| Konu: | Deniz Poyraz'ın 1'inci ölüm yıl dönümüne, dün gece tutuklanan 16 gazeteciye, gazetecilere yönelik baskıların yeni olmadığına, HDP'ye yapılan operasyonlara, Van'da tişörtünün üzerinde Selahattin Demirtaş'ın portresi var diye 6 yaşındaki çocuk ve annesinin gördüğü muameleye, Afyonkarahisar Cezaevinde başlatılan açlık grevinin devam ettiğine ve cenazelere yapılan saldırılara ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 16.06.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Yarın sevgili Deniz Poyraz'ın 1'inci ölüm yıl dönümü.
Sevgili Deniz, yarın saat ondan itibaren bütün gün seninle ilgili anma etkinliklerimizi yapacağız. Yarın seni düşüneceğiz, seni hissedeceğiz, seni ne kadar özlediğimizi birlikte, birbirimize dokunarak anlatacağız. Evet, seni katleden tetikçi, alçak katil cezaevinde ama senin katline yol açan, o yapı taşlarını döşeyenler aynı faşizm içinde debelenip duruyorlar, saldırılara devam ediyorlar. Tetikçi katili destekleyenlerden hiç kimse hâlâ gözaltına alınmadı, tutuklanmadı ve maalesef korunmaya devam ediliyor. Şunu söylemek istiyorum: Sevgili Deniz, seni hakikaten özledik ve sana verdiğimiz sözü tutacağız. Bu ülkeye barış, adalet, özgürlük, eşitlik gelinceye kadar bıraktığın bayrağı yere düşürmeyeceğiz ve seni asla unutmayacağız. (HDP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, bugün 16 Haziran, dün gece sabaha karşı bu ülkede 16 gazeteci tutuklandı, 16 özgür basın emekçisi tutuklandı. Jin News Müdürü Safiye Alagaş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı Editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin tutuklanan isimler. Neden tutuklandılar? Tiyatroculardan özür dileyerek söylüyorum, büyük bir tiyatro yine sahneleniyor(!) Farazi, soyut ve niyete dayalı, uydurma tutanaklarla, sorulara baktığınızda da bir talimatla bu operasyonun yapıldığını çok iyi görüyoruz.
Bu ilk mi? Tabii ki değil gazetecilere yönelik baskılar. 1990'lı yıllardan bugüne, özgür basının, faili meçhullerden bombalanmaya, tutuklanmalardan sürgün edilmelere, kaybetmelerden kapatılmaya kadar yaşamadığı hiçbir şey kalmadı; gerçeğin peşinden ise asla taviz vermedi yani önümüzde otuz iki yıllık tarihî bir direniş var. Kumpaslardan, sahte delillerden, sindirme politikalarından ve cinayetlerden medet uman iktidarların hiçbiri hakikatin ortaya çıkmasının önüne geçemedi. 1994'te Tansu Çiller'in bombalama emri verdiği Özgür Ülke gazetesinin ertesi günkü manşeti şuydu: "Bu ateş sizi de yakar."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Evet, susturmaya çalıştığınız bu özgür basın emekçileri asla susmadı, "Asla susmayacağız." diyorlar ve buna yürekten inanıyorum. Evet, bu ateş yakar, hakikaten yakar ve şu anda bütün toplumu, haber alma hakkını engelledikleri için yalanlarla yönetmeye çalışıyorlar. Gasbetmeye çalıştığınız, haber alma hakkı ve hakikatlerin ortaya çıkmasıdır; bunu, kirli yöntemleriniz ve çabanız başaramayacak. Bunu önümüzdeki günlerde konuşmaya devam edeceğiz. Avukat arkadaşlarla konuştuk, bütün sorular gazetecilik faaliyetlerine ilişkin. Tek bir örnek vereceğim; sokak röportajı yapan muhabire sorduğu sorular -sorgu ifade tutanağı, savcılık ifade tutanağı- "Niye bu soruyu sordun? Niye Kürt sorununu sordun? Neden 'savaş' dedin? Niye burada muhabirlik yapıyorsun? Neden bu şirkette çalışıyorsun?" gibi aslında emri yerine getirmek için uygulanan sorular.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, tabii, bu uygulamalar bitmediği için biz de buradan söylemeye, teşhir etmeye ve buna karşın mücadele etmeye de devam edeceğiz.
