| Konu: | Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 101 |
| Tarih: | 09.06.2022 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, hafta sonu 51 ilde 100 küsur milletvekiliyle Anadolu'yu karış karış dolaştık; illere gittik, ilçelere gittik, köylere, kasabalara gittik. Burada sivil toplum örgütleriyle, odalarla, esnafla, tarımla, turizmciyle, tarımcıyla bir araya geldik. Ben de Ardahan'daydım; üç gün boyunca Ardahan'ı dolaştık, Göle'ye gittik, Posof'a gittik, Hanak'a gittik, Damal'a gittik, Ardahan merkezde dolaştık. Ardahanlı dostlarımıza, Ardahanlı hemşehrilerimize buradan bir selam göndermek istiyorum. Onlara söz vermiştik; isminde "adalet" geçen partinin onlara ne kadar adaletsiz davrandığını bir de bu kürsüden ilan etmemi, duyurmamı istemişlerdi, onlara o sözü vermiştim, yerine getirmek istiyorum çünkü çok mağdurlar; hayvan üreticisi, tarım üreticisi çok fazlasıyla mağdur. Göçü durdurmak için yapılması gereken birçok yatırım var ama bunun yapılmadığını, 2017'de temeli atılan Ilgar Tüneli'nin tamamlanmadığını, gümrük kapılarıyla ilgili yaşanan sıkıntıları bir de buradan, kürsüden dile getirmemizi bizden rica etmişlerdi, onların ricalarını yerine getiriyorum. Ardahanlı hemşehrilerimizin, dostlarımızın sorunlarına bir el atın; el atmazsanız, inşallah, iktidar olduğumuzda en kısa sürede biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak onların sorunlarını çözeceğiz.
Şimdi, görüştüğümüz yasa teklifiyle ilgili olarak da -birçok defa belirtildi- gene bir yanlış torba yasa yöntemiyle yasa yapmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili defalarca uyardık, nitelikli bir yasa yapma yöntemi olmadığını, doğru bir yöntem olmadığını hep söyledik. Daha yeni, işte şu anda Adalet Komisyonunda görüşülmeye devam eden Basın Kanunu'yla ilgili olarak da, işte dezenformasyon kanun teklifi olarak bilinen yasa teklifinde de anlattık; yanlış uygulamalar vardı. Bakın, orada uluslararası şirketleri ilgilendiren, sosyal medya ağlarıyla ilgili şirketleri ilgilendiren düzenlemeler de yapılıyordu. Sadece üç gün, dört gün içerisinde bu yasa teklifiyle ilgili görüşler bildirilmesi istendi ama o yasa teklifinin maddelerinin ve gerekçelerinin çevrilmesi bile üç, dört gün sürüyor. Bu şirketler bu konuda gelip orada, Komisyonda görüş bildirmek istediler ama maalesef bu kadar kısa sürede böyle bir şansları olmadı. O yüzden bu niteliksiz yasa yapma yöntemine ısrarla maalesef devam ediliyor. Şimdi, gene gelen yasa teklifinde de farklı yasalarla bu yasa yapma, sorunları çözme çabası içerisindeyiz ama maalesef gene nitelikli bir süreç yürütülmüyor.
