| Konu: | Orhan Doğan'ın ölüm yıl dönümüne, Şeyh Sait ve 46 arkadaşının idam edilişlerinin yıl dönümüne, Siirt'ten kendisini ziyarete gelen Özel Eğitim Kurumları Derneği yöneticilerinin taleplerine ve DİSK-AR tarafından yapılan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin dört yıllık bilançosu çalışmasına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 29.06.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Siyasetimizin önemli değerlerinden, büyüğümüz sevgili Orhan Doğan'ın bugün ölüm yıl dönümü. Bu Parlamentonun 19'uncu Dönem Milletvekili ve yüz akıydı ancak kirli siyaset onu 94'te cezaevine göndererek bir halkı ve değerlerini yok edeceğini sandı. Fakat rahat uyumasını buradan salık veriyoruz. Orhan Doğan, sevgili Orhan abimiz, bıraktığın iz üzerindeyiz ve yolunu takip ediyoruz. İçiniz rahat olsun, verdiğin mücadeleden bir milim sapmadık ve sapmayacağız. Sevgiyle, minnetle ve özlemle anıyorum.
İstiklal Mahkemelerince Şeyh Sait ve 46 arkadaşının idam edilişlerinin bugün yıl dönümü. Şeyh Sait ve 46 arkadaşının mezar yerleri hâlâ açıklanmadı ve ailelerine cenazeleri teslim edilmedi.
Kürtler hafızasız bırakılmak isteniyor. Seyit Rıza gibi, Şeyh Sait gibi idam edilen binlerce Kürt'ün hâlâ bir mezarı bile yok, usulünce bir defin hakkı bile verilmiyor. Ve bu konuda çok trajik bir anı var, onu paylaşmak istiyorum. Ahmet Süreyya Örgeevren o dönemde İstiklal Mahkemesinin Başsavcısıydı ve sonra anılarını kaleme aldı. Bu anılarında, yiğit bir Kürt gencinin Türkçe bilmediği için idam edildiğini yazıyor -bütün milletvekillerine bunu salık veririm- ve mahkemenin karar gerekçesini şöyle ifade ediyor: "Türkçe bilmeyen bir kimseden bu memlekete hayır gelemeyeceğinden idamına..." İşte, İstiklal Mahkemelerinden bugüne Kürt'e düşmanlık, karşıtlık devam ediyor. Şeyh Sait ve 46 arkadaşını da saygıyla anıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bir an önce mezar yerleri açıklansın; hafızayı yok edemeyecekler, ettirmeyeceğiz.
Evet, bu ülkede çok sorun var; bir tanesini daha söyleyeyim ve taleplerini. Özel eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri çok önemli bir iş yapıyor, özel insanları, çocukları eğitiyor ve bu ülkede, Türkiye'de 35 bin engelli bireyin eğitim aldığı bu sektör günümüzde 525 bin kişiye ulaşmış. Bu alanda 52 bin personel istihdamıyla 800 bin engelli bireyin rehabilitasyon süreci tamamlanmıştır. Fakat gelinen aşamada devlet desteği çok ciddi bir şekilde azaltıldı ve ciddi bir zaruret içine düşmüş durumdalar. Evlerinden çocukları alıyorlar, servis ücretleri kurumların üzerine yıkılmış ve ciddi bir mali yükle başa çıkmaya çalışıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bugün Siirt'ten misafirlerim vardı, Siirt'ten Özel Eğitim Kurumları Derneği yöneticileri ziyaretime gelmişlerdi, sorunlarını ayrıntılı bir şekilde konuştuk. Özcesi şu: Asgari ücret yükseltilecek ve bu talebimizdir, çalışmalar sürüyor ancak asgari ücret ödemekle mükellef bu kurumlara da gerekli desteğin verilmesi gerekiyor. 2006 yılında bir öğrenci için ödenen aylık özel eğitim ödeneği bir asgari ücret tutarındayken bu yıl, bu oran, yüzde 27'sine düşmüş durumda. Bu taleplerinin bütçede karşılık bulması için gerekli çabayı tabii ki ortaya koyacağız.
Sayın Başkan, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin 4'üncü yılındayız. Türkiye ekonomisinin çöküşünün temel sebeplerinden biri olan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, yürürlükte olduğu her gün Türkiye halklarına zarar vermeye devam ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - DİSK-AR tarafından yapılan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin dört yıllık bilanço çalışması çöküşü kalem kalem ortaya koyuyor. Buna göre, dört yılda enflasyon yüzde 15'ten yüzde 74'e, ABD doları 4,8'den 17,4'e yükseldi, 2018-2022 yılları arasında asgari ücret döviz cinsinden 92 dolar geriledi, geniş tanımlı işsizlik oranı 5,4 puan, geniş tanımlı işsizlik sayısı 2,6 milyon arttı, emeğin millî gelir içindeki payı yüzde 37,8'den yüzde 31,5'e geriledi, asgari ücretin kişi başına gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 53'ten yüzde 37'ye geriledi, Tüketici Güven Endeksi 91'den 63 puana düşerek deyim yerindeyse çakıldı yani tüm ülke kaybetti ama bir tek yandaşlar kazandı.
Sayın Başkan, son olarak BDDK'nin kararını izninizle paylaşmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İleride, Türkiye iktisat tarihi kitaplarında içinden geçtiğimiz bugünler ayrı bir parantezle anılacak, bu kesin. 21 Aralık 2021'de KKM, sonra, 9 Haziranda GES, şimdi de 24 Haziran akşamı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun şirketlerin dövizlerine ilişkin açıklaması; şaibeli ve karanlık üç gece olarak kayıtlara geçti bile. 24 Haziranda BDDK, belirli miktarın üzerinde döviz tutan şirketlerin ticari kredi kullanmalarını yasakladı ve TL cinsinden ticari kredi kullanamayacaklar. Açıkçası, önce vergileri artırarak, sonra enflasyonla mücadele edemeyerek vatandaşın kesesine el atan iktidar, şimdi de şirketlerin bilançolarındaki dövizlere göz koyarak aklınca dövizdeki yükselişi durduracak ancak bunu durduramayacak, tek durduracak şey, onların gidişi olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Nafile çabalar bunlar. Bu girişimler yerine iktidarın aklını başına alıp yanlış ekonomi politikalarını değiştirmesi gerekiyor. Bu tarz girişimler ekonomideki kötü gidişatı durdurmak yerine daha fazla kötülüğü bu topraklara getiriyor. Ekonomiyi hep birlikte bizler değiştireceğiz ve bu iktidar gidecek.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.