| Konu: | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 28.06.2022 |
CHP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi adına heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce Sayın Bakanın konuşmalarını dinledik yani zannedersiniz ki Türkiye'de her şey güllük gülistanlık, vatandaşın hiçbir sıkıntısı yok; makroekonomik göstergelerin hepsi gayet güzel. O da bu güzel ortamdan iftihar edercesine çıktı kürsüye, birtakım rakamlar verdi ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu da coşkuyla ve heyecanla "Yaşasın, Türkiye uçuyor!" diye alkış tufanına tuttu. Değerli arkadaşlar, gerçekten garip bir tablo içerisindeyiz; memleket yanıyor, dört beş yıldır ülkeyi yönetemiyorsunuz, kriz bir buhrana dönüşmüş, hele 2018 Ağustosunda başlayan o kriz ortamı hâlâ devam ediyor. 2018, kriz; 2019, kriz; 2020, kriz; 2021, kriz; 2022, kriz; beş senedir sürüyor, memlekette büyük bir ekonomik buhran var; maalesef, Hükûmetimiz uyuyor, hâlinden memnun. Zannedersiniz ki kürsüye çıktıkları zaman kendi hâllerini anlatıyorlar; vatandaşın hâllerinden haberi yok, çiftçinin derdinden haberi yok, esnafın sıkıntısından haberi yok, asgari ücretlinin perişanlığından haberi yok; memurun, emeklinin derdinden haberi yok, işçinin vaziyetinden haberi yok. Türkiye'den bu kadar habersiz bir siyasi kadronun iktidarda olmasından daha büyük talihsizlik olamaz.
Ne demiş şair: "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde." Sözlerle bu ülke düzelmez, nutuk atmakla hiç düzelmez. Bu memleketteki dertleri, sıkıntıları bileceksiniz, kabul edeceksiniz ve bu sıkıntıların tek bir sorumlusu olduğuna inanacaksınız -o da bu Hükûmettir, sizsiniz- ve ondan sonra kolları sıvayıp çözüm yolları arayacaksınız, muhalefete kulak vereceksiniz muhalefet ne diyor diye, neyi eleştiriyor diye. Maalesef muhalefeti dinleme huyu, alışkanlığı da yoktur. "Biz bildiğimizi yaparız." diyorlar, yaptıkça da memleketi batırıyorlar.
Efendim, yeni bir ekonomik modele geçmişler. Beş yıldır krizi aşamayan Hükûmet, eylül, ekim ayından itibaren yeni bir modele geçmiş ve ülke ekonomisini düzeltiyormuş. Ya, neyi düzeltiyorsunuz? Rakamlar ortada; "Yeni modele geçtik." dediğiniz zaman dolar kuru 8 lira civarındaydı, şimdi 16,60 olmuş, 2'ye katlanmış, neyi düzelttiniz? Veya enflasyon yüzde 20 civarındaydı, TÜİK rakamlarına göre bile şu anda enflasyon yüzde 73,5. Patlatmışsınız, bunun nesiyle övünürsünüz, bunun nesini alkışlarsınız, ben anlayamıyorum. Üretici enflasyonu ise çıkmış yüzde 132'ye. Cumhuriyet tarihinin en yüksek enflasyonunu yaşatıyorsunuz bu ülkeye. (CHP sıralarından alkışlar) Vaktiyle nutuk atardınız "Bak, nereden nereye." diye. 2002'de Adalet ve Kalkınma Partisi ilk iktidara geldiğinde TÜFE yani tüketici enflasyonu kaçtı? Yüzde 29. Şimdi kaç? Yüzde 73,5 değerli arkadaşlar. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde enflasyon, ÜFE itibarıyla yüzde 30'du, şimdi yüzde 132 arkadaşlar. Bunun nesiyle övünürsünüz ve nutuk atar kendi kendinizi alkışlarsınız? Sadece bu değil, bakın... Efendim "Dünyada da enflasyon var." vesaire. Ya, hangi ülkede yüzde 8-10'un üzerinde enflasyon var; sizdeki gibi yüzde 132'lik, yüzde 73,5'luk enflasyon var? Almanya'da on yıl önce benzinin litresi 2,1 euro, bugün 2,3 euro. E, Türkiye'de kaç? On yıl önce 4,5 lira olan benzin şimdi 30 liraya çıkmış. Nerede Almanya batıyordu, Avrupa Birliği batıyor, Amerika batıyordu!
YÜKSEL ÖZKAN (Bursa) - Merkel kıskançlığından istifa etti, ayrıldı(!)
