| Konu: | Çorlu tren katliamı davasının 10'uncu duruşmasına, Deniz Poyraz davasının aydınlatılması talebiyle "tweet" atanlara açılan soruşturmaların durdurulması gerektiğine, Cizre Belediyesi kayyumunun usulsüz ve provokatif uygulamalarına, Bitlis'teki yayla yasaklarına, Konya Numune Hastanesi Başhekim Yardımcısı Hasan Hüseyin Uysal'ın kadınlara yönelik sözlerine ve AKP Konya Milletvekili Ahmet Sorgun'un kendisine yaptığı destek ziyaretine ve Muş'un Bulanık ilçesinde Serkan Sarıdağ tarafından 7 yaşındaki bir çocuğa uygulanan cinsel şiddet vakasına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 94 |
| Tarih: | 25.05.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün Çorlu tren katliamı davasının 10'uncu duruşması yapıldı. Duruşmada aileler "Muhatabımız savcılıktır." diyerek duruşmayı, mahkeme salonunu terk etti. Tabii, davanın avukatı Can Atalay da maalesef Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor. Mahkeme heyeti, Can Atalay'ın SEGBİS'le katılma talebini reddetti ve dava 5 Ekime ertelendi. Bin dört yüz on yedi gündür, 25 kişinin hayatını kaybettiği katliamda rolü olan üst düzey sorumlular hakkında hâlâ iddianame yazılmadı. Evet, Çorlu için adalet talebi çok yüksek bir şekilde ifade ediliyor, devam ediyor; 25 insan toprak altında, davanın avukatı Can Atalay dört duvar arasında ama katiller yok. "Katiller nerede?" diye biz de ailelerin sorularını sormak istiyoruz ve bu vesileyle bir kere daha, katliamda yaşamını yitirenleri anıyorum; yakınlarının acısını paylaşıyoruz ve avukatlarına selamlarımızı gönderiyoruz.
Deniz Poyraz, İzmir il binamızda katledilen kadın arkadaşımız. Kendisinin dava dosyası için bir Twitter hesabı açıldı ve bu hesaptan açılan bir "tweet"i okuyorum: "Saldırının ve cinayetin aydınlatılması için etkin soruşturma yapmayan, delillerin karartılmasını sağlayan, tetikçi dışında gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını engelleyen soruşturma savcısı, Deniz Poyraz'ın acılı babası hakkında propaganda suçlamasıyla dava açtı." Bu "tweet"i "retweet" yapan 100 kişi kamu görevlisini hedef göstermek iddiasıyla adliyeye çağrılıyor. Şimdi, bunun neresinden tutalım?
Aynı şekilde, Deniz Poyraz'ın ailesine, bizlere, partimize yönelik ırkçı ve nefret söylemi içeren paylaşımlara yaptığımız suç duyurularına "Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır." diye -bize nefret söyleminde bulunan, bizi hedef gösterenler hakkında- takipsizlik veriliyor ama babası hakkında soruşturma açan soruşturma savcısını paylaşmak suç.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Beştaş
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Adalet Bakanına bir bilgi vereyim. Bu çelişkiye dair bir izahınızı istiyoruz. Hakikaten savcı, tetikçi Onur Gencer dışında kimse hakkında soruşturma açtı mı? Kimdir onun arkasındaki güç? Deniz Poyraz'ı herhâlde elini kolunu sallayarak katletmeye gitmedi. Onunla ilgili binlerce delil var dosyada. Bu soruşturma savcısı görevini yapmıyor. Evet, ben de buradan söylüyorum: Tetikçiyle davayı kapatmaya çalışıyor, bunun karşısındayız. Bu soruşturmaları da durdurun diyorum çünkü ortada herhangi bir suç yok.
Sayın Başkan, kayyumlarla ilgili her gün yeni haberler çıkıyor. Şimdi de Cizre'den bir haber var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Cizre Belediyesi kayyumu itfaiye alanı olarak kullanılan 1.033 metrekarelik belediye taşınmazını bedelsiz bir şekilde Adalet Bakanlığına devretmiş. Açıkçası, bu düşman pratik ve yöntemleri cumhuriyet tarihinde yok. Kayyumlar tarih yazıyor, evet, düşmanlığa dair tarih yazıyorlar. İtfaiye alanının Adalet Bakanlığında ne işi var? Halkın hizmetinde olan bir alanın bu şekilde halk adına devredilmesini kabul etmiyoruz.
