GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gezi davasına, Osman Kavala'nın serbest bırakılması gerektiğine, 22 Nisan Kürt Gazeteciliği Günü'ne, 21 Nisanda açıklanan CPT'nin raporuna, Nevala Kasaba'ya ve AKP iktidarının "dış mihraklar" söylemine devam ettiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:84
Tarih:22.04.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Gezi davasıyla başlamak istiyorum. Şu anda Çağlayan'da Gezi davası devam ediyor. 2 defa beraatle sonuçlanan Gezi davası bir kez daha sona geldi ve savcılık en son esas hakkındaki mütalaasında yine hukukla hiçbir ilgisi olmayan, tamamen siyasi saiklerle bezenen, hınca dayanan bir dava dosyasında cezalandırma istemişti.

Açıkçası, Gezi'yi her zaman savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Hak savunusu asla suç olamaz. Gezi, ülke halklarının taleplerinin gün yüzüne çıktığı, kadından çevreye, özgürlüklerden adalete, barıştan ekonomiye kadar, iktidarın halklara karşı işlediği suçların ifşa edilmesiydi. Bundan önce de dediğim gibi 2 defa beraat ettiler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var. Biz bir an önce bu davanın sonlandırılmasını, beraat kararı verilmesini ve Osman Kavala'nın serbest bırakılması gerektiğini ifade etmek istiyoruz.

Bugün Kürt Gazeteciliği Günü. 22 Nisan 1898'de Kahire'de Midhat Bedirhan tarafından basılan ilk Kürtçe gazete olan Kürdistan gazetesinin yayın hayatına başlaması Kürt Gazeteciliği Günü olarak kabul ediliyor. Yüz yirmi dört yıl önce on beş günlük periyotlarla 31 sayı basılan gazete Osmanlı yönetiminin baskıcı uygulamalarından dolayı sürgünde yayın hayatına başladı ve Kürt basınının özgür temellerini atmış oldu. Kürdistan gazetesi, aynı zamanda, hakikat arayışını düstur edinen özgür basın geleneğinin de öncülüğüne dönüştü. Yüz yirmi dört yıldır baskılarla ayakta kalan ve özgür basının öncülüğünü üstlenen gazetecilerin gününü kutluyorum.

Kürt gazetecileri hâlâ baskı altında ve yargı kıskacı altında tutulmaya devam ediliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu vesileyle, mesleklerinden taviz vermeyen, her koşulda halkın haber alma özgürlüğü için canhıraş çalışan gazeteci dostlarımızın da gününü kutlamak istiyorum. "..."(x)

CPT raporu çıktı, evet. CPT raporu hakikaten dehşet verici; Türkiye Rusya'yla işkencede yine yarışıyor. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ geçenlerde -altını çizerek söylüyorum- aynen şöyle dedi: "Türkiye cezaevlerinde işkence, kötü muamele yoktur." Ertesi gün CPT raporu yayınlandı. Bu raporda Türkiye için bir yılda 30 işkence raporunun hazırlandığı ve Ankara'nın 3 raporu yayınlatmadığı ortaya çıktı. 21 Nisanda açıklanan rapor, dün, Türkiye'de işkencenin en ağır şekilde seyrettiğini gösteriyor. Şimdi, CPT'nin çalışma yöntemi, usulü açısından ani ziyaretler gerçekleştiriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - CPT, Türkiye'ye 24 ani ziyaret gerçekleştirmiş ve 30 rapor hazırlamış, bu raporların 27'si yayınlanmış ama 3'ünün yayınlanmasına izin veremiyor çünkü Türkiye'nin, CPT raporlarında, utanç duyacağı, itibarını kıracak birçok verinin olduğunu buradan anlıyoruz. Her gün dile getiriyoruz cezaevlerindeki vahşeti, işkenceyi; CPT de aslında bunları tescilledi.

Türkiye neden engelliyor bu raporu? Çünkü orada işkence notları var. Rusya'yı da örnek vermek istiyorum -yarıştığını söylemiştim- CPT, Rusya'ya da 22 ani ziyaret gerçekleştirmiş ve 4'ünün yayınlanmasına izin vermiş. Akılalmaz işkencelerin ilan edilmesine ne Türkiye ne Rusya izin vermiyor.

