GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Muharip gazilerin aldığı düşük maaşlara, ÇYDD'ye yapılan FETÖ kumpasının yıl dönümüne ve Türkan Saylan'ı saygıyla andığına, Dikmen Vadisi'ndeki kentsel dönüşüm projesinin Cumhur İttifakı'na mensup Belediye Meclisi üyeleri tarafından engellendiğine, Mariupol'den tahliye edilemeyen vatandaşlarımıza, Et ve Süt Kurumuna ilişkin bugün yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına ve BUMERZ'le ilgili iddiaların Yargıtaydan döndüğüne ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:79
Tarih:13.04.2022

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, birkaç hafta önce, muharip gazilerimizin aldığı 1.650 liralık çok düşük maaşları gündeme getirmiş, gaziler arasında ayrımcılık yapılmasının doğru olmadığını, tüm gazilere en yüksek gazi maaşının verilmesi gerektiğini, o noktada bir birleştirme yapılması gerektiğini önermiş, gruplara çağrıda bulunmuştuk. Şu an yakamda Milas Muharip Gaziler Derneği Başkanının bütün üyeleriyle birlikte bana hediye ettikleri bir kravat iğnesi var, söz verdim Mecliste takacağım ve tekrarlayacağım diye. Bu sabah da İskenderun Muharip Gaziler Derneği tüm üyeleriyle birlikte aradılar, Türkiye'nin dört bir yanından bu çağrının Meclis tarafından duyulmasını istiyorlar. Kore Savaşı'nın, Kıbrıs Savaşı'nın savaşmış, yanında arkadaşları şehit düşmüş olan gazilerine 1.650 liralık maaş hak değildir, reva değildir. En üst gazi maaşında bütün gazilerimizin maaşlarının birleştirilmesi için yüce Meclisi bir kez daha göreve çağırıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, bugün 13 Nisan. 13 Nisan 2009'da Ergenekon soruşturması kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin 33 şubesine eş zamanlı baskınlar yapılmıştı, bu bir FETÖ kumpasıydı. Türkan Saylan dâhil çok sayıda yönetici gözaltına alındı, sorgulandı, hasta hasta zulüm gördü. O dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi de bu kumpası sahiplenmişti ama daha sonra nasıl bir kumpas olduğu ortaya çıktı. Bu kumpasın yıl dönümünde Türkan Saylan'ı bir kez daha saygıyla anıyor, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin ideallerini benimsediğimizin altını bir kez daha çiziyorum.