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Son bir yılda, bakın, dolar yüzde 100'ün üzerinde arttı, dünyada ham petrolün fiyat artışı yüzde 64 ama Türkiye'de mazotun fiyat artışı kaç? Yüzde 316. "Dünyadan geldi bize." Dünyadan gelmedi. Bu ekonomik tablodaki bozulma, dünya konjonktüründen öte mevcut Hükûmetin uygulamış olduğu yanlış politikadan kaynaklanmaktadır, yanlışlarınızla uğraşıyorsunuz.
Bakın "Bu yeni modelle dış ticaret açığını kapatacağız, cari fazla vereceğiz, sonra enflasyon düşecek, memleket uçacak." dediniz. 40 defa dinlemişizdir Sayın Bakanı. Gerçi her konuştuğunda farklı bir şey söylüyor; patinaj yaptıkça sözünü biraz değiştiriyor, biraz eğiyor, biraz büküyor, toparlamaya çalışıyor ama bu söylediğinin toparlanacak vaziyeti yok. Biraz önce konuşurken "İhracat rekorları kırdık." diye nutuk attı, bütün Adalet ve Kalkınma Partisi sıralarından coşkulu bir alkış dinledik. Ya, değerli arkadaşlar, Hükûmet işin yarısını konuşur da yarısını unutur mu? İhracatı konuştuğunuz gibi bir de ithalat rakamlarını konuşsanıza. Niye konuşmuyorsunuz ithalat rakamlarını? (CHP sıralarından alkışlar) İhracatınız mı fazla, ithalatınız mı? Ben söyleyeyim size: Bakın, ocak ayında 19 milyar dolarlık ihracat var, 28 milyar dolarlık ithalatınız var.
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul) - Batırdılar ülkeyi, batırdılar.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 9 milyar dolar fazla. Şubat ayına gelmişsiniz, 19 milyar dolar, yine, ihracat var, 28 milyar dolar ithalatınız var yani 8 milyar dolar açık şubatta.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Her ay 9 milyar açık.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Martta 8 milyar dolar açık var, nisanda 6 milyar dolar açık var, mayıs ayında da 11 milyar dolar açığınız var. Dış ticaret açığı bir ayda 11 milyar dolar olur mu ya! Ve çıkıyorsunuz burada, sanki dış ticarette çok iyi şeyler yapmış gibi iftiharla anlatıyorsunuz. Bu üslubu kullanan bir bakanın tek bir saniye o koltukta oturmaması lazım. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Geçen sene dış ticaret açığı ilk beş ayda 18 milyar dolardı, bu sene 43 milyar dolar; 2 katından fazla. Hani sizin eylül ayında ilan ettiğiniz ekonomik model dış ticaret açığını kapatacaktı, cari fazla verecekti; niye yok ortada, niye yok? Üstelik ihracatın kalitesini bozdunuz değerli arkadaşlar. Dış ticaret hadlerine bakın -sattığınız malların fiyatları ile aldığınız malların fiyatları arasındaki orandır dış ticaret hadleri- tarihin en düşük seviyesinde, dış ticaret hadleriyle ilgili rakam 74. Yani bakıyorsunuz, ithal ettiğiniz ürünlerin değeri yüzde 40 artmış, ihraç ettiğiniz ürünlerin değeri yüzde 12 artmış. Türkiye dünyayı besliyor ucuz ürettikleriyle, ucuz sattıklarıyla; yabancı ülkelerin tüketicilerini besleyen bir ekonomi kurmuşsunuz. Dış ticarette rekabet gücü ihdas eden, kuran, Türkiye'nin rekabet gücünü artıran bir ekonomi kurmamışsınız; bu dış ticaret hadleri bunu gösteriyor. Zaten, ihracat içerisinde ileri teknoloji ürünü malların oranı yüzde 2 civarında. Neyle övünüyorsunuz? İktidarsanız, insan utanır, insan sıkılır dış ticaretten bahsetmek için.
Cari açık... Hani cari açık kapanacaktı? Bir söylediğiniz gerçekleşmiyor değerli arkadaşlar. Ne söylüyorsanız tersini yapıyorsunuz, ne yapıyorsanız onun da tersini söylüyorsunuz; onun için, yaptıklarınız önemlidir, konuştuklarınız değil. (CHP sıralarından alkışlar) Cari açık... 2021 yılı boyunca toplam 14 milyar dolar cari açık vardı, şimdi, dört aylık cari açığın miktarı 21 milyar dolar arkadaşlar; geçen senenin yıllık cari açığından çok daha fazlasını, yüzde 50 fazlasını dört ayda verdiniz ya.
