| Konu: | Kırıklar Cezaevinde ölüm orucunda olan tutuklu Onur Yılmaz'a ve Adli Tıp Kurumunun bir infaz makamına dönüşmesine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 31.05.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Ya, bu arada söz almaları aslında ani bir şey olduğu için yapıyorum. Bir avukat arkadaşla görüştüm, Kırıkkale'den Kırıklar Cezaevine gönderilen bir yurttaş var -Onur Yılmaz- ve bugün ölüm orucunun on beşinci gününde. Avukatı müvekkili için oldukça endişeli. Doğrusu, okuduktan sonra biz de endişelendik. Temel itirazı; tecritte kalıyor, kötü muamelede bulunuluyor ve diğer personelin, cezaevi personelinin, hiçbir olumsuzluğu olmadığı hâlde Cezaevi 1'inci Müdürü Haydar Ali Ak'ın kendisine yönelik özel, özgün, ciddi tehditleri olduğunu ifade ediyor. Hatta, bizim 3 vekilimiz daha önce İzmir'e, aynı cezaevine, Kırıklar'a gitti, müdürle görüşmek istediler çünkü ilgili müdürle ilgili çok sayıda başvuru alıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Peki, teşekkür ederim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İzninizle bitireyim Başkan.
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Maalesef, vekillerimizle de Haydar Ali Ak görüşmedi yani her an başına kötü bir şey gelebilir, ölüm orucu gibi çok ciddi bir meseleyle karşı karşıyayız. Su, şeker, tuz, vitamin ve meşrubat da verilmiyor; alamıyor. Bunun iktidar grubu tarafından dikkate alınmasını, ilgili müdürle ilgili işlem yapılmasını istiyoruz ve bir an önce bunun çözülmesi gerekiyor.
Daha geçen hafta söylediğim, 80 yaşındaki Makbule Özer yüzde 51 engelli, eşiyle birlikte hâlâ tutuklu ve Adli Tıp Kurumu "Cezaevinde kalabilir." dedi. Adli Tıp Kurumu artık bir infaz makamına dönüşmüştür, insanların ölümüne göz göre göre imza atıyor. Bu utanç, tarihî utanç onların yakasını bırakmayacak.
Teşekkür ediyorum.