GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Devletin denetim ve gözetimindeki cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü ölümlerinden birinci derecede iktidarın sorumlu olduğuna, "kamu güvenliği" gerekçe gösterilerek konser ve müzik etkinliklerinin yasaklanmasına, Marmaris Millî Park alanı içinde yapımı devam eden otel ve devre mülk projesine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün "e-haciz" uygulamasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:95
Tarih:26.05.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Cezaevleri gündemi hiç bitmiyor ve iktidar bu konuda hiçbir adım atmıyor; neredeyse her gün, her Genel Kurul günü maalesef kötü haberler vermeye ve almaya devam ediyoruz. Dün, cezaevinden bir ölüm daha çıktı, evet, bir cenaze daha çıktı. Beşiri T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşamını yitiren Sıddık Uğur, memleketi Şırnak'ta son yolculuğuna uğurlandı ve açıkçası devletin denetiminde ve gözetiminde, korumakla yükümlü olduğu tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerinde ölmesi devletin, birinci derecede iktidarın sorumluluğundadır. Bunlar göz göre göre gelen ölümlerdir, bunlar cinayettir. Defalarca bunu söyledik ama sesimizi duymak istemiyorlar.

Diğer bir cezaevi haberi; SODAP ile KAYY-DER'i ziyaret eden, adalet nöbetinde bulunan tutuklu yakınları destek çağrısında bulundu çünkü Kırıklar Cezaevindeki hak ihlallerine dikkati çeken tutuklu yakınları, tutuklulara daha önce verilen sözlerin tutulmadığını, baskılara karşı açlık grevine başladıklarını duyurdular. Biz ne dersek diyelim, iktidar grubu ve ortağı kafalarını kuma gömüyorlar ve bu ülkeyi mahvetmeye devam ediyorlar. Muhalif olanlara yaşam hakkı tanınmıyor yani "Sadece son günlerinde ailelerinin yanında olsun." dediğimiz mahpuslar, maalesef, ölmeye devam ediyor.

Cezaevinde tutuklu bulunanların yakınlarını selamlıyorum ve sevgili Sıddık Uğur'un ailesine başsağlığı diliyorum, acılarını paylaşıyorum ve "Yatacak yeriniz yok." diyorum. Gerçekten buna sebep olanların yatacak yeri yoktur, hiçbir inançta da bunun yeri yoktur.

Sayın Başkan, müzik yasakları almış başını gidiyor. İlk olarak Aynur Doğan'ın Kocaeli Derince Belediyesi tarafından yasaklanan konseri sonrasında yağmur gibi müzik yasakları geldi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Pendik Belediyesince Niyazi Koyuncu'nun, Muş Valiliğince Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin, ırkçı bir partinin doğrudan hedef göstermesiyle Denizli ve İstanbul'da da Apolas Lermi'nin konserleri iptal edildi. Bu yasaklara dün de ODTÜ şenliklerine konser yasağı ve Isparta'da Melek Mosso'nun konser yasağı eklendi ve en son, Kürt sanatçı Mem Ararat'ın Bursa konseri de "kamu güvenliği" denilerek yasaklandı. Sürecin işleme hâli gayet ilginç; şimdi, ilgili yerlerde dernek, parti başvuru yapıyor ve buna dünden teşne olan valilik ya da organizasyon "Değerler, hassasiyet, vesaire." diyerek bu konserleri yasaklıyor. Bir çağrı yapıyorum: Aynur Doğan'ın İstanbul'da yapacağı konsere dönük yoğun bir linç kampanyası devam ediyor. Daha dün çatal kaşık atarak Ahmet Kaya'yı linç edip sürgünde yaşamına kastedenler bugün sosyal medya üzerinden tehditler savuruyor, açıkça suç işleniyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Atılacak her geri adım faşizmin önündeki bariyeri biraz daha açar, ırkçı saiklerle gece gündüz nifak tohumları ekenlerin ekmeğine biraz daha yağ sürer ve tüm bunların dışında en önemlisi, demokrasinin kırıntılarını arar dururuz. Bu nedenle bu konser yasaklanmamalı. Ve tüm muhalefetin de tabii bunun karşısında olması gerekiyor. "Yasaklarla mücadele ediyoruz, ettik." diye övünenler bugün şeffaf bir faşizm uyguluyor, bunun başka bir adı yoktur. Yürüyüş ve etkinlik yasağı geliyor ama AKP oralarda miting yapıyor, etkinlik yapıyor; konser yasağı geliyor ama AKP şölen yapıyor, konser düzenliyor. Bunun ikiyüzlülük olduğunu sanırım söylememe gerek yok. Ya, daha birkaç hafta önce Cumhurbaşkanını Aynur Doğan parçalarıyla karşılamadınız mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yani "Dar Hejiroke" parçasıyla Erdoğan'ı karşılayan akıl İstanbul'daki konsere karşı çıkıyor. Siz yasaklarla mücadele etmiyorsunuz, yasağın bizatihi kendisisiniz. Kadının kahkaha atmasına, giydiğimiz elbiseye, tüketeceğimiz yiyecek içeceğe ve inancımıza, daha birçok şeye dair söz kuran, uygulamaya gidenler bugün kalkıp "hassasiyet", "değer" diyerek konuyu sakın çarpıtmasın, buna izin vermeyiz. Yani yüzlerce yerde verilen konserler nasıl birdenbire kamu güvenliğine dönüştü? Kürtçe düşmanlığının, Kürtçe kininin adı "kamu güvenliği" oldu, sanki toplumun isteğiymiş gibi dayatılıyor. Müzik özgürdür ve bu sizi aşan bir hakikattir, elinizi çekin müzikten "Müzik yasaklanamaz." demek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Danış Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, Muğla'nın Marmaris ilçesindeki Kızılbük'te, Marmaris Millî Parkı içinde otel ve devre mülk projesinin yapımına devam ediliyor, Marmaris Kent Konseyi sanal medya hesabından dinamitlerin patlatıldığını duyurdu. Deniz, orman ve ekosistem yok ediliyor. Açıkçası ÇED iptal kararı için açılan davada, bilirkişi raporunda Valiliğin kararının, bunun yasaya aykırı olduğu; projenin kıyıya, denize, bölgedeki endemik türlere ve ekolojik bütünlüğe zarar verdiği tespit edildi. Hem davalar devam ediyor hem inşaat devam ediyor ve Kültür ve Turizm Bakanlığı genelgesinin süresi 15 Mayıstan 17 Hazirana ertelendi. Tüm kamuoyunu bu doğa katliamlarına karşı ses olmaya, birlik olmaya, "Dur!" demeye davet ediyor ve Kültür ve Turizm Bakanlığından derhâl bir olumlu adım bekliyoruz.

Sayın Başkan, son söyleyeceğim şu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Danış Beştaş, buyurunuz.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Başkan hoşgörünüz için.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce uygulanan e-haciz uygulaması milyonların canını yakmaya devam ediyor ve elimdeki rakamlar çok korkunç; 2021 yılında tapular üzerinde uygulanan e-haciz sayısının 5 milyonu aştığını görüyoruz ve bu durumda konut sahipliği istatistikleri de ev sahibi olmanın zorluğunu ortaya koyuyor. Bir yılda 5 milyon 431 bin e-haciz durumun vahametini yeterince ortaya koyuyor. El birliğiyle ülkeyi batırmaya, vatandaşları yaşayamaz hâle getirmeye ve boğmaya devam ediyorlar ama bizler bunu hep birlikte değiştireceğiz.

Teşekkür ediyorum Başkan.