlar)