GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Şerzan Kurt ile Leyla Kasım'ı ölüm yıl dönümlerinde saygı ve minnetle andığına, Hemşireler Günü'ne, 13 Mayıs Soma faciasına, devam eden müzik yasağına ve yasa dışı dinlemelere ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:90
Tarih:12.05.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün 12 Mayıs, Şerzan Kurt'un üniversite öğrencisiyken katledilmesinin 12'nci yıl dönümü. Maalesef, Şerzan Kurt polis kurşunuyla katledildi ve diğer bütün polis davalarında olduğu gibi katiller cezasızlıkla ödüllendirildi. Yargıtayda dava 2 defa bozuldu ve şu anda katil maalesef, elini kolunu sallayarak dolaşıyor ve tabii ki onun akabinde, bu cezasızlık zırhıyla Dilek Doğanlar, Kemal Kurkutlar katledilmeye devam ediyor. Şerzan Kurt'u saygıyla ve minnetle anıyorum.

Diğer bir anma, Leyla Kasım için. Kendisi, ölüme giderken annesine "Ben ölüme hazırım. Bir cellattan merhamet ve af dilemem." sözleriyle hafızalara kazındı. Kadın özgürlük mücadelesinin sembolü ve direnişimizin de kadın özgürlük mücadelesinde gücü oldu. Son görüşmesinde yine annesine şunu söyler Leyla Kasım: "Güzel annem, tasalanma. Ben bir dava insanıyım artık, halkım için mücadele ediyorum. Anne, bizim ölümümüzle halkımız uyanacak. Ben öldüğümde üzülmeyin." Leyla Kasım'ı da saygı ve minnetle anıyorum, mücadelesini bugün de çok güçlü bir şekilde hissettiğimizi ifade etmek istiyorum.

Hemşireler Günü bugün. 12 Mayıs tarihi, açıkçası, hemşirelerin topluma, sağlık alanına yaptıkları katkıları onurlandırmak için kabul edilen bir gün. Acaba biz hemşirelerin hayata kattıkları değerlerin yeterince farkında mıyız, bilemiyorum. İktidarın özellikle pandemi döneminde olumsuz performansı hemşirelerin yaşadığı zorlu koşulları çok daha görünür kılmış oldu. Salgın koşullarında insanüstü bir çaba gösterdiler. Hemşireleri alkışlamak dışında bir şey yapmayan bir iktidar aklıyla karşı karşıyayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tabipler Birliğinin verilerine göre Covid-19'a bağlı olarak -emekli sağlık çalışanları da dâhil- 556 kişi maalesef yaşamını yitirdi.

Bizim Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanımız Hülya Alökmen Uyanık da bir hemşire. Şu anda Elazığ Cezaevinde haksız ve hukuksuz bir şekilde rehin tutuluyor. Kayyum gasbıyla mazbatası elinden alındı. Sonra Diyarbakır İl Eş Başkanımızdı. Hülya Alökmen'i buradan bütün grubumuz adına sevgiyle kucaklıyor, selamlarımızı gönderiyorum.

Evet, ne yazık ki anmalar bitmiyor. Bu ülkede, bu coğrafyada acı hadiselerin yıl dönümleri her gün yeni acıları bize hissettiriyor, yaşatıyor. Yarın da 13 Mayıs. Bu kara, kapkara günü hiç unutmadık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Soma'da göz göre göre ölen 301 canın yasını hâlâ içimizde taşıyoruz. Bu yasın hiç sonlanmamasında iktidarın yandaşlarını koruyan yargının da büyük bir sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Burada da cezasızlıkla dava bitirildi. Cezasızlık, caydırıcı cezaların verilmemesi yeni katliamların habercisidir; bu, asla unutulmasın.

Tabii ki Soma davasının 2 avukatı Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay da maalesef cezaevlerinde tutuluyorlar. Sevgili Can'a ve Selçuk'a buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum ve Soma'da yaşamını yitiren canları anıyorum, ailelerine tekrar başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, müzik yasağı devam ediyor. Büyük bir jestle, müzik yasağı saati saat 01.00'e çekildi. Maskeler düştü, ameliyathanelerde dahi Covid testi zorunluluğu kalktı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ancak AKP iktidarının müziğe, eğlenceye olan nefret, kin ve düşmanlığı bitmedi. Soruyoruz: Müzik yasağının bilimsel, kültürel gerekçelerini açıklayın yani niye müzik yasağı var; bu konuda gerçekten vatandaşa bir açıklama yapın. Yani şunu söylüyoruz: Bu yasak özel yaşama bir müdahaledir. Her şeyden önce bir saatlik esnetilme kararı Türkiye'nin artık güldürmeyen fıkra karakterleri tarafından yönetildiğinin açık bir itirafıdır. Zaten Türkiye halkının bütün enerjisini, mutluluğunu elinden aldınız; açlığı, yoksulluğu, umutsuzluğu, mutsuzluğu dayattınız. Bu kötülük yetmezmiş gibi, eğlenmenin yasak olduğunu, o yasağın da bir lütufla bir saat daha esnetilebildiğini utanmadan, sıkılmadan genelgeyle birileri yayınlıyor. On binlerce emekçi -sektör- müzisyen, esnaf bu konudan büyük bir mağduriyet yaşıyor, bir an önce müzik yasağı bitsin diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum.

Sayın Başkan, yasa dışı dinlemeler hep vardı, hâlâ var. Bu ülkede yıllardır andıçlar, fişlemeler gördük. Sonra FETÖ'cüler geldi, yıllarca yasa dışı dinlemeleri, izlemeleri gördük, bunu hâlâ iktidar söylüyor. Şimdi, bütün bu kötülüklerin toplamı olarak AKP iktidarı toplam kötülüğü kullanıyor. Evet, şimdi de kendisine Bakan denilen İçişleri Bakanı, suç işlerinden sorumlu bakan öğrendiği bütün yöntemleri kullanıyor. Yani il binalarımızı nasıl dinlediklerini biliyoruz. İşledikleri suçları itiraf etme noktasına geldiler ve hiç çekinmiyorlar. Bu Bakan çıkıp kameraların karşısında muhalefet partisi genel başkanını dinlediğini açık açık anlattı, bu aynı zamanda diplomatik bir skandaldır. Evet, çöplüğe gitmekten kurtulamayacaksınız ama bari vatandaşın gözüne bu kadar sokmayın diyorum.

Teşekkür ediyorum.