YÜKSEL ÖZKAN (Bursa) - Uçuyoruz(!)
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hani nasıl uçuyorsunuz siz, uçuruma doğru mu?
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Uçurumdan uçuyoruz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Köşeyi dönüyorlar ama böyle değil, uçurumdan aşağı dönüyorlar. Ve yaptığınız işler maalesef Türkiye'nin geleceğini karartmaya yöneliktir değerli arkadaşlar. Bu ülkenin geçmişte biriktirdiklerini sattınız, yediniz, bitirdiniz -KİT'leri- yaşayan insanlardan daha çok vergi topladınız, onu da bitirdiniz; o yetmedi, bütün hükûmetlerden daha fazla borçlanmak suretiyle Türkiye'nin geleceğini de harcamaya başladınız. Ne bulursanız tüketiyorsunuz ya, dibi olmayan kevgir gibisiniz, ne akıtırsanız boşaltıyorsunuz aşağıya. Bakın, bu ülkede siz vatandaşlığı bile sattınız; neyi var neyi yok her şeyi satıyorsunuz, bu ülkenin ne kadar değeri varsa hepsini satıyorsunuz.
Yurt dışında bürolar açılıyor, siz o bürolara destek veriyorsunuz, turisti getirmek için de yabancı turizm kuruluşlarına destekler veriyorsunuz. "Aman, Türkiye'de ucuz seyahat var." "Türkiye'de ucuz konut var." "Türkiye'de ucuz vatandaşlık var." Hepsini pazara çıkarmışsınız ya. Böyle bir felaket bu ülkenin başına hiç gelmedi, hiç gelmedi.
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Promosyon ülkesi olduk.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Merkez Bankası rezervlerini bitirdiniz; "Bu 128 milyar dolar nerede?" diyoruz, hiç cevap verdiğiniz yok. Nerede? Nasıl verdiniz? Kime verdiniz? Şunu bir bilelim, vatandaşın bilme hakkı vardır, hükûmet edenler şeffaf olmak zorundadır. Her şeyi saklıyorsunuz, her şeyi. Net rezervleri bitirdiniz, swapla borç rezervlerden harcamaya başladınız, böyle bir politika olmaz. İhracatçıların, şirketlerin döviz varlıklarına el attınız, onu da harcamaya yöneldiniz ama düzelttiğiniz hiçbir şey yok, hiçbir şey.
Tüm bunların özeti nedir biliyor musunuz? Tüm bunların özeti açıktır ve seçiktir: Tüketici Güven Endeksi'ne bakacaksınız, Tüketici Güven Endeksi ne diyor size? Ona baktığınız zaman ne yaptığınızı anlarsınız; böyle alkışlamayla olmaz bu iş. Tüketici Güven Endeksi açıkça vatandaşın, tüketicilerin Hükûmete güveninin kalmadığını anlatıyor; 63 seviyesine düşmüş değerli arkadaşlar. 100'ün altına indiği zaman o iktidara, hükûmete karşı güvenin kalmadığı anlaşılır; 63'e düşmüş, tarihî düşüş rekoru kırıyorsunuz Güven Endeksi'nde. Vatandaş söylüyor bunu veya piyasayı takip edenler söylüyor bunu. Sonra, bunu hazırlayan, birtakım özel kuruluşlar değil; Merkez Bankasının, TÜİK'in hazırlamış olduğu rapordur bu. 2009 krizinde bile 73, 2020'de, pandemi koşullarında 76 olan Tüketici Güven Endeksi, bugün 63 seviyesine düşmüştür yani işiniz bitiktir.
