GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Pençe-Kilit Operasyonu'nda şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Mehmet Meral'e Allah'tan rahmet, ailesine ve milletimize sabırlar dilediğine, Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan turist rehberlerine ilişkin kanun taslağına, iktidarın yasakçı yaşam biçimini dayatmasına, dış politikada tutarlı olunması gerektiğine ve 15 Temmuz gecesi CHP Genel Başkanının nerede olduğuyla ilgili iktidar partisi milletvekillerinin açıklamalarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:95
Tarih:26.05.2022

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Maalesef bu hafta sözlerimize hep şehit haberleri ve duyduğumuz üzüntüyle başladık. Yine, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesindeki üs bölgesinde PKK'lılarca açılan taciz ateşi sonucu şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Mehmet Meral'e Allah'tan rahmet, ailesine ve milletimize sabır diliyorum.

Sayın Başkan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan turist rehberlerine ilişkin bir kanun taslağına yönelik turist rehberlerinden ve onların örgütlerinden, derneklerinden çokça şikâyet alıyoruz. Geldiler, dinledik; taslak en az bir yabancı dil bilme şartını dahi kaldırıyor. Hem mesleğin niteliği hem turizm hizmetimiz açısından son derece riskli görüyoruz biz de. Bu durumda rehberlerin daha ucuza çalıştırılması ve istihdamın ihtiyaçtan fazla artması ve beraberinde hizmet kalitesinin düşmesi konusundaki endişelerini dile getirdiler.

Yine, aynı şekilde, tur otobüslerinde rehber bulundurma zorunluluğunun kaldırılmasını biz de son derece yanlış bir uygulama olarak değerlendiriyoruz ve bu taslağın kendilerine iletilen ve şikâyet ettikleri hâliyle değil, turist rehberleri ve onların örgütleriyle tartışılarak, revize edilerek Meclise AK PARTİ milletvekillerince sunulmasının en doğru yol olacağını düşünüyorum.

Başka gündemler var ama basın toplantısında değindim bu yasaklarla ilgili, o yüzden burada tekrar etmeyeceğim; biraz önce bahsedilen bütün yasaklardan son derece rahatsızız da... Bakın, yasaklama kararı var, Eskişehir'de Anadolu Fest'i, Anadolu Üniversitesinin festivalini yasakladılar; onu yasaklamak için her şeyi yasakladılar on beş gün. Nihayet yasaklama kararına eriştim; karar şunu söylüyor: "Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya, böyle bir şey olabilir mi Sayın Başkan? Bir öğrenci festivalinde "Festival yapılırsa suç işleyecekler." diye festivali yasaklayan bir kafayla karşı karşıyayız. AKP, kendini çok başka şekilde belli dönemlerde topluma tanıtmaya çalıştı ama aslına rücu ettiği o yasakçı yaşam biçimini dayatan "Yediğimizi yiyeceksin, içmediğimizi içmeyeceksin, bizim gibi davranacaksın, bizim gibi eğleneceksin." anlayışı Adalet ve Kalkınma Partisinin anlayışıdır. AK PARTİ düzelmez ama bu gidişatı, festivalleri yasaklanan 6,5 milyon genç seçmen sandıkta düzeltecek, bunu hep beraber göreceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkanım, şimdi, bir yandan -biraz önce Sayın Grup Başkanımız şereflendirdiler- Finlandiya meselesiyle ilgili açıklamalarına iştirak ediyoruz, bu meseleyle ilgili Türkiye'deki iç politikaya malzeme edilen algı operasyonuna itiraz ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Recep Tayyip Erdoğan diyor ki: "Efendim, bunlar PKK'ya destek oluyor, hiç gelmesinler; dinlemeyiz, almayız." Ya, ilk önce bir kere şunu yalanlayın: Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö çıktı dedi ki: "Recep Tayyip Erdoğan'la görüştüm." Bakın, telefonda görüşmüş, 4 Nisan 2022; bu sene. Bu açıklamayı 15 Mayısta yaptı. "Bir ay önce." dedi, ben doğru tarihe baktım, 4 Nisan 2022, kırk beş gün önce. "'Başvurunuzu yapacaksınız...' Aksiyon aldı, inisiyatif aldı; benden önce dedi ki 'NATO'ya başvuracaksınız, bunu olumlu olarak değerlendirip destekliyoruz.' Memnuniyetimi ifade ettim." diyor. O gün bu Finlandiya, bu PKK'ya veya işte, PYD'ye, bilmem neye, FETÖ'ye destek veriyor muydu, vermiyor muydu? O gün bunu söyledin... Hadi yalanla, "Demedim." de, adam basın açıklaması yaptı. Hepimiz biliyoruz ki yalanlayamaz. Neden?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dışişleri, bu devletin geleneklerinde var; o görüşmenin kaydedilmiş olması gerekiyor, o görüşmenin saklanıyor olması gerekiyor. Hadi çıkın açıklayın, "Demedik." deyin. 4 Nisan 2022'de Finlandiya'nın önüne kırmızı halı sereceksin, sonra bugün çıkacaksın "Biz o yüzden yapmayız, bu yüzden yapmayız." Bir de rahmetli Özal'ı suçluyor: "Müslüman bir daha aynı yerden sokulmaz, NATO'ya girmelerine izin verdi şu ülkelerin." Macron'un Fransası NATO'nun askerî kanadından çıktı mı? Çıktı. Türkiye onaylamasaydı bütün NATO ülkeleriyle birlikte, giremeyecek miydi? Giremeyecekti. Sen 2009'da Macron'un Fransasını tekrar aldın mı? Aldın. Hani Müslüman 2'nci kez sokulmuyordu? O Macron'un Elysee Sarayı'nı açmadığı yok. O bahsettiğim bütün terör örgütlerinden her hafta birini ağırlıyor Macron Elysee Sarayı'nda. Biraz tutarlı olacaksınız, milletin gözünün içine bakıp yalan atmayacaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yoksa elbette ki bu konuda Türkiye'nin menfaatlerinin korunması önemli falan ama bu kadar da sahtecilik olmaz artık yani.

