GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:104
Tarih:16.06.2022

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Meselenin geçmişini bir konuşalım. Kasım ayının son günü Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yurt dışına hekim göçünü engellemek ve pandemide önemli sıkıntıları olan sağlık emekçilerinin sorunlarına, özlük haklarına çözüm getirmek için partilerin yetkililerini, genel başkanlarını aradı telefonla. Genel Başkanımız konuyu bize iletti: "Nasıl çözülebilir?" "İyi niyetlilerse mevcut torba yasa teklifine bütün muhalefet partileri -geleneğimiz öyle, olumlu bir işse- katkı veririz ve yeni madde ihdasıyla çözeriz." dedim. 1 Aralık günü görüşülen torba yasa teklifine 6 madde ilave ettik. Bu 6 madde, o gün uzman tabipler, tabipler, diş hekimleri emeklileri için önemli iyileştirmeler içeriyordu ama eksiklikleri vardı. Ertesi gün çalışma kararı alındı, cuma günü sabah erkenden on birde toplanıldı buraya. Sayın Nebati içeride odadaydı, gözlerindeki bütün ışıltıyla "Hemşireleri de ekledik, sağlık emekçilerini de ekliyoruz." diye söyledi. Beklentimiz oydu, o yüzden cuma günü çalışmayı kabul etmiştik. Sonra bir telefon geldi ve o gelen telefonla dediler ki: "Biz bu kanun teklifini müsaadenizle komisyona çekiyoruz." "Niye?" "Herkesi memnun edecek bir çalışma yapacağız ve aralık ayı sonu gelmeden tüm sağlık emekçilerini istedikleri noktaya getireceğiz." Öyle deyince bütün partiler anlayış gösterdi, komisyona çekiş işlemi gerçekleşti ve sonra aralık bitti, ocak, şubat, mart, nisan bitti, mayıs ayında Elitaş müjdeledi, nihayet bu kanun teklifi geldi. Bu kanun teklifi aralık ayındaki hâliyle uzman ve pratisyenin emeklisine verdiğinin üçte 1'ini veriyor ki üstünden yüzde 73'lük enflasyon geçti. Bu kanun teklifi, eczacının emeklisini, birlikte anılmalarına rağmen doktordan ve diş hekiminden ayırıyor. Bu kanun teklifi, sağlık emekçilerini görmüyor, beklentilerini karşılamıyor. Bu kanun teklifine Türk Tabipleri Birliği karşı bu hâliyle, diş hekimleri karşı bu hâliyle, eczacılar tamamen karşı, sağlık alanında örgütlü sendikalar karşı; bakarsanız, bu kanun teklifine Anayasa karşı çünkü kanun teklifi Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesine, çalışma barışı maddesine, sosyal güvenlik hakkına, kamu hizmetine girme hakkına ve kamu hizmeti göreviyle ilgili 128'inci maddenin tüm fıkralarına ayrı ayrı aykırı. Bu durumda ne yapmak lazım? Gelmiş kanun teklifi Plan ve Bütçeye. Sağlık Komisyonunda virgülünü değiştiremedi arkadaşlar, önemli emek verdiler ve kanun teklifine "Hayır." dedik. Plan ve Bütçeye geldi, Plan ve Bütçedeki tavır şuydu: "Genel Kurul aşamasında önergelerle iyileştirilecek." "Peki." dedik, Genel Kurula sevk edilmesine onay verdik. Buraya geldik; yapılan iyileştirmeler devenin kulağındaki tüy değil, verilen sözler tutulmadı. Önce biz kandırıldık. CHP, Halkların Demokratik Partisi ve İYİ Partiden, 1 Aralık günü, birinden biri "Hayır." dese o 6 maddeyi ekleyemezsin, birinden biri Danışma Kuruluna imza atmasa o cuma sabahı toplanamazsın, birinden biri "He." demese Komisyona çekemezsin. Ama sağlık emekçilerine bu noktada yapılacak katkılara olan inancımızla ve onlara olan minnetimizle bizim iyi niyetimiz suistimal edildi. (CHP sıralarından alkışlar) Ve bugün burada doktorlara verdikleri sözü tutmayan, diş hekimlerine verdiği sözden dönen, veterineri, eczacıyı, sağlık emekçilerini görmeyen bir nankörlükle karşı karşıyayız âdeta. Bu noktaya geldiğinde, Anayasa Mahkemesi yönünde, özellikle disiplin soruşturması ve havuç-değnek ikilemini Anayasa Mahkemesinde tartışacağız, bu kanunu eşitlik yönünden tartışacağız ama tartışmasız bir şey var; sağlık emekçilerine yaptığınız bu nankörlüğe, attığınız bu kazığa ortak olmuyoruz, ret oyu veriyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)