Sayın Başkan, Dikmen Vadisi'nin gönüllü, yerinde kentsel dönüşümü, Sayın Murat Karayalçın döneminde başlatılmış, dünyaya örnek olmuş başarılı bir projedir. Bu projenin 4'üncü ve 5'inci etapları Melih Gökçek döneminde projelendirilmiş, 2006 yılında evler yıkılmış ama bir türlü sonuç alınamamış ve hâlen daha evlerine kavuşamamış durumdalar. 2016 yılında Pasifik İnşaata verilse de bir türlü ilerleme sağlanmamıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesine Mansur Yavaş'ın seçilmesiyle Sayın Yavaş bu çığlığı duymuştur ancak 2019'dan sonra Belediye Meclisinde yaptığımız bütün girişimler Cumhur İttifakı'na mensup Belediye Meclisi üyeleri tarafından reddedildiği için bir ilerleme sağlanamamaktadır. Buradan zaman zaman muhalefeti "İyi şeylere engel oluyorsunuz." diye suçlayanların 1.256 mağdurun sesini duymaları gerektiğini, Ankara Büyükşehirde yapmış oldukları partizanca engellemelerle bu mağduriyeti sürdürdüklerini ve bu konuda bir tutum değişikliğine gitmeleri gerektiğini hatırlatıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Mariupol'de 50 civarında vatandaşımız var. Adalet ve Kalkınma Partisi hem Ukrayna'yla hem Rusya'yla dengeli bir politika yürütmekle, diplomasiyi sürdürmekle övünüyor ancak Yunanistan dahi bütün vatandaşlarını oradan tahliye edebilmişken bu 50 vatandaşımızın aileleri sürekli partileri arıyorlar. Bu konuya tutanak altında bir kez daha dikkat çekiyoruz ve her iki tarafla bu kadar iyi ilişkiler varken bu 50 vatandaşımızın bir an önce tahliyesinin sağlanması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkanım, elimizde çok ibret verici bir belge var. Aslında belge Et ve Süt Kurumuna ilişkin bir Cumhurbaşkanı kararı ama mesele şöyle bir rejim sorununa işaret ediyor: Biliyorsunuz, 23 Mart günü, Cumhurbaşkanı kuyruklardan rahatsız oluyor diye Et ve Süt Kurumu yüzde 48 zam yaptı ve bunun kuyruğu bitireceğini söyledi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 26 Mart günü Recep Tayyip Erdoğan "Kırmızı eti neden Uruguay'dan ithal edelim?" diye sordu ve "Kendi vatandaşımızın hayvanlarını kesimine destek verelim, Et ve Süt Kurumu ramazanda ucuz et satsın." dedi. Bu sözü 26 Martta söyledi ve ramazan ayı içindi, bugün ramazanın 12'nci günü, nihayet dediği karar yayınlandı. Güya Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi hızlı karar verecek, sorunlara derhâl müdahale edecekti. Otuz günlük ramazanın on iki gününde, baştan da dört günlük bir gecikme var, on altı günde şu kararı yayınlayabilmiş bir yönetim anlayışından bahsediyoruz; bunu da milletvekillerimizin dikkatine sunuyorum.

Sayın Başkanım, son konum, bugün Yargıtay tarafından verilen bir kararla ilişkili.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biliyorsunuz, Man Adası'yla ilgili Sayın Genel Başkanımızın kamuoyunun gündemine taşıdığı iddialara, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanınca önce susulmuş, sonra ikraren kabul edilmiş ama "Gelen değil, giden değil, bana iftira atıldı." deyip dava açılmıştı. 3 mahkemenin 3 hâkimi davadan önce değiştirilmişti ve 1 milyon liralık dava açmışlardı, 650 bin liralık da bir tazminata mahkûm edilmişti, çıkıp bunu "Gördünüz mü, yalan siyaseti çöktü." diyerek ifade etmişlerdi. Sonuç? Yargıtay bugün karar verdi, karar diyor ki: "Yapılan tartışmada kamu yararı vardır." Karar diyor ki: "İfade özgürlüğü kapsamındadır." Karar diyor ki: "Açıklamalar olgusal temele dayalıdır." Karar diyor ki: "İfade özgürlüğü sınırları içinde kaldığı ve davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmadığından, davalının tazminatla sorumlu tutulması yerinde görülmemiş, davanın tümden reddine karar verilmiştir."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bitireyim.

BAŞKAN - Son sözünüzü alayım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi, soruyoruz bakalım: O atanmış, son anda değişmiş 3 hâkimin verdiği kararlar bugün Yargıtayda bozuldu; ne diyeceksiniz? Soruyoruz: Bu BUMERZ neyin kısaltması? Ben diyorum ki: Burak'ın "BU"su -şirketin adı bu, vergiden kaçınmak için kurdukları, millet vergiler altında ezilirken güya vergiden kaçınıp vergi kaçırdıkları- Mustafa'nın "M"si, Erdoğan'ın "ER"i, Ziya eniştenin "Z"si. Bu BUMERZ'in varsa başka bir açıklaması, söylesinler ben mahcup olayım. Bu BUMERZ'le ilgili iddialar Yargıtaydan dönmüştür, tarih önünde mahkûm olunmuştur, yapılan algı operasyonu çökmüştür: Man Adası, Ağrı Dağı kadar gerçektir.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)