Bu sabah da İstanbul'da operasyon oldu; onlarca arkadaşımız, yöneticimiz gözaltına alındı. Ya, öyle bir korku ki her gün gözaltı yapıyorlar. Tutuklayın ya! 7 milyon seçmenimiz var, aileleriyle birlikte 20 milyon insanı cezaevine tıkın. HDP bitecek mi? Kürt halkı bitecek mi? Kürt halkıyla dayanışma, destek içinde olanlar bitecek mi? Yanılıyorsunuz.
Dün -başka bir olay- Van'da gebe bir kadının 6 yaşındaki oğlunun üzerinde baskı hâlinde Selahattin Demirtaş tişörtü var, kadın darbediliyor. Darbedilmesine karşı çıkanlarla birlikte, gebe kadın, çocuğu ve 6 kişi gözaltına alındı ya...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...bir çocuğun tişörtünün üzerinde Selahattin Demirtaş'ın portresi olduğu için; eşkıyalıktır bu, bunun başka bir izahı yok, eşkıyalıktır. Bu düzen son bulduğunda bunu yapanlar yargılanacak, biz de müdahil makamında olacağız. Bir çocuğun tişörtünün üzerinde görüp de saldırdığınız sevgili Demirtaş Van'da milyonlarla buluştuğunda siz adil mahkemelerde hesap vereceksiniz, ant olsun ki hesap vereceksiniz.
Sayın Başkan, Afyonkarahisar Cezaevinde açlık grevi var, 23'üncü gününde, 25 Mayısta süresiz, dönüşümsüz açlık grevi başladı ve bütün çağrılarımıza, bütün görüşmelerimize rağmen talepler karşılanmıyor. Ayakta sayım, insanlık dışı muamele, kitaplara el konulması, gelen mektupların verilmemesi, nakil talepleri ve daha birçok gerekçeyle bu talepleriyle açlık grevindeler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bir an önce Afyonkarahisar Cezaevindeki süresiz açlık grevinin bitmesi için hukuka uygun bu taleplere uyulsun diyorum.
Son olarak, Sayın Başkan, "Daha fazla ne yapabilirler?" demesin sevgili halkımız. Her şeyi yapıyorlar, insanlıktan çıkmışlar. Cenazelere yapılan saldırılar dorukta şu anda, dorukta. En son -öncesine gelmiyorum- dün oldu, Diyarbakır'ın Dicle ilçesine bağlı Pirejman Mahallesi kırsalında Eylül 2021'de yaşamını yitiren Zindan Yeni'nin cenazesi saklama kabı içinde ailesine teslim edilmiş. Ya, ne istiyorsunuz cenazelerden? Ölmüş, o cenazeden bir şey kalmamış. Daha önce kargoyla gönderilmişti, şimdi bir anneye babaya saklama kabında cenaze gönderiliyor. Bunu lanetliyor musunuz? Bütün partilere söylüyorum: Bu uygulama insanlıkla, hukukla bağdaşıyorsa...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan, kusura bakmayın.
BAŞKAN - Evet, mikrofonu son kez açıyorum.
Bitirin lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu uygulamayı kim savunuyorsa çıksın mertçe söylesin "Ben bunu savunuyorum." desin.
Filistin'de İsrail Hükûmetinin emriyle Gazeteci Şirin Ebu Akile'nin cenazesine yapılan saldırıyı herkes kınadı, kınadınız. Bir gün sonra, Aysel Doğan'ın cenazesinde polise saldırı emrini verdiniz. Ya, bu cenazelerden ne istiyorsunuz? Cenazelere yönelik de canlılara yönelik de bu saldırılarla hiç kimseyi teslim alamazsınız; öfkeyi, tepkiyi büyütürsünüz ve size var olan bakış bir kırtik bile kalmışsa, azıcık, onu da yerle yeksan edersiniz diyorum.
Sayın Başkan, özellikle size teşekkür ediyorum.