Sayın Başkan, burada Nevala Kasaba'yı çok konuştuk ve sanırım konuşmaya devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Villa projesi yapan VARYAP İnşaat şirketi dün bir açıklama yaptı, garip bir açıklama; isimleri hedef gösteriyor ve bu inşaatı yapmaya, villaları tamamlamaya kararlı olduklarını, bu iddiaların asılsız olduğunu hiç utanmadan, sıkılmadan söylüyor. Oysaki orada toplu bir mezar olduğunu bütün Türkiye biliyor; 89'da oradan 8 cenaze çıktı, bunu da herkes biliyor. Orada toplu bir mezar olduğunu devlet resmî olarak da kabul etti, doğrulandı. Ayrıca, Genelkurmay Başkanlığının resmî kayıtlarına göre 186 kişi buraya atılmış vaziyette, sayının daha fazla olduğunu tahmin ediyoruz.

Açıkçası, AKP'li müteahhitler, bu toplu mezar üzerine villa projesini hayata geçirmek istiyorlar. "Siirt halkı buna izin vermeyecek." demiştik, aynı görüşümüzü koruyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tabii ki sadece Siirtliler değil, insan haklarından yana herkes buna karşı duracak. İki hafta önce, bölge barolarının da içinde bulunduğu insan hakları kurumları, villa yapılmasına dair çok güçlü bir açıklama yaptılar. O açıklama üzerine biz de 7 milletvekili ve heyetimizle oraya gittik ve maalesef alana girmemize izin verilmedi, suç işlendi. Ama burada, VARYAP İnşaatın, bütün bu olanlardan sonra, iktidara dayandığı ve bu vahşete imza attığı dünkü açıklama itibarıyla ilan edilmiş oldu. Biz şunu söyleyelim: Bu hedef gösterdiği şahısları ben de söylemeyeceğim ama onların kılına zarar gelirse VARYAP İnşaat şirketi ve arkasındaki iktidar gücünü sorumlu tutacağımızı bugünden ilan ediyoruz. Toplu mezarın üzerine inşaat yapılmasına Siirtliler izin vermeyecek, oradan kimse ev almayacak; bu vahşetin hiçbir inançta ve değerde yeri olmadığını söylemek isterim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, ekonomi gündemimiz bitmiyor, en büyük çöküşlerden birinin içindeyiz Türkiye'de. AKP iktidarı sorumlusu olduğu bu çöküşte suçu, hep, kim olduklarını kendilerinin bile açıklayamadığı dış mihraklara atıyor. Örneğin, saray rejiminin canhıraş bürokratlarından Fahrettin Altun "Türkiye'nin yükselişi, dış mihrakların ve küresel sömürü düzeni baronlarının kirli oyunlarıyla inkıtaya uğratılmak istenmektedir." demişti. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yazdığı kitapta Amerikan yatırım bankası Morgan için "Yeni bir finansal saldırının işaret fişeğini yakmıştı." şeklinde bir değerlendirme yapmıştı, hatta yandaş basın şu ifadeleri kullanmıştı: "Morgan saldırıyla bir duvarı yıkmayı, kurun 10'un üstüne çıkmasının önünde hiçbir engel bırakmamayı sağlamaya çalıştı." demişti. Gelelim, aradan geçen zamanda ne oldu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Siyasi iktidar "dış mihraklar" söylemine başvurmaya devam ediyor fakat Hazine ve Maliye Bakanı bu sözlerin geçersizliğini ilan etmeye -bir çelişki olarak- devam ediyor. Önce Londra'ya gitti, orada finans baronlarıyla görüşerek bol keseden vaatler verdi. Dün Bakan Nebati'nin kendi attığı "tweet"e göre ABD'de Morgan tarafından organize edilen yatırımcı seminerinde dünyanın önde gelen portföy yatırımcılarıyla görüştü. Şimdi soruyoruz: Bu halk damada mı, Nebati'ye mi inansın; saraya mı inansın, Nebati'ye mi inansın? Gerçi daha önce Bakan Nebati, AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın "dış güçlerin saldırıları" ifadesini boşa düşüren "Dış saldırı yok." açıklamasını yapmıştı, o zaman da sormuştuk, cevap verilmemişti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Londra ve ABD arasında mekik dokuyan, içerideyse "yerli ve millî" propagandası yapan iktidar, sebep olduğu ekonomik çöküşü, yoksulluğu ve işsizliği Türkiye halklarının temel sorunları yapmaya devam ediyor. Ekonomideki çöküşle ilgili gerçekler apaçık ortadayken neden hâlâ "dış güçler" "mihraklar" "operasyonlar" sözlerine yaslanıyorsunuz? Ekonomik çöküşte de erdemli davranmak, halka öz eleştiri vermek ve çekilmek en önemli olandır, spekülasyon yapmak değildir. Aranızdaki çelişkileri bizim gibi, dünya da görüyor, Türkiye kamuoyu da görüyor.

Çok teşekkür ediyorum Başkan, sağ olun.