Tabii, provoke edici birçok mesele de var. Örneğin, Cemal Gürsel'in adını bir sokağa vermişler ama Kürt şair ve aydınlarının isimlerini de siliyorlar. Cemal Gürsel'i Kürtler şöyle hatırlar: Gürsel, 60 darbesinin ardından gittiği Diyarbakır'da halka "Size 'Kürt' diyenin yüzüne tükürünüz." diye seslenmişti; Kürtler bunu unutmadı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, Cizre'de sokağa bu adı vermek, sokağa "Cemal Gürsel" adını vermek bir provokasyon ve inkârı devam ettirmek oluyor. Bir yerin adını değiştirmekle güçlü olunmuyor, bilakis güçsüzlük ilan ediliyor. Merak etmeyin, tarih sizi de inkârcı isimleri de istediği yere koyuyor; sizin de bu politikalarınız yerle bir olacak, az kaldı.
Yayla yasakları mağdur etmeye devam ediyor. Bitlis'in Tatvan ve Hizan ilçeleri sınırlarındaki Üranis, Çanges, Şen, Horozdere, Hirit, Gulpik, Agur köylerinde operasyonlar gerekçesiyle günlerdir sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ve köylüler köylerinden dışarı çıkamıyor. Hayvancılık yapılıyor, hayvancılık da bahar mevsiminde hayvanları tabii ki yaylaya çıkarmakla ancak mümkün oluyor. Tam yayla mevsimi ve bölge ekonomisini çok ciddi bir şekilde olumsuz yönde etkiliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Açıkçası, bu mevsimde köylüler dağlardan mantar ve ışkın da topluyor ama şimdi -diğer bir korkuları da- yasakların sürdüğü alanda kurşunların hedefi olmaktan da korkuyorlar, hayvanlarının peşinden gitmek zorunda kalıyorlar. Bir an önce bu yasaklar kaldırılsın ve bu mağduriyetler giderilsin demek istiyorum.
Sayın Başkan, Konya Numune Hastanesi Başhekim Yardımcısı Hasan Hüseyin Uysal, Konya'da -söylediğim için toplumdan, halktan ve sizlerden özür diliyorum- şöyle bir cümle kuruyor: "Konya'da bile göbeği, göğüsleri açık tipler türedi. Bu teşhir, beden görseli satma değil mi? Beden satmaya giden yol, fahişelik yolu değil mi?" şeklinde ifadelerde bulunuyor. Şimdi, bununla da kalınmadı, AKP Milletvekili Ahmet Sorgun -buradaysa cevap verebilir- kıyafetini beğenmediği kadınlara "fahişe" diyen ve çok yoğun tepki alan bu Başhekim Yardımcısı ve İHH Konya İl Başkanı Hasan Hüseyin Uysal'a destek ziyaretinde bulundu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, biz bunun neresinden tutalım? Ne giyeceğine, nasıl yaşayacağına kadınların kendileri karar verir. Bunu öğrensinler artık, uzaktan gazel okumasınlar. Ayrıca, AKP Milletvekilinin ziyareti de bu konudaki zihniyetlerini tescil eden bir hareket oldu, ne yazık ki bizi şaşırtmadı ama siz, kadınların ne giyeceğini değil, kadın cinayetlerini konuşun, kadın katillerini konuşun, şüpheli kadın ölümlerini konuşun, bu şahsı da bir an önce görevden alın. O zihniyetteki insanlar bu pozisyonda kalmamalıdır diyorum.
Sayın Başkan, hoşgörünüze sığınarak son bir şey; bu da bir cinsel şiddet meselesi. 17 Mayıs günü Muş'un Bulanık ilçesinde, Serkan Sarıdağ, 7 yaşındaki bir çocuğa cinsel şiddette bulundu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Danış Beştaş, buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum.
Çocuk hastaneye kaldırıldı, takip ettik, fail tutuklandı, ancak tecavüzcülerin ailesi çocuğun ailesini tehdit etti. Hem de nasıl? "AKP'de tanıdıklarımız var, biz bu işi çözeriz." Kim bu AKP'deki tanıdıkları? Çocuğa tecavüzün üstünü örtenler kim? Bunu bir an önce izah etmelerini istiyoruz ve bu korucubaşı hakkında, korucular hakkında da derhâl işlem başlatılmasını istiyoruz. Ellerindeki silahlara ve arkalarındaki iktidar gücüne dayanarak 7 yaşındaki çocuklara cinsel istismar hoş görülemez, meşrulaştırılamaz; bu fiiller ağır suçlardır. Bunun karşısında hep birlikte olalım diyorum ve çok teşekkür ediyorum.