GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü'ne, Sayıştayın tespit ettiği kamu kurumlarının zararlarına, birden fazla yerden maaş alan bürokratlara, SES eski Genel Başkanı Gönül Erden'in tutuklu yargılandığı davaya, müzik yasaklarına, hasta tutsak Özge Özbek'in yaşam hakkına ve cezaevlerinde usule uygun davranılmasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:76
Tarih:06.04.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, bugün Öldürülen Gazeteciler Günü, 1996 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ilan edildi. Ben de Ermenilerden Hasan Fehmi'ye, Hasan Fehmi'den Musa Anter'e, Metin Göktepe'ye, Gurbetelli Ersöz'den Abdi İpekçi'ye, Kutlu Adalı'dan Hrant Dink'e, katledilen bütün gazetecileri saygı, sevgi ve minnetle anıyorum; anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

Sayın Başkan, ekonomi gündemi birinci sırada yakıcılığını devam ettiriyor; Türkiye ekonomisi büyük bir kriz yaşıyor ve 30 milyon insan açlık sınırındayken kamuda da zararlar artmaya devam ediyor. Sayıştay kamu kurumlarını geçenlerde denetledi ve bu denetime göre Sayıştay, 575 yargılamaya esas dosya için kamu zararı tespit etti. Sayıştay 410 milyon 706 bin 87 TL, 2 milyon 177 bin 745 dolar ve 16 milyon 918 bin 141 avro için tazmin kararı verdi. Sayıştay, denetimlerinde suç oluşturan fiillere ilişkin gereği yapılmak üzere 11 konuyu da ilgili kurumlara iletti. Sayıştay, geçen bütçe görüşmelerinde, kayyum yolsuzluklarının tespit edildiğini de bizzat sorumuz üzerine ifade etmişti. Peki, bu kamu zararları nedir? Açıkçası, AKP, bürokrasinin her kademesine kendi yandaşlarını atadığı için bu zararlar tabii ki soruşturulmuyor ve üstü örtülüyor, maliyet tamamen halka çıkarılıyor, milyarca liralık usulsüzlükler yapılıyor ve yandaş bürokratlar cezasızlık zırhına dayanarak daha fazla haksızlık, hukuksuzluk yapıyor. Halk domatesi, biberi taneyle alırken bürokratlar üçer dörder maaşa doyamıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bakan Nebati'nin 4 yardımcısı da çift maaş alıyor. TÜRK TELEKOM yönetimine yandaş Yiğit Bulut atanıp bir maaş daha kazanıyor, adına da "huzur hakkı" diyorlar. Halkta huzur yok, geçim derdi var; yandaşların boğazı ise "huzur hakkı" adı altında kul hakkıyla dolduruluyor.

Sayın Başkan, bugün önemli bir dava var. Sağlık Emekçileri Sendikasından Gönül Erden'in, Eş Genel Başkanın tutuklu olduğu dava şu anda adliyede devam ediyor. Birçok uluslararası sendika bu davayı izliyor ve biz hakikaten bu davada sağlık hakkı mücadelesinin, sendikal hak ve kadın hakları mücadelesinin yargılanmaya çalışıldığını iddianameden biliyoruz. Kobani kumpas davasına konu edilen "Ulaş" ve açık tanık Kerem Gökalp'in beyanları burada da var. Bir kumpas davasının üzerinden yan deliller üretilerek tüm kurumların, STK'lerin içi boşaltılmaya çalışılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Açıkçası, biz bu kumpas davalarının çökeceğini ve hukukun tecelli edeceğini biliyoruz. Hukuku ayaklar altına alanların yargılanacakları günlerin yakın olduğunu da söylemek isterim.

Sayın Başkan, diğer bir mesele, müzik yasakları çok ciddi bir zarar veriyor. İki yılı aşkın bir süredir gece on ikiden sonra müzik yasağı var. Maske, HES kodu gibi pandeminin birçok yasakları kalkmasına rağmen hâlâ gece on ikiden sonra müzik yapılması yasak ve şöyle bir tablo var: İki yıldır durma, hatta çökme noktasına gelen bir müzik sektörüyle karşı karşıyayız. Yüz binlerce müzisyenin yanı sıra ses, ışık sistemleri, performans salonları, canlı müzik mekânları, ikram şirketleri, güvenlik firmaları başta olmak üzere yüz binlerce çalışan evine ekmek götürme derdiyle uğraşıyor. Pandemiyle ilgili yasaklar kalktı, özellikle turizm sezonuyla birlikte müzik sezonunu birlikte düşünmek lazım ve bu yasakların bir an önce kaldırılmasını istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, hasta tutsak Özge Özbek -cezaevleriyle ilgili gündemimiz hiç bitmiyor- kendisi beyin tümörü hastası. Daha önce infaz ertelemesi verildi fakat bu erteleme dolunca hâlâ hastalığı devam etmesine rağmen açık beyin ameliyatı olduğu hâlde yine cezaevine alındı ve beyin tümörü tedavisi devam ediyor. Yakında tekrar ameliyat geçirmesi gerekiyor ve açıkçası 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a göre infazın ertelenmesi ertelenemez bir durumdur çünkü telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak ve yaşam hakkına mal olabilir. Özge Özbek'in bu nedenle derhâl tahliyesini istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum zaten.

Sayın Başkan, size bir elbise göstereceğim, ihlal etmeden. Bu elbise, bilmiyorum kimseyi rahatsız etti mi? Bence etmemiştir. Üstümdeki bu elbiseyi Elâzığ Cezaevi içeri almadı. Bu, önceki dönem vekilimiz -vekilliği düşürülen- sevgili Leyla Güven'e kızı tarafından diktirilip gönderilen bir elbise ve demişler ki: "Bu renklerle biz bu elbiseyi içeri alamayız." İnfaz ve koruma memurlarının kıyafetleriyle aynı renkte değil, yönetmeliğe göre cezaevine, içeri girişi engellenen bir vasıfta da değil ve cezaevlerindeki fiilî uygulamaları, keyfiyeti anlatırken bu şekilde göstermek zorunda kalıyoruz. Buradan sevgili Leyla Güven'e, bütün kadın siyasi mahpuslara ve kadınlara selam gönderiyorum. Bu elbisede 3 renk var; yeşil, kırmızı, sarı. Yani yeşil, kırmızı, sarı yasak mı? Renklere yasak olabilir mi? Bir ülkede renk yasaklanabilir mi? Yasaklanamaz diyorum ve...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...bu elbisenin alınmaması cezaevindeki kötü muamelenin, keyfiyetin ve hukuksuzluğun vardığı noktayı gösterdiği için bir an önce usule uygun davranmaya davet ediyorum. Ve Leyla Güven'e elbisesini bana gönderdiği için ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum ve sevgilerimi iletiyorum.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)