Şimdi, elimizdeki yasa teklifine baktığımızda çevreyle ilgili birtakım düzenlemelerden bahsediliyor, gerekçeleri okuduğumuzda çok nitelikli. İşte, su kaynaklarının korunmasıyla ilgili gerekçeler yazılmış ve maddelere konulmuş. Ama baktığımızda, maalesef, mevcut AKP iktidarının hep yaptığı gibi maddelerin arasına sıkışmış kirli bir hedef var, kirli bir akıl var, kirli bir el var; ben bunu Komisyonda geçen de söyledim. İşte, bu kirli oyun bu maddelerin içinde de maalesef sıkışmış durumda. Biz, bunu, özellikle seçim bölgem Muğla'da her dakika hissediyoruz. İşte burada bahsedilen o özellikle koylardaki mapa, şamandıra yapılması ihalesinden de bahsedeceğim ama ondan önce de mesela, yakın zamanda Muğla'da yapılan bir jeotermal ihalesi vardı. 28 tane arkeolojik sit alanı, doğal koruma alanları jeotermal ihalesine çıkarıldı. Baktığımızda buralar koruma bölgesi alanlarıydı. Gittik, "Siz burada ne yapıyorsunuz?" diye sorduk, gerekli çağrıları yaptık. Yerel yönetimlere sorduğumuzda maalesef hiçbirinin haberi yoktu ve burada bu kirli el, kirli oyun bozuldu, o jeotermal ihaleleri iptal edilmişti. Bunun gibi maalesef Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı üzerinden, TOKİ, Özelleştirme İdaresi, MUÇEV gibi kirli eller kullanılarak ülkemizin toprakları peşkeş çekiliyor, talana kurban edilmek isteniyor. Biz her fırsatta mücadele ediyoruz, hukuki mücadeleler vererek bunların önüne geçmeye çalışıyoruz.
Muğla'mız tarım ve turizm kenti. Tarım ve turizmle ülkeye ciddi ekonomik katma değer sağlıyoruz. Narenciyesiyle limonuyla, domatesiyle çam balıyla, fıstık çamıyla zeytiniyle, zeytinyağıyla, turizmin değişik sektörleriyle, doğa turizmiyle, kaplıca turizmiyle, sağlık turizmiyle turizmi on iki aya yayarak Muğla'mıza, ülkemize katma değer sağlamaya çalışıyoruz. Ama maalesef bunun içeriğindeki kirli oyunlarla işte bu ülkemizin, ilimizin doğal güzelliklerine büyük zarar veriyorsunuz, kirli oyunlar oynamaya devam ediyorsunuz ama biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bunun için her ortamda mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bakın, yani sürem de azaldı ama burada özellikle 29'uncu maddede bahsedilen Göcek'teki koyları ilgilendiren ihale. Bundan bir süre önce bir baktık, koylarımızın, Göcek koylarının, çok değerli koyların mapa, şamandıra yapılma ihalesine çıkarıldığını duyduk ve ihalenin arkasında daha önce, işte, kaçakçılıktan cezaevinde yatmış, daha önce sizin için siyaset yapmış insanların olduğunu gördük. Bunlar doğru uygulamalar değil bunlar da işte...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
BURAK ERBAY (Devamla) - ...siciliniz de bozuk olduğu için, o kirli eller her zaman devreye girdiği için bizim karşı olduğumuz uygulamalar oldu. Şimdi de bakıyoruz, orada o işi çözemediniz, şimdi yasalarla, Çevre Ajansını kullanarak birtakım gene kendi yandaşlarınıza, kendi etrafınızdaki insanlara rant sağlama çabası içerisindesiniz ve bunu yaparken yerel yönetimleri yok sayıyorsunuz, o bölgede yıllarca teknecilik yapmış, kooperatiflerde çalışmış, turizmle uğraşmış insanları yok sayıyorsunuz; bunu yapmaya hakkınız yok, bunu yapmaya hakkınız yok. O yüzden o bölge halkı haklı olarak isyan ediyor, bu uygulamalara isyan ediyor; bundan vazgeçilmesi lazım. Bu ve benzer uygulamalarla bölge halkını yok sayarak düzenleme yapamazsınız. Biz buna karşı hem Mecliste hem de hukuki süreci kullanarak topraklarımıza, suyumuza, ormanlarımıza, koylarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Keşke bu kadar zekânızı ormanlarımızı korumak için kullansaydınız; ormanlarımıza helikopterler alarak, orada emniyet şeritleri kurarak bir ağacımızın dahi yanmaması için mücadele etseydiniz diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)