Bir de bu konular aslında Mecliste tüketilmiş gündemler de... Şimdi de bir sayın milletvekili ağzına geleni söyledi, gitti. Dün bir başkası hakaret etti -siz çok güzel uyardınız, gereğini fazlasıyla yaptınız- ama gitmiş, dünkü konuşmasını onurla paylaşıyor, güvenle paylaşıyor. Madem öyle, sen niye dün kendin buradan -söylediğin, tabir ettiğin şekilde- fare gibi kaçtın, gittin? Sizin kendisini yüzüne karşı uyarmanızla kaçtı, gitti; akşam sadece kendi kısmını yayınlıyor.

Bugün de bir sayın kadın milletvekilimiz, Genel Başkanımız için "Tankların arasından kaçtı, bilmem ne yaptı..." Hayati Yazıcı -burada tutanak altına da aldım, hiçbir şey demedi, diyemez- geldi, darbeden sonra -20 kişilik tebrik kuyruğu vardı önümüzde- o gece buradaki tutumumuzdan dolayı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hayati Yazıcı dedi ki, tutanak altına da aldım bunu Hayati Bey salondayken: "Özgürcüğüm, o gece Genel Başkana darbeyi haber vermeni, 'Kapalı Meclisi açmalıyız.' demeni, 'Biz Meclise gidiyoruz.' demeni tebrik ediyorum, seni alnından öpüyorum. Genel Başkanının yanındaydım, onun da sana 'Meclise sahip çıkın, ilk fırsatta ben de gideceğim, ilk vasıtayla döneceğim, Meclise geleceğim.' dediğini duydum, kendisini de tebrik ettim." Bu ifadeler varken "Efendim, darbeye karşı kaçanlar..." Getirdim de kendisi kaçmış.

Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ergin Ergül -tutanak altında- 15 Temmuz darbe girişimi komisyonunda, tankların evine bırakılan Binali Yıldırım'a doğru yöneldiği vehmiyle -sonradan vehim olduğu anlaşılıyor- nasıl Binali Yıldırım'a hızla ulaştıklarını, arabayı aldıklarını, bilinmeyen bir istikamete doğru gittiklerini, Jandarmanın çakarından korkup Ilgaz Tüneli'ne saklandıklarını, geceyi orada geçirdiklerini -bir saklanma varsa- anlattı, tutanak altında yazıyor. Hepsini, öbür taraftan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım...

BAŞKAN - Sayın Özel, buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cevap hakkı açısından -tabii kendisi gitti- ben o anda söz alsam diğer arkadaşlara ayıp olacaktı. İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, geldiler, 1 Kasım günü burada ifade verdiler, o gece Cumhurbaşkanı bizzat kendisi, koruması Muhsin Bey defalarca arıyor: "Kuleyi boşalttınız mı, ineceğiz. Kuleyi boşalttınız mı, kaç dakikaya alırsın?" "On beş dakikaya temizlerim hainlerden. Kuleyi boşalttığımızı bildirdik, Cumhurbaşkanımız iniş yaptı." Çok da doğru. Muhsin Bey'in bu görevini yapmasıyla... Genel Başkanımızın korumaları, hepsi İçişleri Bakanlığından, çekin hepsini sorguya. "Tankları çektirdi de kaçtılar." Herkes geldi de Cumhurbaşkanı, kule zapt altındayken, tankın içinde bilmem ne varken, tankın önüne mi indi? "Efendim, güvenli bir yere kaçmış." Hepsi Türkiye Cumhuriyeti devletinin polisleri tarafından korunuyor, milletimiz adına korunuyor, milletimizin yerine korunuyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Binali Yıldırım'ı Ilgaz Tüneli'ne saklamak kaçmak değil, kule boşalmadan havaalanına inememek kahramanlık, korkaklık değil, Genel Başkanımız oradan gitmiş de tank gittikten sonra Bakırköy Belediye Başkanının evine kaçmış, saklanmış. Ne alakası var ya? Hayati Yazıcı yanındaydı. "Darbeye direnin, arkanızdayız." Hatta şunu da söyledim... Telefon ediyorlar sahtekârlar: "Emir komuta içinde yapılıyor, Atatürkçü subaylar da var." Ben cevapladım, deyin ki onlara: "Kim yaparsa karşıyız, Atatürkçü subayların darbeye karıştığına inanmıyorum, yapıyorlarsa onların da karşısındayız." Ne konuşuyorsunuz? Öyle konuş konuş kaç, konuş konuş kaç, akşama onu yayınla. Bunu da yayınla.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)