GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının bayram ikramiyesine yönelik açıklamasına, Rize'deki çay bardağı projesi ve Kütahya Belediyesi'nin vazo projesi ile Yozgat'taki bilim merkezinin maliyetlerine, Deniz Poyraz davası ile Deniz Poyraz'ın babasına açılan davaya herkesi davet ettiğine, Eren Keskin'e verilen hapis cezasına ve çocuk yoksulluğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:81
Tarih:19.04.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Çalışma Bakanının çok yeni bir açıklaması yayınlandı biraz önce: "Bayram ikramiyesinde artış yapılması gündemimizde yok. İki bayramda bunun maliyeti 25 milyar lira. Bayramdan önce, 28-29 Nisanda ikramiyeler 1.100 lira olarak ödenecek." 25 milyar TL'nin maliyeti varmışmış; oysaki iki ayda kur korumalı mevduat için hazineden ödenen paradan haberi yok herhâlde Çalışma Bakanının. Dalga geçiyorlar halkla ama bu halk asıl dalgayı kendilerine gösterecek tabii.

1.100 TL bayram ikramiyesi bu iktidar sayesinde sadece elektrik ve su faturasına yetiyor ve toplum bas bas bağırıyor; biz burada muhalefet olarak bas bas bağırıyoruz, kanun teklifi veriyoruz, araştırma önergeleri veriyoruz, soru önergeleri veriyoruz, genel görüşme talep ediyoruz ama bu Meclisin gündemine vatandaşın sorunlarını bir türlü getiremiyoruz. Evet, bu isyan dururken kur korumalı mevduatın vergi avantajını uzatacak düzenleme getiriyor iktidar. Emekliye düzenleme getirmiyor, asgari ücretliye getirmiyor ama ne yapıyor? Halkın gündeminden ziyade -zamlarla, yoksullukla zaten ilgileri yok- varsa yoksa zenginleri daha çok zengin etme derdindeler ama halk cevabını verecek, bundan hiçbir kuşkuları olmasın.

Sayın Başkan, Rize'deki çay bardağı projesini burada anlatmıştım, hatırlar bu Meclis. Rize'deki o çay bardağı projesine 60 milyon TL harcanacak. Şimdi, bunun üzerinden daha iki hafta geçmeden, aynı formatta ve daha fecaat bir proje daha ortaya çıktı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Kütahya Belediyesi, kentin ortasına, milyonlarca lira harcayarak vazo şeklinde bir kule inşa edecekmiş. Vazo için öngörülen maliyet, miktar 47 milyon TL. Projenin amacı olarak da "Geniş fonksiyonlu cazibe merkezi oluşturulması hedeflenmiştir." deniliyor. Hakikaten, nerede bir ihmal, yıkım varsa eklenen kelime nedense "cazibe" oluyor; bu da bir tesadüf değil tabii ki. Bilim insanlarını ihraç ederek "Bilimde cazibe olacağız." diyorlar. Cübbelere basıyorlar "Hukukta cazibe olacağız." diyorlar. Rantın adını "kentsel dönüşüm" koyuyorlar; milyonları mağdur ediyorlar, adına da "cazibe yerleri" diyorlar. Örneğin, dün bir haber düştü, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank Yozgat'ı bilim merkezi yapacağını söyledi. Peki, bilim merkezi dediği şeye ayrılan miktar ne biliyor musunuz? 18 milyon TL. Evet, bu örneği sadece...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Vazoya 47 milyon TL, bilime 18 milyon TL; çay bardağına 47 milyon TL ama bayram ikramiyesinin maliyeti 25 milyar TL'ymiş, 1.100 lira verilecekmiş. Halk, bu devasa uçurumu, bu farkı mutlaka görüyor. Bu ekonomik krizin, bu korkunç tablonun ortasında domatesler tek tek alınırken vazoya 47 milyon TL verilmesinin izahı yoktur, "israf" demek bile bunu karşılamıyor. İktidar ve ortağının elindeki belediyelerde bu tarz işler için de bir yarış var, bunun da hakkını verelim; takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Sayın Başkan, Deniz Poyraz, İzmir il binamızda katledilen bir arkadaşımız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz, baştan beri, bu davada savcılığın, soruşturma makamının delilleri kararttığını, delilleri ortaya çıkartmadığını ve arkasındaki güçleri çıkartmadığını -Deniz Poyraz cinayetinde arkadaki güçleri, çeteleri ortaya çıkarmadığını- ısrarla söyledik ama aynı savcı Deniz Poyraz'ın babası hakkında propagandadan dava açılmış. Acının propagandası olur mu ya? Çocuğunu, kızını -katledildiği hâlde- kaybeden bir baba, acısıyla yaptığı konuşmada neyin propagandasını yapacak? Katilin arkasındaki çeteleri, organize güçleri çıkarmayan savcı, babasına dava açıyor. İşte, bu da bu cinayetin nasıl işlendiğini ve nasıl bir iş birliği yaptığını ortaya koyuyor. 29 Nisanda Deniz Poyraz'ın davası var, bu vesileyle herkesi oraya davet ediyorum; 30 Mayısta da babasının davası var -propagandadan- duyarlılık çağrımızı yineliyorum.