Değerli arkadaşlar, şimdi, bu bütçe niye geliyor? Bütçe -hem maliye teorisi kitaplarına bakarsanız hem de hukuki çerçevesini anlatan mali hukuk kitaplarına bakarsanız gayet nettir- gelecek bir yıla yönelik olarak hükûmetin tahsil edeceği vergileri ve yapacağı harcamaları sağlayan, Meclisin bu konuda yetki verdiği bir kanundur. Normal dönemlerde bir defa bütçe çıkar yani yıllıktır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde de aralık ayında Plan ve Bütçe Komisyonunda ve Genel Kurulda müzakere ettiğimiz bütçe vardır, 2022 yılı sonuna kadar yürürlükte olmak üzere çıkarılmıştır. İlave bütçe, ikinci bütçe, ek bütçe olağanüstü dönemlerde ortaya çıkar; hükûmetin öngörülerini bozacak olağanüstü koşulların ortada olması lazım, nedir o? Ülke savaşa girer, harcamalar için ek bütçeye ihtiyaç duyulur veya büyük bir deprem ortaya çıkar, hükûmetin o depremin yaralarını sarmak için ek bütçeye ihtiyacı vardır benzeri şekilde ama ortada böyle fevkalade bir durum olmadığına göre... Bu iktidar yeni bir bütçeyle geldi Meclise, bu ikinci bütçedir, bunu ek bütçe olarak görmek de mümkün değil. Neden bu ikinci bir bütçedir? Ya, ödeneklerde ve vergilerde 1 trilyon 80 milyar Türk lirası artış isteyen bir bütçedir bu. Bu 1 trilyon 80 milyar Türk liralık ilave vergi ne anlama geliyor biliyor musunuz? Geçen senenin toplam vergilerinden daha fazla demektir yani 2021 yılının, 2020 yılının da toplanan tüm vergilerinin 1,5 katı demektir. Böyle bir şey olur mu? Önünüzü bu kadar görememiş olmak, ne yaptığını bilmeyen hükûmet olmanın bir göstergesidir. Önündeki bir yılı görmeyen bir hükûmet, hükûmet etme hakkına sahip değildir. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Bir yıl önünü göremiyorsa yaptığı işlerle memleketi batırmaya aday bir hükûmet ortada var demektir.
Şimdi, bakın, bütçe Mecliste görüşülürken yıl sonu enflasyon tahmininiz neydi biliyor musunuz? 2022 yılı sonu itibarıyla bu Hükûmetin enflasyon tahmini yüzde 9,8'di yani yüzde 10 bile değildi, diyordu ki: "Yıl sonunda enflasyon yüzde 10 olacak ve ben bütçemi bu yüzde 10'a göre ayarladım; kamu harcamalarını, vergileri ona göre hesapladım." Ama şimdi -yıl sonu enflasyonla ilgili ikide bir değiştiriyor zaten değişik kamu kurumları- yıl sonu enflasyonun bile yüzde 64 olacağından bahsediyor. Şu anda zaten "Yüzde 73,5." diyor ama halkın yaşadığı enflasyon çok daha fazladır. Halkın yaşadığı enflasyon, bağımsız kuruluşların hesapladığı enflasyon yüzde 150-yüzde 200 civarındadır. Sizin bir iktidar olarak, Hükûmet olarak enflasyonu yüzde 9,8 olarak öngörüp de tahmin edip de buraya "Efendim, enflasyon yüzde 73'e çıktı." diye bir bütçe getirmeniz başarıyı mı ifade eder başarısızlığı mı ifade eder? Ne yaptığını bilen bir Hükûmeti mi gösterir bu, yoksa ne yaptığını bilmeyen bir Hükûmeti mi önümüze sergiler? Ne yaptığını bilmeyen bir Hükûmet vardır, işin açıkçası bu. 1 trilyon 751 milyar liralık harcama, 1 trilyon 80 milyar ilaveyle birlikte 2 trilyon 831 milyarlık bir 2022 harcama kalemi ortaya çıkardı, aynı şekilde gelirler de bu düzeyde artış sağlayacak. Ama gelirlerle ilgili bir şey söylemek istiyorum -vaktim kalmadığı için- bakın, "Gelir ve kurumlar vergisinden ek olarak 370 milyar tahsil edeceğiz sene sonuna kadar." diyor bu ikinci bütçe.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - "Dâhilde alınan KDV ve ÖTV ek olarak 344 milyar lira tahsilat sağlayacak bize." diyor, "İthaldeki KDV ve gümrük vergileriyse 324 milyar lira hasılat sağlayacak ilave olarak." diyor. Damga vergisi, resimler vesaire gibi dolaylı sayacağımız diğer gelir kalemleri de 44 milyar lira; yani 1 trilyon 80 milyar liralık ilave verginin 712 milyar lirası yani üçte 2'si düşük gelir gruplarından alınan vergi olacak yani yoksullardan ve orta hâlli vatandaşlarımızdan alacağınız vergilerdir şu ek bütçeyle getireceğiniz vergilerin üçte 2'si. Böyle bir zulmü kimse yaşamamıştır, bu Hükûmet varken bu zulümler devam eder.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
(AK PARTİ sıralarından "Bu Hükûmet hep devam edecek, hep devam edecek bu Hükûmet." sesi)