GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:110
Tarih:30.06.2022

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nu görüşüyoruz. Bu kanunda değişiklik yapan bir kanun teklifini daha bu Mecliste bir buçuk sene önce görüştük değerli arkadaşlar. Ve o zaman da astsubayın adalet mücadelesini biz bu kürsüden haykırmıştık "Astsubayların başlangıç derecesinin 9'a 2 olması lazım." diye. Şimdi, bu teklifle astsubayların göreve başlangıç derecesini hak ettikleri gibi 9'a 2'ye getiriyoruz; kısmen, bir kısmını dışarıda bırakarak. Yaparken zihniyet yine değişmiyor, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir'e "Öl!" emrini veren "Ölüme koş!" diyen subaya verdiğiniz hakkı, bir emirle ölüme koşan Astsubay Ömer Halisdemir'e vermiyorsunuz değerli arkadaşlar. Türk ordusunun emekçisi astsubayı ötekileştiriyorsunuz.

Az önce "Makam tazminatlarıyla, görev tazminatlarıyla ilgili ek madde ihdas edilsin." diyen teklifimiz, önergemiz reddedildi. Siz Ömer Halisdemir'e 1 tane tazminatı çok görüyorsunuz, ona ölüm emri veren subaya 7 ayrı tazminat veriyorsunuz değerli arkadaşlar. Subayların intibaklarını yaparken yapmadığınızı astsubayın intibakında yapıyorsunuz. Niye? Subayın intibakını derhâl, astsubayın intibakını on üç yıl sonra kısmen yapıyorsunuz. Biz, altı yıl önce -2016 yılında- burada intibaklarla ilgili bir kanun değişikliği yaptık hep beraber. Astsubayların göreve başlangıç derecelerini intibakla 10'a 1'den 9'a 1'e getirdik ve lise mezunu ile meslek yüksekokulu mezunu astsubayların arasındaki ayrımı kaldırdık.

Burada çok önemli bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum değerli arkadaşlar: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu madde 137: "Astsubay meslek yüksek okulu mezunları ve kendi nam ve hesabına fakülte, yüksek okul veya meslek yüksekokulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilenler, EK-VIII/A sayılı cetvele göre 9'uncu derecenin birinci kademesinden göreve başlarlar." hükmü yer alıyor. Dolayısıyla yapılan intibaklar da buna göre yapıldı, eğer o tarihte astsubayların göreve başlangıç derecesi 9'a 2 olsaydı bugün astsubaylar arasında lise mezunu, üniversite mezunu diye bir ayrım yapabilecek miydiniz? Yapamayacaktınız. Bakın, 6801 sayılı Kanun'la sanat okulu mezunu subayları, yedek subaylıktan subaylığa geçirilen subayları bir gecede dört yıllık lisans mezunu, harp okulu mezunu gibi değerlendirdiniz ve siz bu subaylara "Siz lise mezunusunuz, makam tazminatı, görev tazminatı alamazsınız, intibaklarınız yarım yamalak olur." demediniz ama astsubaya gelince, astsubay için aynı şey geçerli değil arkadaşlar. Subaya bu hakkı verin, hiç sıkıntısı yok, Türk subayı her şeye layık; biz bir Türk subayının, Mustafa Kemal Atatürk'ün açtığı yolda giden insanlarız. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Subaya verin ama aynı hakkı astsubaydan esirgemeyin. O tarihte astsubaylar meslek yüksekokulu vardı da mezun olmadı mı değerli arkadaşlar? Yaşı 70'e, 80'e, 90'a gelmiş, ömrünü zaman mekân ayırmadan, gözetmeden bu vatana hizmetle geçirmiş ve 6656 sayılı Kanun'la intibakları yapılmış emekli astsubayları yok sayıyorsunuz.

Hulusi Akar, sana soruyorum: Türk Silahlı Kuvvetlerinde adalet rütbeye göre mi dağıtılıyor? Lise mezunu subayı bir gecede lisans mezunu yapan kanun, astsubaya gelince mi adaleti bozuluyor? Subay bu ordunun öz evladı, astsubay üvey evladı mı? Bizim nezdimizde erinden generaline hepsi öz evlattır değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Bar bar bağırdık bunu düzeltin diye. Komisyon sözcümüzle beraber Sayın Komisyon Başkanı Ahmet Aydın'ı ziyarete gittik "Haklısınız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bunu kabul etmiyor polislerle adalet bozulacak diye." dedi değerli arkadaşlar. Subayla astsubayın durumu aynı, ikisinin intibaklarını yaptık. Lise mezunu, iki yıllık üniversite mezunu, üç yıllık harp okulu mezunları dört yıl gibi işlem yapıldı ve bunlardan yüksek lisans yapanlar var intibakı yapıldığı için. Astsubayı ayırdınız.

Şimdi soruyorum: Ey Milli Savunma Bakanı! Sen necisin, sen ne sıfatla o koltukta oturuyorsun, ne işe yararsın? Eğer personeline sahip çıkmayacaksan ne vasfın var? (CHP sıralarından alkışlar)

18 Kasım 2011'de Hulusi Akar açıklama yapıyor, diyor ki: "Hâlihazırda hepimizin bildiği gibi, ülkemiz yurt içinde ve Suriye'de yaklaşık 9 milyon Suriyelinin insani ihtiyaçlarını karşılamaktadır." 9 milyon Suriyelinin insani ihtiyaçlarını karşılayan devlet, 2.500 astsubayın sorununu çözemiyor mu arkadaşlar? (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MURAT BAKAN (Devamla) - Arkadaşlar, bizler delikanlı çağımızda sokaklarda top oynarken onların eli silah tuttu. Biz sevgililerimize kır çiçeği toplarken onlar terleriyle, kanlarıyla o kır çiçeklerini suladılar. Bizler sıcak yataklarımızda otururken, uyurken onlar eksi 30 derecede Gabar'da, Cudi'de, Amanoslarda görev yaptılar, yalçın dağlarda, azgın denizlerde görev yaptılar. Bizler hafta sonunu ailelerimizle geçirirken onlar ayın en az on gününü nöbette geçirdi, tatbikatta geçirdi, operasyonda geçirdi ve tek kuruş fazla mesai almadılar. Evlatlarının doğumunda, sevdiklerinin mutlu gününde, acılarında yanlarında olamadılar, görev verildiğinde, ölüme giderken bunu muhakeme etmediler, bir an bile düşünmediler. Şimdi sıra bizde değerli arkadaşlar. Bu önergeyi hep birlikte, Sayın Doğan Kubat, AK PARTİ'liler de dâhil, oylayalım, bu şerefi hepimiz paylaşalım.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)