Sayın Başkan, Eren Keskin benim çok yakın arkadaşım. 90'lı yıllardan beri, birlikte insan hakları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Eren Keskin'le çok eski yıllardan arkadaşız, çok yakın dostumdur ve gerçek bir insan hakları savunucusudur. Eren Keskin'in her sözüne dava açan bir iktidar ve yargı aklıyla karşı karşıyayız. Kendisine Özgür Gündem gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı için altı yıl üç ay hapis cezası verildi, istinafta onaylandı, silahlı örgüt üyeliğinden. Eren silaha ne dokunmuştur ne görmüştür, onun adına buradan kefalet yapabilirim. Ve Eren'in sadece bir insan hakları savunucusu olduğunu, sadece ben değil, bu alanda çalışan herkes bilir. Evet, o hiçbir zaman insan hakları mücadelesi vermekten geri durmadı; ezilenlerin, ötekileştirilenlerin yanında oldu hep. Biz de sevgili Eren'in yanındayız ve insan hakları mücadelesine hep birlikte devam edeceğiz.

Sayın Başkan, son söyleyeceğim, çocuk yoksulluğu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şu anda nüfusunun yüzde 27,2'sini çocukların oluşturduğu Türkiye'de, çocuk yoksulluğu son dönemlerde çok fazla artış gösterdi. Türk Aile Hekimliği Dergisi'nde yayınlanan bir çalışmaya göre, her 4 çocuktan 1'inin kilosunun çok düşük olduğu ve çocuklarda büyüme ve gelişme sorunları yaşandığı tespit edilmiş. Ayrıca, çocuklarda kalp hastalığı potansiyelinin yüksek olduğu, kız çocuklarının yüzde 85'inin, erkek çocuklarının ise yüzde 68'inin kansızlıkla mücadele ettiği saptanmıştır; bu oran Avrupa'da sadece yüzde 18.

Yine, Derin Yoksulluk Ağının Türkiye'de Çocuk Yoksulluğu Raporu'na göre, derin yoksulluk yaşayan ailelerin yüzde 74'ü bebek maması almakta zorlanıyor, ailelerin yüzde 21'i ise mamaya ya da beze hiçbir şekilde erişemiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum.

Sayın Başkan, yine, hanelerin yüzde 38,7'sinde neredeyse her gün bir öğün atlanıyor. Anlattığım tablonun Meclis farkında mı, bilemiyorum. Çocuklar beslenemedikleri için kilo kaybediyorlar, mama ve bez alınamıyor, hastalıklar baş gösteriyor. Bu, şu anda Türkiye'nin içinde bulunduğu resmi gösteriyor. Yeterli beslenme olmaması, aslında bu, bir kıyamet koparma sebebidir; hepimizin bunu yüreklerimizde hissetmesi ve buna karşı durması gerekiyor. Bunun sonuçları, maalesef, çocuk işçiliği, çocuk evliliği, çocuk yoksulluğu ve ciddi sağlık sorunları. Sosyal devlet ilkesi yok olmuş, iktidar varsa yoksa kendi etrafını zengin etmekle meşgul. Ama biz, çocukların yanında, onlarla ve aileleriyle beraber mücadele edeceğiz ve hak ettiklerine kavuşmaları için sonuna kadar mücadele vereceğiz.

Teşekkür ediyorum.