| Konu: | Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 16.06.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, iki gündür sağlıkla ilgili yasa teklifini görüşüyoruz. Aslında, ben, partimizin görüşünü bir kez daha ifade etmek için söz aldım. Hatiplerimiz, sağlık emekçisi arkadaşlarımız, hekimlerimiz, aslında, bütün ayrıntıları ifade ettiler; bu yasa teklifine dair eleştirilerimizi, önerilerimizi ve neden bu konuda bu teklife "hayır" dediğimizi çok ayrıntılı anlattılar. Ben bir kez daha birkaç başlıkta ifade etmek istiyorum.
Evet, yedi ay önce gelen teklif, bugün, söz verildiği hâlde, kuşa dönmüş bir şekilde önümüze geldi. O gün bütün partilerin ortak imzasıyla ve oy birliğiyle kabul edilen ve hemen ertesi sabah geri çekilen teklifin niye bu hâle geldiğini aslında herkes biliyor ama adını koymuyor. Evet, Cumhurbaşkanı Sağlık Bakanını kameralar önünde, maalesef, fırçaladı ve sonra, sabahında, bu teklif geri çekildi. Şimdi, o iyileştirme de enflasyon karşısında tabii ki anlamını yitirdi. Evet, ilk teklifte de sağlık emekçilerini, çalışanlarını kapsamıyordu, şimdi de kapsamıyor. Laborantlar, hemşireler, hemşirler; hastanede çalışan bir bütün olarak, aslında bir ekip işi olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Yani iğneyi yapan, radyolojide gidip filmi çeken, tomografiyi çeken, yani bütün bu alanları hepimiz hasta olarak da biliyoruz. İşi hastaneye düşmeyen hiç kimse yok tabii.
Bu yasa teklifi her şeyden önce çok ciddi bir ayrımcılık içeriyor. Neden ayrımcılık içeriyor? Demin de ifade ettiğim gibi yani çok örnek verildi, ben kimi vereyim, yoğun bakımda çalışan hemşireleri vereyim, anestezi uzmanları oluyor, ambulansta görev yapanlar oluyor, bilgi işlemciler oluyor; her alanda bu bir ekip işi, biri olmadan diğeri o işi yürütemez. Diyorsunuz ki: "Biz, hekimin emeklilik maaşını iyileştiriyoruz ama size hiçbir şey vermiyoruz." Evet, bu iktidarın fıtratında ayrımcı bir yaklaşım var hakikaten. BAĞ-KUR'lu doktorları kapsamıyor, eczacıları, veterinerleri -çok söylediler arkadaşlar- kapsamıyor, özel sağlık merkezinde çalışan doktorları kapsamıyor. Hâlâ 2.500 TL alan doktorlar varmış, hekim arkadaşlardan öğrendim. İlk teklifteki 33.000 ve 40.000 rakamlarının neden düşürüldüğüne dair tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadı. Yine, TTB'nin talep ettiği, aldığımız tüm ücretlerin emekliliğe yansıtılması meselesi karşılanmış değil ve SES ile TTB'nin talepleri döner sermaye değil, yeterli maaş verilmesidir ama bu da karşılanmıyor.
Sağlık alanına bir şirket yaklaşımı var, ticari bir yaklaşım var. Zaten Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı bu ülkeyi bir şirket gibi yöneteceğini ilan etti. Sağlık alanında doktorlara, hemşirelere, laborantlara, hemşirlere, herkese işte "Ticarete ne kadar hizmet ediyor?" "Ne kadar kâr sağlıyor?" diye yaklaşıyorsunuz; ülkenin tamamını şirket mantığıyla yönetirseniz bunun sonucu böyle olur. Performansa dayalı sistemin hiç kimseye faydası olmadığını iki gündür dinliyoruz, konuşuyoruz. Sağlıkta Dönüşüm Programı'ndaki ısrarın ikna edici bir yanı yok, zaten ikna etmek gibi bir düşünceniz de yok.
Demin de yerimden söyledim, hekimi ya da sağlık emekçilerini niye vali ve kaymakamla kıyaslıyorsunuz ya? Yani bir hekim, uzmanlık sınavına giriyor, doktor oluyor, doçent oluyor, profesör oluyor ve bizim, bütün yurttaşların hayatı onlara, sağlık emekçilerine emanet. Gidip kendi memurlarınız olarak çalıştırdığınız vali ve kaymakamlarla kıyaslayarak bunu önümüze getiriyorsunuz.
Bununla ilgili KHK'lileri zaten biliyoruz, doktorların bir bölümünü KHK'yle attınız. Beyin göçüyle binlerce doktor yurt dışına gidiyor ve şu anda, lütfen, Almanca kurslarındaki artışı bir izleyin, hekimler arasında özellikle Almanca öğrenme isteği ve kurslara kayıt olma yükselmiş durumda çünkü yurt dışına gitmek istiyor, kendi ülkesinden memnun değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Hekimler mutsuz, hastalar mutsuz, vatandaş mutsuz ve bu mutsuzluğa rağmen siz "Kime daha çok kâr ettiririz?" derdindesiniz. Ve demin Hakkâri Milletvekilimiz sevgili Sait Dede de söyledi, hakikaten bu hastalıklı sistemin, bu ticarileşmiş sistemin, ranta dayalı sistemin reçetesini halk sandıkta yazacak, bundan hiç kimsenin kuşkusu yok. Ve şunu çok iyi biliyoruz: AKP'siz bir gelecek, sağlıklı bir gelecek olacak. (HDP sıralarından alkışlar) Çünkü daha özgür hissedeceğiz, daha mutlu olacağız ve her anlamda hayatın tadını çıkaracağız; o günler de yakındır.
Tabii, liyakatsizliği söylemeyi unuttum. Bu arada kadrolaşmanın sağlık alanında olduğunu da söylemeden geçmeyeyim. Kendinize yakın olanları terfi ettirirken yakın olmayanlara on yıllarca profesörlüğü vermediğinizi de not olarak düşmek isterim.
Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)