| Konu: | Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 11.05.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Hakikaten Türkiye kamuoyu dinlesin, hangimiz yasaya uygun konuşuyoruz? Elimde Anayasa var ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi var. Şimdi, ne yapmış? "9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3'üncü maddesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden çekildik." dediniz. Burada anlaşılmayan bir şey var mı? Yok. İstanbul Sözleşmesi ilk imzayı Türkiye'nin attığı sözleşmedir ya, adını İstanbul'dan almıştır; insan bunu düşünürken biraz mahcup olur, önce bunu söyleyeyim. Bu sözleşmeye dayanak davanın avukatıyım ben, Opuz davasını AİHM'e götüren avukatım ben. Bu nedenle, böyle bilgisiz konuşulmasın. Elimde Anayasa var. Anayasa'nın 104'üncü maddesinin fıkralarını saymam lazım; bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki, on üç...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Lütfen, Sayın Akbaşoğlu, dikkatle dinlesin: "Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda kararname çıkarabilir." Amenna. "Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanı kararnamesiyle düzenlemez." Ne diyeceksiniz? Anayasa 90 duruyor. Temel haklarla ilgili, milyonlarca kadının temel hakkıyla ilgili, yaşam hakkıyla ilgili bir sözleşmeden söz ediyoruz. Cumhurbaşkanı bir imzayla, bir kararnameyle nasıl sözleşmeden çıkar? O, anlatıyor bize bir yasa; tamam, yasa olabilir, o yasa Anayasa'nın üstünde değil.
BAŞKAN - Ama kanun...
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - O yasa Anayasa'nın üstünde olamaz. Lütfen, açıp 104'ü okuyun. Usul ve esasta paralellik ilkesi vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bir kanun, nasıl yürürlüğe girdiyse o şekilde çıkılır.
Şimdi, biz, Türkiye'de 40 milyonu aşkın kadının yaşam hakkını tartışacağız; Sayın Akbaşoğlu çıkacak, kadınların aklıyla alay edercesine "Meclis onayladı, tek adam çıkabilir." diyecek öyle mi? Hayır, çıkamaz; çıkması da kesinlikle yürürlüğe girmemiştir. Bu devran dönecek. İstanbul Sözleşmesi'ni bu kadınlar hayatları pahasına kazandılar.
Ayrıca, son olarak, affınıza sığınarak şöyle bir usul tarif ediyor, diyor ki: "Yürütme, Bakanlar Kurulu kabul etti, Meclise geldi -doğru- onayladı Türkiye Büyük Millet Meclisi. Bakanlar Kurulu şimdi yok, onun yerine Cumhurbaşkanı tek başına yürütme organını temsil ediyor, Bakanlar Kurulu olarak çıkabilir." Ortada Bakanlar Kurulu yok, eski Anayasa yok; yeni bir Cumhurbaşkanı var, Cumhurbaşkanının yeni yetkileri var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Gerçekten özür dilerim.
BAŞKAN - Bakın, söz vereceğim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Gerçekten özür dilerim. Son cümle...
BAŞKAN - Sayın Beştaş, söz vereceğim ama müsaade edin bir şey hatırlatayım sizlere.
Bakın, Grup Başkan Vekilleri olarak kürsü arkasında oturdunuz bir arada, bir karar verdiniz ve saat dokuza kadar bir plan yaptınız ve o plan çerçevesinde de çalışmaları bitirmeyi söylediniz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Haklısınız.
BAŞKAN - Buna uyabilmek için biz Divan olarak bakın, ara bile vermiyoruz yani siz dışarıya çıkabiliyorsunuz, hava alabiliyorsunuz; biz, sadece sizlere de saygısızlık olmasın, alınmış olan karara da uyalım diye yerimizden bile kalkmıyoruz. Ama Grup Başkan Vekilleri arasındaki bu tartışmaları bu şekilde uzatmaya devam edersek bırakın, müsaade edin biz bir yarım saat ara verip biz de Divan olarak bir dinlenelim o zaman.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, haklısınız.
Son cümlelerimi söylüyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son cümlem şu: Şu andaki yasal durumu göre zaten Cumhurbaşkanlığı sistemi ile sizin dediğiniz kanun arasında ayrıksı bir durum var. Sizin tarif ettiğinize göre bir adam, bir insan -Cumhurbaşkanı kadın da olabilir- 600 milletvekilinin onayladığı bir sözleşmeden tek başına çıkabilir. Buna uluslararası siyaset iliminde, biliminde "diktatörlük" deniliyor. Bunu kabul ediyorsanız söyleyecek bir şey yok.